<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>Manisa Haber Ajansı - Manisa Haberleri - Manisa Haber - SAĞLIK</title>
        <description>Manisa Haber Ajansı, Manisa ilindeki haberleri güncel ve doğru bir şekilde okuyucularına sunan bir haber sitesidir. Site, genellikle yerel ve bölgesel haberleri içermektedir.</description>
        <link>https://www.manisahaberajansi.com</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 14:20:23 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>İL SAĞLIK MÜDÜRÜ MANİSA&#039;DA EVDEN ÇEVRİM İÇİ PSİKOLOG DESTEĞİ DÖNEMİ</title>
                                    <description>Manisa Sağlıklı Hayat Merkezleri&#039;nde çevrim içi psikolojik destek hizmeti başladı. Vatandaşlar MHRS üzerinden uzman psikologlara evlerinden ulaşabilecek.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<h2><strong>SAĞLIKLI HAYAT MERKEZLERİNDE YENİ DÖNEM BAŞLADI</strong></h2>

<p>Manisa'da Sağlıklı Hayat Merkezleri tarafından sunulan uzaktan sağlık hizmetleri kapsamı genişletildi. Daha önce Sigara Bırakma Polikliniği ile Sosyal Destek Hizmetleri için uygulanan çevrim içi randevu sistemine, artık <strong>Psikolojik Destek Hizmetleri</strong> de eklendi. Yeni uygulamayla birlikte vatandaşlar, evlerinden ayrılmadan alanında uzman psikologlardan destek alabilecek.</p>

<hr />
<h2><strong>EVDEN GÜVENLİ VE HIZLI PSİKOLOJİK DESTEK</strong></h2>

<p>Hayata geçirilen dijital entegrasyon sayesinde Manisalı vatandaşlar, bulundukları ortamdan güvenli bir şekilde uzman psikologlarla çevrim içi görüşme gerçekleştirebilecek. Böylece ruh sağlığı hizmetlerine erişim kolaylaşırken, merkeze gitme zorunluluğu da ortadan kalkmış olacak.</p>

<p>Uygulamanın özellikle ulaşım imkânı kısıtlı olan, yoğun çalışma temposu nedeniyle sağlık kuruluşlarına gitmekte zorlanan veya uzaktan destek almayı tercih eden vatandaşlar için önemli bir kolaylık sağlaması hedefleniyor.</p>

<hr />
<h2><strong>İL SAĞLIK MÜDÜRÜ ZEREN DUYURDU</strong></h2>

<p>Manisa İl Sağlık Müdürü <strong>Mehmet Fatih Zeren</strong>, Sağlıklı Hayat Merkezleri bünyesinde başlatılan yeni çevrim içi psikolojik destek uygulamasını kamuoyuyla paylaştı. Zeren, dijital sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılmasıyla vatandaşların ruh sağlığı hizmetlerine daha hızlı, kolay ve etkin şekilde ulaşmasının amaçlandığını belirtti.</p>

<hr />
<h2><strong>RANDEVU NASIL ALINACAK?</strong></h2>

<p>Çevrim içi psikolojik destek hizmetinden yararlanmak isteyen vatandaşlar, <strong>MHRS</strong> sistemi üzerinden giriş yaptıktan sonra;</p>

<p><strong>"Sağlıklı Hayat Merkezleri" → "Uzaktan Değerlendirme"</strong></p>

<p>adımlarını takip ederek randevu oluşturabilecek.</p>

<hr />
<h2><strong>RUH SAĞLIĞI HİZMETLERİNE ERİŞİM KOLAYLAŞIYOR</strong></h2>

<p>Yeni uygulamayla birlikte Manisa'da koruyucu sağlık hizmetlerinin dijital altyapısı daha da güçlendirilirken, vatandaşların ruh sağlığını desteklemeye yönelik hizmetlere hızlı ve kolay erişimi hedefleniyor. Yetkililer, çevrim içi psikolojik destek hizmetinin toplumun ruh sağlığının korunmasına katkı sağlayacağını belirterek vatandaşları ihtiyaç duyduklarında bu hizmetten yararlanmaya davet etti.</p>

<section dir="auto">
<h2><strong>SAĞLIKLI HAYAT MERKEZLERİNDE YENİ DÖNEM BAŞLADI</strong></h2>

<p>Manisa'da Sağlıklı Hayat Merkezleri tarafından sunulan uzaktan sağlık hizmetleri kapsamı genişletildi. Daha önce Sigara Bırakma Polikliniği ile Sosyal Destek Hizmetleri için uygulanan çevrim içi randevu sistemine, artık <strong>Psikolojik Destek Hizmetleri</strong> de eklendi. Yeni uygulamayla birlikte vatandaşlar, evlerinden ayrılmadan alanında uzman psikologlardan destek alabilecek.</p>

<hr />
<h2><strong>EVDEN GÜVENLİ VE HIZLI PSİKOLOJİK DESTEK</strong></h2>

<p>Hayata geçirilen dijital entegrasyon sayesinde Manisalı vatandaşlar, bulundukları ortamdan güvenli bir şekilde uzman psikologlarla çevrim içi görüşme gerçekleştirebilecek. Böylece ruh sağlığı hizmetlerine erişim kolaylaşırken, merkeze gitme zorunluluğu da ortadan kalkmış olacak.</p>

<p>Uygulamanın özellikle ulaşım imkânı kısıtlı olan, yoğun çalışma temposu nedeniyle sağlık kuruluşlarına gitmekte zorlanan veya uzaktan destek almayı tercih eden vatandaşlar için önemli bir kolaylık sağlaması hedefleniyor.</p>

<hr />
<h2><strong>İL SAĞLIK MÜDÜRÜ ZEREN DUYURDU</strong></h2>

<p>Manisa İl Sağlık Müdürü <strong>Mehmet Fatih Zeren</strong>, Sağlıklı Hayat Merkezleri bünyesinde başlatılan yeni çevrim içi psikolojik destek uygulamasını kamuoyuyla paylaştı. Zeren, dijital sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılmasıyla vatandaşların ruh sağlığı hizmetlerine daha hızlı, kolay ve etkin şekilde ulaşmasının amaçlandığını belirtti.</p>

<hr />
<h2><strong>RANDEVU NASIL ALINACAK?</strong></h2>

<p>Çevrim içi psikolojik destek hizmetinden yararlanmak isteyen vatandaşlar, <strong>MHRS</strong> sistemi üzerinden giriş yaptıktan sonra;</p>

<p><strong>"Sağlıklı Hayat Merkezleri" → "Uzaktan Değerlendirme"</strong></p>

<p>adımlarını takip ederek randevu oluşturabilecek.</p>

<hr />
<h2><strong>RUH SAĞLIĞI HİZMETLERİNE ERİŞİM KOLAYLAŞIYOR</strong></h2>

<p>Yeni uygulamayla birlikte Manisa'da koruyucu sağlık hizmetlerinin dijital altyapısı daha da güçlendirilirken, vatandaşların ruh sağlığını desteklemeye yönelik hizmetlere hızlı ve kolay erişimi hedefleniyor. Yetkililer, çevrim içi psikolojik destek hizmetinin toplumun ruh sağlığının korunmasına katkı sağlayacağını belirterek vatandaşları ihtiyaç duyduklarında bu hizmetten yararlanmaya davet etti.</p>
</section>
</section>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.manisahaberajansi.com/media/2026/07/il-saglik-muduru-manisada-evden-cevrim-ici-psikolog-destegi-donemi_6a52820468d75.png</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Haber Merkezi</author>
                <link>https://www.manisahaberajansi.com/il-saglik-muduru-manisada-evden-cevrim-ici-psikolog-destegi-donemi/90713</link>
                <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 20:39:48 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Prof. Dr. Uyar’dan Tuz Uyarısı: Böbreklerin Sessiz Düşmanı</title>
                                    <description>Prof. Dr. Murathan Uyar, aşırı tuz tüketiminin böbrek ve kalp sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini belirterek, günlük tuz alımının sınırlandırılması gerektiğini vurguladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="Prof. Dr. Uyar’dan Tuz Uyarısı: Böbreklerin Sessiz Düşmanı" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm image-align-right" height="150" src="https://images.manisahaberajansi.com/uploads/2026/07/prof-dr-murathan-uyar-6a4f4edec9eae.jpg" width="150" />Prof. Dr. Murathan Uyar: "Aşırı Tuz Tüketimi Böbrekleri Sessizce Tehdit Ediyor"</p>

<p>Tuz, yaşam için vazgeçilmez olsa da ihtiyaçtan fazla tüketildiğinde başta böbrekler olmak üzere kalp, damar sistemi ve birçok organ üzerinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Prof. Dr. Murathan Uyar, özellikle Türkiye'de önerilen miktarın oldukça üzerinde tuz tüketildiğine dikkat çekerek, küçük alışkanlık değişikliklerinin uzun vadede büyük sağlık kazanımları sağlayabileceğini vurguladı.</p>

<p>Tuz: Soframızdaki Sessiz Dost mu, Gizli Düşman mı?</p>

<p>Sabaha zeytin ve peynirle başlıyoruz, öğlen bir dilim ekmekle yemeğimizi tamamlıyor, akşam da çoğu zaman farkında bile olmadan tuz tüketmeye devam ediyoruz. Üstelik yemek daha ağzımıza gitmeden elimiz tuzluğa uzanıyor. Oysa bu küçük beyaz kristaller, yaşam için vazgeçilmez olduğu kadar, fazla tüketildiğinde sağlığımızı sessizce tehdit eden en önemli etkenlerden biridir.</p>

<p>Tuz, yaklaşık %40 sodyum ve %60 klorürden oluşur. Vücudumuz için gerekli olan aslında sodyumdur. Sinir hücreleri onun sayesinde haberleşir, kaslarımız onun sayesinde kasılır, kalbimiz düzenli çalışır ve hücrelerimizdeki su dengesi korunur. Kısacası sodyum olmadan yaşam mümkün değildir.</p>

<p>Ancak doğa bize ihtiyaç duyduğumuz sodyumu zaten sunuyor. Sebzelerde, süt ürünlerinde, etlerde ve birçok doğal besinde yeterli miktarda bulunuyor. Sorun, ihtiyacımızdan çok daha fazlasını tüketmeye başlamamızla ortaya çıkıyor.</p>

<p>İnsanlık tarihinin büyük bölümünde insanlar günde 1 gramdan bile az tuz tüketiyordu. Besinler doğal hâlleriyle yeniyor, hazır gıdalar ise henüz hayatımıza girmemişti. Günümüzde ise işlenmiş gıdalar, fast-food ürünleri, hazır soslar, atıştırmalıklar ve ekmek sayesinde çoğu kişi farkında olmadan önerilen miktarın birkaç katı tuz alıyor.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü, günlük tuz tüketiminin 5 gramı, yani yaklaşık bir silme çay kaşığını geçmemesini öneriyor. Ne yazık ki Türkiye'de yapılan çalışmalar ortalama tüketimin bunun yaklaşık üç katına ulaştığını gösteriyor.</p>

<p>Peki fazla tuz vücudumuza ne yapıyor?</p>

<p>İlk hedef damarlarımız oluyor. Kandaki sodyum arttıkça vücut daha fazla su tutuyor. Damarların içindeki sıvı miktarı yükseliyor ve bunun sonucu olarak tansiyon artıyor. Yüksek tansiyon ise yıllarca hiçbir belirti vermeden kalbi, beyni, böbrekleri ve damarları yıpratıyor. Bu nedenle hipertansiyona boşuna "sessiz katil" denmiyor.</p>

<p>Ancak tuzun zararları sadece tansiyonla sınırlı değil. Bilimsel çalışmalar, aşırı tuz tüketiminin böbrek hastalıklarının ilerlemesini hızlandırabileceğini, böbrek taşı oluşumunu kolaylaştırabileceğini, kemiklerden kalsiyum kaybını artırabileceğini ve mide kanseri riskini yükseltebileceğini gösteriyor. Kalp kasında kalınlaşma ve damar sertliği üzerinde de olumsuz etkileri olduğu artık iyi biliniyor.</p>

<p>Pek çok kişi "Ben yemeklere fazla tuz atmıyorum." diyerek kendini güvende hissediyor. Oysa aldığımız tuzun önemli bir bölümü tuzluktan değil, mutfaktan ve market raflarından geliyor. Ekmek, peynir, zeytin, turşu, sucuk, salam, hazır çorbalar, paketli atıştırmalıklar ve soslar gün boyunca fark ettirmeden soframıza ciddi miktarda tuz taşıyor.</p>

<p>Son yıllarda Himalaya tuzu, kaya tuzu, deniz tuzu veya çeşitli "doğal" tuzlar oldukça popüler hâle geldi. Oysa isimleri farklı olsa da büyük ölçüde aynı maddeden, yani sodyum klorürden oluşurlar. İçerdikleri eser miktardaki mineraller, fazla tüketilmelerini haklı çıkaracak düzeyde bir sağlık avantajı sağlamaz. Başka bir deyişle, hangi tuzu seçerseniz seçin, fazlası yine fazladır.</p>

<p>İyi haber şu ki küçük değişiklikler büyük kazanımlar sağlayabilir. Sofraya tuzluk koymamak, yemeğin tadına bakmadan tuz eklememek, paketli gıdaları daha az tüketmek ve yemeklere lezzet katmak için limon, sarımsak veya baharatlardan yararlanmak, günlük tuz tüketimini belirgin şekilde azaltabilir.</p>

<p>Tuz ne tamamen dosttur ne de tamamen düşman… Doğru miktarda tüketildiğinde yaşam için vazgeçilmezdir; ancak fazlası yıllar içinde sessizce kalbimizi, damarlarımızı ve böbreklerimizi yorar.</p>

<p>Belki de bugün yapabileceğimiz en basit ama en etkili sağlık yatırımı, sofradaki tuzluğu bir adım uzağa koymaktır.</p>

<p>Unutmayın; sağlık bazen büyük değişimlerle değil, küçük alışkanlıklarla korunur.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.manisahaberajansi.com/media/2026/07/prof-dr-uyardan-tuz-uyarisi-bobreklerin-sessiz-dusmani_6a4f4ed444b13.jpg</image>
                                <category>YAŞAM,SAĞLIK</category>
                <author>Haber Merkezi</author>
                <link>https://www.manisahaberajansi.com/prof-dr-uyardan-tuz-uyarisi-bobreklerin-sessiz-dusmani/90690</link>
                <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 10:31:12 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Topuk Kanı Davalarında Dolandırıcılık Uyarısı</title>
                                    <description>Avukat Cüneyt Bülent Şeker, topuk kanı davalarında vatandaşları &quot;garanti sonuç&quot; vaadiyle para talep eden kişilere karşı uyardı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Kamuoyunda uzun süredir tartışılan topuk kanı uygulamasına yönelik hukuki süreçler devam ederken, ailelere bu alanda destek veren Avukat Cüneyt Bülent Şeker’den çok kritik uyarılar geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden kapsamlı bir bilgilendirmede bulunan Şeker, davaların hassasiyetini kullanarak vatandaşları mağdur etmek isteyen bazı kişi ve grupların türediğini belirtti. Bayrak Haber'in aktardığı bilgilere göre Şeker, özellikle süreçlerin ticari bir ranta dönüştürülmeye çalışıldığına dikkat çekerek hem hasta yakınlarını hem de meslektaşlarını uyanık olmaya davet etti.</p>

<h2>Garanti Sonuç Vaat Edenlere İtibar Etmeyin</h2>

<p>Topuk kanı davalarında bazı kişi ya da yapıların, belirli isimleri veya organizasyonları referans göstererek "kesin kazanma" vaadinde bulunduğunu ifade eden Avukat Cüneyt Bülent Şeker, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Hukuk sisteminde hiçbir davanın sonucunun önceden garanti edilemeyeceğini hatırlatan Şeker, kendisinin bugüne kadar çok sayıda emsal ve olumlu karar almasına rağmen hiçbir müvekkiline kesin başarı sözü vermediğini belirtti. Şeker, vatandaşların umutlarını sömüren ve kesin sonuç vadeden kişilerin dürüst davranmadığını ve aileleri yanılttığını ifade etti.</p>

<h2>Ücretsiz Hukuki Dilekçeleri Satıyorlar</h2>

<p>Açıklamasında çarpıcı bir dolandırıcılık iddiasını da gündeme getiren Şeker, vatandaşların haklarını araması için bizzat hazırladığı ve Gıda Hareketi internet sitesinde tamamen ücretsiz olarak halkın erişimine açtığı dilekçe örneklerinin suistimal edildiğini dile getirdi. Bazı fırsatçıların bu hazır şablonların sadece üst kısmındaki isim ve kimlik bilgilerini değiştirerek, özet ad altında çaresiz ailelere ücret karşılığında sattığını öne süren Şeker, vatandaşların bu tür ticari tuzaklara karşı son derece dikkatli olmaları gerektiğini sözlerine ekledi.</p>

<h2>Hukuki Mücadele Sadece Standart Dilekçeden İbaret Değil</h2>

<p>Bu davaların sadece internetten indirilen standart formlarla yürütülemeyecek kadar karmaşık olduğunu belirten Şeker, yargılama süreçlerinde esas hukuk kadar usul hukukunun da hayati rol oynadığını söyledi. Her mahkemenin, her hakimin usule dair değerlendirmesinin farklı olabileceğini, ilk derece mahkemelerinin kararlarına göre istinaf süreçlerinin de kişiye ve dosyaya özel hazırlanması gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Sürecin profesyonel bir avukat aracılığıyla takip edilmesinin önemine değinen Şeker, resmi bir vekilin dosyada yer almasının kurumların ve kolluk kuvvetlerinin sürece daha titiz yaklaşmasını sağladığını ifade etti. Vatandaşları kendisini telefonla avukat olarak tanıtan kişilere karşı da uyaran Şeker, şüpheli durumlarda barolar üzerinden mutlaka sicil ve iletişim bilgisi doğrulaması yapılması gerektiğini belirtti.</p>

<h2>Lehe Kararlar Çoğunlukla Usul Hatalarından Çıkıyor</h2>

<p>Mahkemelerin ve idarenin süreç içerisinde sürekli yeni yöntemler geliştirdiğini, bu nedenle sabit kalıplarla mücadele edilemeyeceğini savunan Avukat Şeker, kazanılan davaların önemli bir kısmının işin esasından ziyade idari usul eksikliklerinden kaynaklandığını açıkladı. Ailelerin yeterince dinlenmemesi veya idarenin güncelliğini yitirmiş eski genelgeler üzerinden işlem yapması gibi detayların istinaf mahkemelerince bozma nedeni sayıldığını aktardı.</p>

<p>Meslektaşlarına da çağrıda bulunan Şeker, toplumsal farkındalığın artması için daha fazla hukukçunun bu davalarla ilgilenmesi gerektiğini, elindeki tüm bilgi, belge ve tecrübeyi aramıza katılan tüm avukatlarla ücretsiz olarak paylaşmaya hazır olduğunu duyurdu.</p>

<p> </p>

<p>https://x.com/ekonomibursa/status/2072452334744162615</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.manisahaberajansi.com/media/2026/07/topuk-kani-davalarinda-dolandiricilik-uyarisi_6a463d72c64e9.png</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Haber Merkezi</author>
                <link>https://www.manisahaberajansi.com/topuk-kani-davalarinda-dolandiricilik-uyarisi/90643</link>
                <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 13:23:01 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>MANİSA&#039;DAN MUĞLA&#039;YA UZANAN ATAMANIN SONU HÜSRAN MI?</title>
                                    <description>Manisa&#039;dan Muğla&#039;ya uzanan yönetici atamalarında yeni görev değişiklikleri yaşandı. Muğla İl Sağlık Müdürlüğü&#039;nde üst yönetim yeniden şekillenirken gelişmeler dikkat çekti. Manisa İl Sağlık Müdürlüğü&#039;nden Muğla İl Sağlık Müdürlüğüne geçen Ebru TAŞIK görevden alındı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>MANİSA'DAN MUĞLA'YA UZANAN GÖREV SÜRECİ</strong></h2>

<p>Manisa İl Sağlık Müdürlüğü Personel Hizmetleri Başkanı olarak görev yapan Ebru Taşık, bir süre önce görevden alınarak Yunusemre İlçe Sağlık Müdürlüğü'nde hemşire olarak görevlendirilmişti. Daha sonra Muğla İl Sağlık Müdürlüğü Personel Hizmetleri Başkanı olarak atanan Taşık'ın görevlendirilmesi sağlık camiasında geniş yankı uyandırmıştı.</p>

<p>15 Haziran 2026 tarihi itibarıyla ise Muğla İl Sağlık Müdürlüğü'nde üst yönetimi ilgilendiren yeni görev değişiklikleri gerçekleştirildi.</p>

<h2><strong>BAŞKAN YARDIMCILIKLARINDA GÖREV DEĞİŞİMİ</strong></h2>

<p>Yapılan yeni görevlendirmeler kapsamında Personel Hizmetleri Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Nilgün Atabey, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcılığı görevine getirildi.</p>

<p>Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Hüseyin Kavasoğlu ise Personel Hizmetleri Başkan Yardımcılığı görevine atandı.</p>

<p>Gerçekleştirilen karşılıklı görev değişiklikleri, kurumun üst yönetim kadrolarında yeni bir yapılanmanın işareti olarak değerlendirildi.</p>

<h2><strong>SAĞLIK CAMİASINDA DİKKATLE TAKİP EDİLİYOR</strong></h2>

<p>Muğla İl Sağlık Müdürlüğü'nde son aylarda yaşanan idari değişiklikler ve yönetici görevlendirmeleri sağlık çalışanları tarafından yakından takip ediliyor.</p>

<p>Görev değişikliklerinin kurumun hizmet organizasyonu ve idari yapısına nasıl yansıyacağı merak edilirken, yeni yapılanmanın hizmetlerin daha etkin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirildiği değerlendiriliyor.</p>

<h2><strong>SENDİKALAR LİYAKAT VE ŞEFFAFLIK ÇAĞRISI YAPMIŞTI</strong></h2>

<p>Öte yandan son dönemde gerçekleştirilen yönetici görevlendirmeleri çeşitli sağlık sendikalarının da gündeminde yer aldı.</p>

<p>Bazı sağlık sendikaları yaptıkları açıklamalarda, yönetici atamaları ve görevlendirmelerde liyakat, şeffaflık, kariyer ve objektif kriterlerin esas alınması gerektiğini vurgulamıştı.</p>

<p>Sendika temsilcileri, sağlık çalışanlarının yoğun iş yükü altında görev yaptığı bir dönemde kurumsal huzurun korunmasının önemine dikkat çekerken, yöneticilik görevlerine yapılacak atamalarda mesleki tecrübe, yönetsel yeterlilik ve hizmet deneyiminin ön planda tutulmasının sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını ifade etmişti.</p>

<h2><strong>GÖZLER MUĞLA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ'NDE</strong></h2>

<p>Muğla İl Sağlık Müdürlüğü'nde gerçekleştirilen son görev değişikliklerinin ardından gözler yeni yönetim kadrosunun uygulamalarına çevrildi. Sağlık camiası, önümüzdeki süreçte kurumun idari yapılanmasına ilişkin atılacak yeni adımları ve olası görevlendirmeleri yakından takip etmeyi sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.manisahaberajansi.com/media/2026/06/manisadan-muglaya-uzanan-atamanin-sonu-husran-mi_6a41676f64471.png</image>
                                <category>GÜNDEM,SAĞLIK</category>
                <author>Haber Merkezi</author>
                <link>https://www.manisahaberajansi.com/manisadan-muglaya-uzanan-atamanin-sonu-husran-mi/90598</link>
                <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 21:06:19 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Manisa’da Hayat Kurtaran Yerli Sağlık Hamlesi</title>
                                    <description>ASELSAN üretimi milli OED cihazları Manisa’nın en yoğun meydanlarında ani kalp durmalarına karşı acil müdahale için kuruldu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>ASELSAN tarafından geliştirilen yerli ve milli Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazları, Manisa il merkezinde vatandaşların yoğun olarak bulunduğu Cumhuriyet Meydanı, Manolya Meydanı (8 Havuzu) ve Atatürk Kent Parkı’nda hizmete alındı.</p>

<p>Ani kalp durmalarında ilk dakikalarda gerçekleştirilen müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Manisa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mehmet Fatih Zeren, OED cihazlarının sağlık ekipleri olay yerine ulaşıncaya kadar geçen kritik sürede önemli katkı sağlayacağını belirtti.</p>

<h2>İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mehmet Fatih Zeren yaptığı açıklamada;</h2>

<p>“Vatandaşlarımızın yaşam güvenliğini artırmaya yönelik çalışmalarımız kapsamında, ASELSAN tarafından geliştirilen yerli ve milli OED cihazlarını ilimizde hizmete aldık. Ani kalp durmalarında zamanla yarışılmaktadır. Bu nedenle vatandaşlarımızın yoğun olarak bulunduğu Cumhuriyet Meydanı, Manolya Meydanı ve Atatürk Kent Parkı’na yerleştirilen OED cihazları, sağlık ekiplerimiz olay yerine ulaşıncaya kadar geçen sürede erken müdahaleye katkı sağlayarak yaşam zincirinin önemli bir halkasını oluşturmaktadır.” dedi.</p>

<p>OED cihazlarının kullanım sırasında kullanıcıyı yönlendiren özelliklere sahip olduğunu ifade eden Zeren, “Cihazlarımız sesli ve görsel yönlendirmelerle kullanıcıya rehberlik etmekte, hastanın kalp ritmini analiz ederek gerekli durumlarda müdahale sürecini desteklemektedir. Böylece acil durumlarda sağlık ekipleri gelinceye kadar geçen sürede etkin bir destek mekanizması sunulmaktadır.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yerli ve milli sağlık teknolojilerinin yaygınlaştırılmasının önemine vurgu yapan Zeren, “Ülkemizin kendi imkânlarıyla geliştirdiği sağlık teknolojilerinin sahada kullanılması hem sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi hem de teknolojik bağımsızlık açısından büyük önem taşımaktadır. Vatandaşlarımızın yoğun olarak bulunduğu alanlarda konumlandırılan OED cihazlarıyla ani kalp durmalarına bağlı can kayıplarının azaltılmasını ve acil sağlık hizmetlerine erişimin daha da güçlendirilmesini hedefliyoruz.” şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Manisa’da Hayat Kurtaran Yerli Sağlık Hamlesi" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="1200" src="https://images.manisahaberajansi.com/uploads/2026/06/oed-cihazlari-hizmete-alindi-v1-6a3d20c50382a.jpg" width="1200" /></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.manisahaberajansi.com/media/2026/06/manisada-hayat-kurtaran-yerli-saglik-hamlesi_6a3d212b7bf06_h.jpg</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Haber Merkezi</author>
                <link>https://www.manisahaberajansi.com/manisada-hayat-kurtaran-yerli-saglik-hamlesi/90576</link>
                <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 15:31:17 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Dövme Mürekkebi Kanser mi Yapıyor? Bilim Dünyası İkiye Bölündü</title>
                                    <description>Dövme mürekkeplerinde yer alan kimyasalların lenf bezlerinde birikerek lenf kanseri (lenfoma) riskini artırabileceği iddiası tıp dünyasında tartışma başlattı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Yapılan çalışmalarda dövme mürekkeplerinde bulunan kimyasalların lenf bezlerinde birikebileceğini ve bunun da lenfoma (lenf kanseri) riskini artırabileceğini gösteriyordu.</p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Dövme, insan derisi üzerine yapılan işaret ve desenlerin genel adıdır. Dövme yapma geleneği hayli eskidir. Antik Mısır toplumunda dövmenin yapıldığı mumyalardan anlaşılmıştır. Mısırlıların dışında Britonların, Galyalıların ve Trakların da dövmeleri vardı. Antik Yunanlar ve Romalılar, "barbarlara özgü bir uğraş" saydıkları dövmeyi suçlular ile kölelere yaparlardı. Hristiyanlık inancında dövme yasaklanmıştı. Zamanla  Avrupalılar dövmeyi unuttular. 18. yüzyıl sonlarında denizaşırı gezilerde Amerika Yerlilerinde ve Polinezyalılarda dövmeyle yeniden karşılaştılar. Dövme 20. yüzyılın başlarından sonra, özellikle denizciler arasında yaygınlık kazandı. Romantik duyguları, yurtseverliği ya da dindarlığı belirtmek amacıyla dövme yaygın olarak kullanıldı ve günümüzde de kullanılmaktadır. Ama hijyene önem verilmediği ve AIDS gibi bazı hastalıkları bulaştırdığı gerekçesiyle lisanssız dövme yapmaya yasal sınırlar getirilmesi için çalışmalar yapıldı.</p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:13.91px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><font size="4">Lenf, vücutta dokular arasında dolaşan, akyuvar (lenfosit) açısından zengin, renksiz veya hafif sarımsı bir sıvıdır. Bağışıklık sisteminin temel bir parçası olan lenf sıvısı, hücreler arasındaki atıkları, ölü hücreleri ve proteinleri toplayarak lenfatik sistem üzerinden süzer ve kan dolaşımına geri kazandırır</font></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Lenfoma ise, bağışıklık sisteminin bir parçası olan lenfosit adlı beyaz kan hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkan bir kan kanseri türüdür. Kanserleşen hücreler genellikle lenf bezlerinde toplanarak şişliklere neden olur; ancak lenf sistemi yoluyla vücudun diğer organlarına da yayılabilir.</p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Mürekkebin Lenf Bezlerine Göçü:<span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Arial, sans-serif"> Dövme yapıldığında deriye enjekte edilen mürekkep sadece uygulama alanında kalmamakta, zamanla mürekkep parçacıkları, bağışıklık sisteminin bir parçası olan lenf bezlerine taşınmakta  ve burada birikmektedir.</p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Gelelim Çalışmalara;  <span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Arial, sans-serif">eKlinik Tıp da  2024  Mayıs ta yayımlanan “Malign lenfoma için risk faktörü olarak dövmeler: popülasyon tabanlı vaka-kontrol çalışması”  adlı çalışma Lund Üniversitesi bilim insanları  Christel Nielsen , Mats Jerkeman , Anna Saxne Jöud Tarafından gerçekleştirildi. Araştırıcılar Mesleki ve Çevre Tıbbı Bölümü ve Onkoloji Bölümü Çalışanlarıydı.</p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Çalışma kısaca şöyle diyor</p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><i><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Arial, sans-serif">“D</i><i><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Arial, sans-serif">övmelerin popülaritesi son birkaç on yılda dramatik şekilde artmıştır. Dövme mürekkebi genellikle birincil aromatik aminler, polisiklik aromatik hidrokarbonlar ve metaller gibi kanserojen kimyasallar içermektedir.</i></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><i><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Dövme süreci, dövme mürekkebinin enjeksiyon bölgesinde immünolojik bir yanıt tetikler. Lenf düğümlerinde dövme pigmenti birikimi doğrulanmış ancak uzun vadeli sağlık etkileri henüz araştırılmamıştır. Dövme maruziyeti ile genel malign lenfoma ve lenfoma alt tipleri arasındaki ilişkiyi araştırmak için İsveç Ulusal Otorite Kayıtlarını tam nüfus kapsamıyla incelenmiştir.</i></p>

<p style="text-align:start; margin-top:30px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><i><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Arial, sans-serif">2007 ile 2017 yılları arasında İsveç Ulusal Kanser Kaydı'nda 20–60 yaş arası bireylerde teşhis edilen tüm kötü huylu lenfoma vakalarını tespit eden bir vaka-kontrol çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışma popülasyonu 11.905 kişiden oluşmaktadır ve yanıt oranı vakalar arasında %54 (n = 1398) ve kontrol gruplarında %47 (n = 4193) dır. Dövme yaygınlığı vakalar arasında %21, kontrol gruplarında ise %18 dir. Dövmeli bireylerde genel lenfoma için daha yüksek bir risk vardır.</i></p>

<p style="text-align:start; margin-top:30px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><i><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Bulgular, dövme maruziyetinin malign lenfoma riskinin artmasıyla ilişkili olduğunu göstermektedir. Nedenselliği belirlemek için acil olarak daha fazla epidemiyolojik araştırmaya ihtiyaç vardır”.</i></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"> </p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:17px"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="background-image:initial"><span style="background-position:initial"><span style="background-size:initial"><span style="background-repeat:initial"><span style="background-origin:initial"><span style="background-clip:initial"><span style="font-family:"Times New Roman", serif"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Diğer çalışma   BMC Public Health dergisinde Clemmensen ve arkadaşları tarafından yayımlanmış. Bu makaleyi Prof.Dr.Deniz Tural da web sitesinde incelemiş. Bu  çalışmaya göre, dövmesi olan bireylerde, dövmesi olmayanlara kıyasla cilt kanseri ve lenfoma nın daha sık görülebileceği belirtilmekte.</p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:17px"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="background-image:initial"><span style="background-position:initial"><span style="background-size:initial"><span style="background-repeat:initial"><span style="background-origin:initial"><span style="background-clip:initial"><span style="font-family:"Times New Roman", serif"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Çalışma Güney Danimarka Üniversitesi öğretim üyelerince gerçekleştirilmiş.</p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:17px"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="background-image:initial"><span style="background-position:initial"><span style="background-size:initial"><span style="background-repeat:initial"><span style="background-origin:initial"><span style="background-clip:initial"><span style="font-family:"Times New Roman", serif"><strong><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="font-weight:normal">Clemmensen, S.B., Mengel-From, J., Kaprio, J. </strong><em style="box-sizing:border-box"><b><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal">et al.</b></em><strong><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="font-weight:normal"> Tattoo ink exposure is associated with lymphoma and skin cancers – a Danish study of twins. </strong><em style="box-sizing:border-box"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="font-style:normal">BMC Public Health</em><strong> </strong><strong><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="font-weight:normal">25, 170 (2025). Adresli</strong><strong> </strong><span style="font-family:Arial, sans-serif">Çalışma da kısaca şunlar aktarılıyor</p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:17px"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="background-image:initial"><span style="background-position:initial"><span style="background-size:initial"><span style="background-repeat:initial"><span style="background-origin:initial"><span style="background-clip:initial"><span style="font-family:"Times New Roman", serif"><i><span style="font-family:Arial, sans-serif">“Araştırmalar, dövme mürekkebinin yalnızca enjeksiyon yapılan bölgede kalmadığını; mürekkep cilde nüfuz ettiğinde, içindeki bazı parçacıkların lenf düğümlerine göç ederek burada birikebildiğini göstermiştir. Danimarka da 5.900’den fazla ikizin verilerini kullanarak dövme özellikleri ile kanser tanılarını incelenmiştir. <b>K</b><strong><span style="font-weight:normal">anser olan ikiz çiftleri karşılaştırabilmiştir</span></strong><strong>.</strong> Bu kişiler genetik ve çevresel pek çok faktörü paylaştığı için, dövmelerin kanser riskini etkileyip etkilemediğini araştırılmıştır. Amaç, dövme mürekkebinin lenf düğümlerinde kronik inflamasyonu tetikleyip tetiklemediğini ve bunun anormal hücre büyümesine ve artmış kanser riskine yol açıp açmadığını belirlemektir. Kanserin gelişiminin yıllar alabilmesi nedeniyle, dövme mürekkebinin kanser riski üzerindeki doğrudan etkisini analiz etmek zordur; genç yaşta maruziyet, kanserin onlarca yıl sonra ortaya çıkmasına neden olabilir.<strong> </strong><strong><span style="font-weight:normal">Mürekkep parçacıklarının lenf düğümlerinde biriktiğini görülmektedir. Vücut bunları yabancı maddeler olarak algılamaktadır</span></strong><strong>.</strong> Bu durum, bağışıklık sisteminin mürekkebe sürekli yanıt vermeye çalıştığı anlamına gelebilmektedir. Bu kalıcı yükün lenf düğümlerinin işlevini zayıflatıp zayıflatmadığını veya başka sağlık sonuçlarına yol açıp açmadığını henüz bilinmemektedir. <b>D</b><strong><span style="font-weight:normal">övme ne kadar büyük ve vücutta ne kadar uzun süredir bulunuyorsa, lenf düğümlerinde o kadar fazla mürekkep birikmektedir.</span></strong><b>”</b></span></i></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><b><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:17.12px"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Buna karşın </span></b><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:17.12px"><span style="font-family:Arial, sans-serif">https://www.health.harvard.<wbr />edu/blog/do-tattoos-cause-<wbr />lymphoma-202407193059 adresinde  <b><span style="color:black"><span style="background-image:initial"><span style="background-position:initial"><span style="background-size:initial"><span style="background-repeat:initial"><span style="background-origin:initial"><span style="background-clip:initial">Robert H. Shmerling, MD</span> tarafından yayımlanan kritikte şunlar denilmektedir</b></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:17.12px"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Robert H. Shmerling, MD, Harvard Health Publishing'de Kıdemli Öğretim Üyesi olup Beth Israel Deaconess Tıp Merkezi'nde (BIDMC) romatoloji bölümünün eski klinik şefidir</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><i><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:17.12px"><span style="font-family:Arial, sans-serif">“Araştırmacılar neden dövme ile lenfoma arasındaki olası bir bağlantıyı araştırıyor? Lenfoma, vücut boyunca dolanan damarlar ve lenf düğümlerinden oluşan lenf sisteminde başlayan bir kanser türüdür. Yılda yaklaşık 90.000 yeni teşhis edilen vakayla lenfoma, en yaygın kanser türlerinden biridir.</span></i></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><i><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:17.12px"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Risk faktörleri:Yaş ilerlemesi , belirli enfeksiyonlar (örneğin Epstein-Barr virüsü, HIV ve hepatit C), belirli kimyasallara (örneğin benzen veya muhtemelen pestisitler) maruz kalma, Lenfoma aile öyküsü ,Radyasyona maruz kalma (örneğin nükleer reaktör kazaları veya radyasyon tedavisi sonrası gibi) ,bağışıklık sistemi zayıflığı,bazı bağışıklık hastalıkları (örneğin romatoid artrit, Sjögren hastalığı veya çölyak).</span></i></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><i><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:17.12px"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Dövmelerin lenfoma için bir neden veya risk faktörü olduğu bilinmemektedir. Ama aralarında bir bağlantı olup olmadığını merak etmek için birkaç neden vardır:</span></i></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><i><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:17.12px"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Dövme oluşturmak için deri altına enjekte edilen mürekkep, kanserojen (kanser kaynakçı) olarak sınıflandırılan birkaç kimyasal içerir.  Dövme mürekkebinden elde edilen pigment, dövme yaptırdıktan sonraki haftalar içinde büyümüş lenf düğümlerinde bulunabilir. Ciltteki bağışıklık hücreleri, dövme mürekkebindeki kimyasallara tepki verebilir ve yakındaki lenf düğümlerine ulaşarak vücut çapında bir bağışıklık reaksiyonunu tetikleyebilir.</span></i></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><i><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:17.12px"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Lenfomanın diğer tetikleyicileri, örneğin pestisitler, lenf düğümlerindeki bağışıklık hücreleri üzerinde benzer etkiye sahiptir.</span></i></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><i><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:17.12px"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Dövmeler ile lenfoma arasındaki olası bağlantı iyi araştırılmamıştır. Bu olasılığı inceleyen sadece iki yayımlanmış çalışma vardır ve hiçbirinde ikna edici bir bağlantı kanıtı bulunamamıştır.</span></i></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><i><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:17.12px"><span style="font-family:Arial, sans-serif">İlk çalışma, en yaygın lenfoma türüne (Hodgkin olmayan lenfoma denir) sahip 737 kişiyi, lenfoma olmayan benzer kişilerle karşılaştırmıştır. Araştırmacılar, iki grup arasında dövme sıklığında anlamlı bir fark bulamamıştır.</span></i></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><i><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:17.12px"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Mayıs 2024'te yayımlanan bir araştırma, 20 ila 60 yaş arası 1.398 lenfoma hastası ile lenfoma olmayan ancak benzer şekilde yaşayan 4.193 kişiyle karşılaştırılmıştır Çalışma sonuçları, şu şekilde ortaya çıkmıştır. Lenfoma ile dövmeler arasındaki bildirilen bağlantı  şüphelidir ve muhtemelen tesadüfen gözlemlenmiştir.</span></i></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><i><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:17.12px"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Ayrıca, dövmeler bir kişinin lenfoma geliştirme riskini önemli ölçüde artırırsa, ABD'de lenfoma oranlarının dövmelerin popülerliğiyle birlikte artmasını bekleyebiliriz. Ama durum böyle değildir.</span></i></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><i><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:17.12px"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Dövmelerin başka sağlık riskleri de var mı? Saygın ve uygun sertifikalı dövmecilerden komplikasyon oranları düşük olsa da, dövmelerle ilgili sağlık riskleri vardır:enfeksiyon, bakteriyel cilt enfeksiyonları veya viral hepatit dahil, mürekkepe karşı alerjik reaksiyonlar , Yara izleri , Nadiren cilt kanseri (melanoma ve diğer cilt kanseri türleri).</span></i></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><i><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:17.12px"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Dövmeler ile lenfoma riski arasında bir bağlantı olduğunu söyleyebilmek için çok daha fazla araştırmaya ihtiyacımız olacaktır</span></i><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:17.12px"><span style="font-family:Arial, sans-serif">”</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:17.12px"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Görüldüğü gibi iki farklı görüş söz söz konusu. Dövmenin Lenfoma ya neden olduğuna dair iki çalışma ve istatistiki olarak bunun kanıtlanamamış olmasına dair bir kritik.</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:17.12px"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Elimizde tıbbi şu gerçekler var.</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:17.12px"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Dövme ile vücuda yabancı cisimler (mürekkep, metal v.b) veriliyor.</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:17.12px"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Bu cisimlere karşı vücut reaksiyon gösteriyor</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:17.12px"><span style="font-family:Arial, sans-serif">Bunlar lenf bezlerinde toplanıyor ve vücut bunları atmak için çok fazla mücadele veriyor.</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:17.12px"><span style="font-family:Arial, sans-serif">İstatistiksel olarak karşı çıkanlar dahi dövmenin en azından düşükte olsa cilt kanseri riski olduğunu belirtiyor.</span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:17.12px"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><b>Hekimler olarak bizim görevimiz konu hakkında bilgilendirmek. Karar tabii ki sizlerin</b></span></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.manisahaberajansi.com/media/2026/06/dovme-murekkebi-kanser-mi-yapiyor-bilim-dunyasi-ikiye-bolundu_6a3ce7725b6a5.png</image>
                                <category>GÜNDEM,SAĞLIK</category>
                <author>Haber Merkezi</author>
                <link>https://www.manisahaberajansi.com/dovme-murekkebi-kanser-mi-yapiyor-bilim-dunyasi-ikiye-bolundu/90570</link>
                <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:28:58 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Prof. Dr. Selçuk Peker Dünyanın En Etkili 8. Bilim İnsanı Oldu</title>
                                    <description>ScholarGPS verilerine göre Prof. Dr. Selçuk Peker, radyocerrahi alanında dünya genelinde en etkili 8. bilim insanı seçildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="Prof. Dr. Selçuk Peker Dünyanın En Etkili 8. Bilim İnsanı Oldu" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm image-align-left" height="227" src="https://images.manisahaberajansi.com/uploads/2026/06/prof-dr-selcuk-peker-2-154831965-6a3a5b5ecf57b.jpg" width="200" /><strong>Türkiye, beyin cerrahisi ve radyocerrahi alanında uluslararası düzeyde dikkat çeken bir başarıya imza attı. Bilim insanlarının akademik üretkenliğini, bilimsel etkisini ve çalışmalarının kalitesini, bilimsel yayınlar, atıflar ile h-index gibi objektif kriterlerle değerlendiren “uluslararası akademik sıralama platformu” ScholarGPS verileri açıklandı.</strong></p>

<p><strong>Buna göre, son 5 yılda radyocerrahi alanında yayın yapan 20 bin 743 bilim insanı arasında dünya 8.incisi olan Prof. Dr. Selçuk Peker, nöroşirurji alanında ise 47 bin 905 akademisyen arasında 563’üncü sırada yer aldı.</strong></p>

<h2>“TÜRKİYE HEM HASTA TEDAVİ EDEN HEM DE BİLİM ÜRETEN BİR MERKEZ”</h2>

<p>ScholarGPS sıralamasında ilk 10’a girerek tarihi bir başarıya imza atan Prof. Dr. Selçuk Peker, elde edilen sonucun Türkiye’de yürütülen bilimsel çalışmaların dünya ölçeğinde karşılık bulduğunu gösterdiğini ve Türkiye’nin uluslararası literatüre katkı sağlayan bir ülke konumuna geldiğini söyledi.</p>

<p>Radyocerrahi gibi ileri teknoloji ve yüksek uzmanlık gerektiren bir alanda dünyada 8’inci sırada yer almaktan büyük onur duyduğunu ifade eden Peker, “Yalnızca kişisel bir başarı olarak görmediğim bu sonuç, klinik altyapıyı, bilimsel sürekliliği ve ekip kültürünü de ortaya koyuyor. Türkiye’de yapılan bilimsel çalışmaların doğru ekip çalışması ve uzun yıllara dayanan emekle dünya çapında görünür olabileceğini de kanıtlıyor. Ayrıca, ülkemizin hem hasta tedavi eden hem de bilim üreten bir merkez olabileceğini gösteriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Selçuk Peker, genç hekimlere de önemli bir mesaj verdi: “Dünya biliminre katkı sunmak için mutlaka dünyanın en büyük merkezlerinde bulunmak gerekmiyor. Doğru vizyon, disiplinli çalışma ve uluslararası iş birlikleriyle Türkiye’den de dünya çapında başarı elde edilebilir.”</p>

<p><strong>RADYOCERRAHİ ALANINDA TÜRKİYE’DEN EĞİTİM ALMAYA GELEN HEKİM SAYISINDA BELİRGİN BİR ARTIŞ VAR</strong></p>

<p>Türkiye’nin özellikle Gamma Knife ve stereotaktik radyocerrahi teknolojilerindeki deneyiminin tüm dünyada dikkat çektiğini belirten Peker, son yıllarda yurt dışından Türkiye’ye tedavi ve eğitim amacıyla gelen hasta ve hekim sayısında belirgin artış yaşandığını söyledi. “Özellikle radyocerrahi uygulamalarında Türkiye önemli bir çekim merkezi haline geliyor. Hekimler yalnızca cihazları görmek için değil, hasta seçimi ve tedavi planlama süreçlerini öğrenmek için de ülkemize geliyor” dedi.</p>

<h2>“TÜRKİYE KÜRESEL RADYOCERRAHİ MERKEZİ OLABİLECEK ÖLÇEKTE”</h2>

<p>Prof. Dr. Peker Türkiye’nin küresel bir radyocerrahi merkezi olabilecek potansiyelde olduğunu kaydederek, bunun için bilimsel üretimin artırılması gerektiğine işaret etti. Peker, “Bölgesel merkez olmak yalnızca hasta kabul etmek anlamına gelmez. Aynı zamanda bilgi üretmek, eğitim vermek, uluslararası araştırmalar yürütmek ve genç hekimler için çekim merkezi haline gelmek demektir. Türkiye bunu başarabilecek kapasiteye sahiptir” dedi.</p>

<p><strong>YAPAY ZEKA BEYİN CERRAHİSİNİ DE DEĞİŞTİRECEK</strong></p>

<p>Önümüzdeki yıllarda beyin cerrahisinin daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşacağını belirten Prof. Dr. Peker, yapay zekâ destekli planlama sistemlerinin tedavi süreçlerinde daha fazla yer alacağını söyledi. “Yakın gelecekte yalnızca MR görüntülerine bakarak karar vermeyeceğiz. Hastanın genetik özellikleri, tümörün biyolojik yapısı ve yapay zekâ destekli risk analizleri tedavi kararlarında çok daha belirleyici olacak” ifadelerini kullanan Peker, teknolojinin gelişmesine rağmen hekimlik sanatının merkezde kalacağını vurguladı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.manisahaberajansi.com/media/2026/06/prof-dr-selcuk-peker-dunyanin-en-etkili-8-bilim-insani-oldu_6a3a5ba43e974.jpg</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Haber Merkezi</author>
                <link>https://www.manisahaberajansi.com/prof-dr-selcuk-peker-dunyanin-en-etkili-8-bilim-insani-oldu/90548</link>
                <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 13:08:50 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Yaz Sıcaklarında Kalp Sağlığı İçin Kritik Uyarılar</title>
                                    <description>Aşırı sıcaklar kalp yükünü artırarak ciddi kardiyolojik risklere zemin hazırlıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="Yaz Sıcaklarında Kalp Sağlığı İçin Kritik Uyarılar" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm image-align-left" height="319" src="https://images.manisahaberajansi.com/uploads/2026/06/uzmdr-fatih-kartaler-6a3a55e68fbcc.jpg" width="200" />Yaz aylarında hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte kalp ve damar hastalıkları açısından risk faktörleri önemli ölçüde artış gösteriyor. Vücudumuz, yüksek sıcaklıklarda normal ısı dengesini koruyabilmek amacıyla normalden çok daha fazla çalışmak zorunda kalıyor. Sıcak hava dalgasıyla birlikte ortaya çıkan terleme reaksiyonu, vücutta ciddi miktarda sıvı ve mineral kaybına yol açıyor. Bu durum kalbin daha hızlı çarpmasına ve dolaşım sisteminin çok daha yoğun bir yük altında kalmasına sebebiyet veriyor.</p>

<p>Özellikle hipertansiyon, kalp yetersizliği, koroner arter hastalığı ve ritim bozukluğu tanısı bulunan hastalar ile ileri yaş grubundaki bireyler bu hava değişimlerinden doğrudan etkileniyor. Kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşların yaz dönemi boyunca günlük rutinlerine ve vücut sinyallerine ekstra dikkat etmesi hayati önem taşıyor.</p>

<h2>Genç Yaş Grubu ve Gizli Ritim Bozuklukları</h2>

<p>Yaz döneminde kalp krizi ve benzeri akut kardiyolojik problemler yalnızca yaşlı nüfusta görülmüyor. Kontrolsüz tansiyonu olan, sigara tüketen, diyabet hastası olan ya da genetik olarak kalp damar hastalığı riski taşıyan her yaştan bireyde aşırı sıcaklar tetikleyici bir rol oynuyor.</p>

<p>Son yıllarda genç yaş gruplarında da ani gelişen kalp hastalıkları sıklıkla gündeme gelmeye başladı. Genç bireylerde görülen ani rahatsızlıkların tamamı klasik kalp krizine bağlı olmuyor. Doğumsal kalp anomalileri, kalp kası hastalıkları ve gizli ritim bozuklukları genç yaştaki tıkanıklıkların ve ani kayıpların temel nedenleri arasında yer alıyor. Çarpıntı, açıklanamayan bayılma hissi, efor sarf ederken gelişen göğüs ağrısı veya ailesinde genç yaşta ani ölüm öyküsü bulunan kişilerin vakit kaybetmeden kapsamlı bir muayeneden geçmesi öneriliyor.</p>

<h2>Halı Saha Maçlarında Yoğun Egzersiz Tehlikesi</h2>

<p>Yaz aylarında uzun süreli hareketsizlik dönemlerinin ardından aniden yapılan ağır fiziksel aktiviteler kalp üzerinde şok etkisi yaratabiliyor. Özellikle akşam saatlerinde halı saha maçlarına katılan vatandaşların, bilinen bir rahatsızlıkları olmasa dahi kardiyolojik değerlendirmeden geçmeleri gerekiyor.</p>

<p>Göğüs bölgesinde sıkışma ağrısı, çarpıntı, durup dururken gelişen nefes darlığı ve efor esnasında gözlenen aşırı yorulma gibi şikayetler, vücudun verdiği erken uyarı sinyalleridir. Bu tür belirtiler göz ardı edilmeden uzman hekim kontrolünde incelenmelidir.</p>

<h2>Güneşin Dik Olduğu Saatlere Dikkat</h2>

<p>Kalp sağlığını korumak adına gün içinde yeterli miktarda su tüketilmesi, sıvı dengesinin korunması için en temel kuraldır. Güneş ışınlarının yeryüzüne en dik ve yoğun geldiği 11.00 ile 16.00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmamalıdır. Ağır fiziksel aktivitelerden ve spor faaliyetlerinden bu saatlerde kesinlikle kaçınılmalıdır. Yürüyüş veya egzersiz planlamaları için sabahın erken saatleri ya da akşam serinliği tercih edilmelidir.</p>

<p>Tansiyon ve kalp yetersizliği gibi kronik durumlar nedeniyle düzenli ilaç kullanan hastaların, takipli hekimlerine danışmadan doz değişikliği yapmaması veya ilacı tamamen bırakmaması gerekir. Göğüs ağrısı, aşırı halsizlik ve baş dönmesi gibi şikayetler havanın normal bir etkisi olarak görülmemeli, en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.manisahaberajansi.com/media/2026/06/yaz-sicaklarinda-kalp-sagligi-icin-kritik-uyarilar_6a3a55987b8f8.jpg</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Haber Merkezi</author>
                <link>https://www.manisahaberajansi.com/yaz-sicaklarinda-kalp-sagligi-icin-kritik-uyarilar/90545</link>
                <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 12:43:29 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Harun Ülger: Mezuniyet ve Karne Döneminde Çocuklara Doğru Yaklaşım Şart</title>
                                    <description>Manisa Haber Ajansı ve Vitrin Gazetesi köşe yazarı Psikolog Harun Ülger, mezuniyet törenleri ve karne dönemlerinde çocuklara yönelik tutumların önemine dikkat çekti. Başarının yalnızca notlar ve ödüllerle ölçülmemesi gerektiğini vurgulayan Ülger, çocukların gelişim süreçlerinin desteklenmesinin daha sağlıklı sonuçlar doğuracağını belirtti.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Başarıyı Sadece Alkış ve Ödülle Tanımlamayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda eğitim hayatının hemen her aşamasında düzenlenen gösterişli mezuniyet organizasyonlarının çocukların başarı algısını etkileyebileceğini belirten Ülger, çocukların her başarısının yoğun dış onayla karşılanmasının, başarıyı kendi gelişimleri için değil başkalarının takdirini kazanmak amacıyla önemli görmelerine neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Karne Bir Değer Ölçüsü Değildir</strong></p>

<p>Karne dönemlerinin hassasiyetle ele alınması gerektiğini vurgulayan Ülger, karnenin çocuğun kişiliğini veya değerini ölçen bir belge olmadığını söyledi. Çocukların birbirleriyle kıyaslanmasının özgüven gelişimine zarar verebileceğini belirten Ülger, her çocuğun öğrenme hızının ve gelişim sürecinin farklı olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Sosyal Medyanın Oluşturduğu Baskı</strong></p>

<p>Mezuniyet törenlerinin zaman zaman çocukların mutluluğundan çok yetişkinlerin gösteri alanına dönüştüğünü ifade eden Ülger, sosyal medya etkisiyle çocukların sürekli görünür olmak, beğenilmek ve alkış almak zorundaymış gibi hissedebileceğini belirtti. Bu durumun ilerleyen yaşlarda performans kaygısı ve mükemmeliyetçilik eğilimlerini artırabileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Başarılı Olduğun İçin Değil, Emek Verdiğin İçin Değerlisin”</strong></p>

<p>Başarının elbette kutlanması gerektiğini vurgulayan Ülger, çocuklara verilmesi gereken mesajın “Başarılı olduğun için değerlisin” değil, “Emek verdin ve gelişim gösterdin” anlayışı olması gerektiğini ifade etti. Eğitim kurumları ve ailelerin temel görevinin de bu yaklaşımı benimsemek olduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>Akademik Başarı Kadar Değerler Eğitimi de Önemli</strong></p>

<p>Çocuk yetiştirmenin yalnızca akademik başarıyla sınırlı olmadığını belirten Ülger, saygı, empati, adalet duygusu ve insan haklarına duyarlılık gibi değerlerin de en az ders başarısı kadar önemli olduğunu söyledi. Toplumsal sorunların çözümünde bu değerlerin çocukluk döneminde kazanılmasının büyük rol oynadığını ifade etti.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.manisahaberajansi.com/media/2026/06/harun-dulger-mezuniyet-ve-karne-doneminde-cocuklara-dogru-yaklasim-sart_6a35b5cd6b384_h.jpg</image>
                                <category>GÜNDEM,SAĞLIK</category>
                <author>Leyla Aydın</author>
                <link>https://www.manisahaberajansi.com/harun-dulger-mezuniyet-ve-karne-doneminde-cocuklara-dogru-yaklasim-sart/90506</link>
                <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 00:31:17 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Türk Sağlık-Sen Manisa Şube Başkanı Akagündüz’den 34. Yıl Açıklaması</title>
                                    <description>Türk Sağlık-Sen Manisa Şube Başkanı ve Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Aydın Akagündüz, sendikanın kuruluşunun 34. yıl dönümü vesilesiyle anlamlı bir açıklama yayımladı. Akagündüz, Türk Sağlık-Sen’in kurulduğu günden bu yana sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının hak arama mücadelesinde sarsılmaz bir irade ve öncü bir güç olduğunu vurguladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p><b>"Türkiye Sevdamız, Ekmek İçin Kavgamız"</b></p>

<p>Sendikanın temellerinin 1992 yılında atıldığını hatırlatan Şube Başkanı Akagündüz, Türk Sağlık-Sen’in yalnızca bir meslek örgütü değil, büyük bir gönül birliği hareketi olduğunu ifade etti. Geride kalan 34 yıllık şanlı tarihte ilkelerinden ve dik duruşlarından asla taviz vermediklerini belirten Akagündüz, açıklamasında şu sözlere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p>"1992 yılında ‘Türkiye sevdamız, ekmek için kavgamız’ anlayışıyla yola çıktık. Yalnızca bir sendika değil; gönül birliğinin büyük bir mücadeleye dönüştüğü, çalışanların umudu olan güçlü bir iradenin adı olduk. Gerçek sendikacılığın adresi olarak güven veren, hak mücadelesinden asla taviz vermeyen büyük bir aile olarak her zaman haktan ve çalışandan yana durduk. Çizgisinden bir an olsun sapmadan bu büyük mücadeleye omuz veren tüm teşkilat mensuplarımıza, şube başkanlarımıza, temsilcilerimize ve üyelerimize gönülden teşekkür ediyoruz."</p>
</blockquote>

<p><b>Kutlu Davanın Neferlerine Ahde Vefa</b></p>

<p>Sendikal mücadelenin bugünlere gelmesinde emeği olan ancak hayatını kaybeden dava arkadaşlarını da rahmetle anan Akagündüz, "Bugün aramızda olmayan dava arkadaşlarımızı rahmet, minnet ve dualarla anıyoruz. Onların bıraktığı emanet, bugün daha büyük bir inançla omuzlarımızdadır. Bizler bugün Türk Sağlık-Sen'in neferleri olarak; ‘Haklı Dava, Güçlü Sendika’ düsturundan asla vazgeçmeden kararlılığımızı sürdürmeye devam edeceğiz" dedi.</p>

<p><b>"Mutlu Çalışan, Mutlu Türkiye" İdeali</b></p>

<p>Mücadeleyi daha da büyüterek bayrağı daha yukarılara taşımayı hedeflediklerini belirten Aydın Akagündüz, Türkiye Kamu-Sen ve Türk Sağlık-Sen’e omuz vermenin Türk milletinin geleceğine omuz vermek anlamına geldiğini söyledi. Akagündüz mesajını şu ifadelerle noktaladı:</p>

<blockquote>
<p>"Dün olduğu gibi bugün de, yarın da; çalışanın gür sesi olmaya, hakkı savunmaya, haktan yana tavır almaya, tavizsiz bir millî duruşla inandığımız değerleri savunmaya devam edeceğiz. 34 yıllık şanlı mücadelemiz kutlu olsun! Nice yıllara Türk Sağlık-Sen!"</p>
</blockquote>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.manisahaberajansi.com/media/2026/06/turk-saglik-sen-manisa-sube-baskani-akagunduzden-34-yil-aciklamasi_6a33b11bf348f.jpg</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Leyla Aydın</author>
                <link>https://www.manisahaberajansi.com/turk-saglik-sen-manisa-sube-baskani-akagunduzden-34-yil-aciklamasi/90492</link>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 11:47:35 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Vali Vahdettin Özkan Akhisar&#039;da &quot;Bağımsız Yaşam, Güvenli Yarınlar&quot; Projesini Başlattı</title>
                                    <description>Akhisar&#039;da gençlerin bağımlılık risklerinden korunması, sosyal yönden güçlendirilmesi ve istihdama kazandırılması amacıyla hayata geçirilen “Bağımsız Yaşam, Güvenli Yarınlar” projesinin açılış toplantısı, Manisa Valisi Vahdettin Özkan’ın katılımıyla gerçekleştirildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Akhisar Kaymakamlığı öncülüğünde, Akhisarlı iş insanları tarafından hazırlanan ve İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen projenin tanıtım toplantısında, bağımlılıkla mücadelede toplumsal seferberliğin önemi vurgulandı.</p>

<h3>Vali Özkan: "En Önemli Unsur Talebin Azaltılmasıdır"</h3>

<p>Toplantıda konuşan Manisa Valisi Vahdettin Özkan, kamu hizmetlerinin temel amacının esenlik, güvenlik ve genel sağlığın korunması olduğunu belirtti. Günümüzde uyuşturucu ve zararlı maddelerle mücadelenin en öncelikli kamu sağlığı ve güvenlik meselesi haline geldiğine dikkat çeken Vali Özkan, bu mücadelenin sadece kolluk kuvvetlerinin omuzlarına bırakılamayacağını ifade etti.</p>

<p>Vali Özkan, bağımlılıkla topyekun mücadele edilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Zararlı maddelerle mücadelede arzla mücadele, tedavi ve rehabilitasyon süreçleri kadar en önemli unsurlardan biri de talebin azaltılmasıdır. Bu noktada eğitim, farkındalık ve toplumsal bilinçlendirme çalışmaları hayati bir önem taşıyor. Dijitalleşme ve internet ortamı, çocuklarımızın bu risklerle daha erken yaşta karşılaşmasına neden oluyor. Bu yüzden koruyucu ve önleyici çalışmaları merkeze almalıyız."</p>
</blockquote>

<h3>Öğretmenler ve Aileler Rehber Olacak</h3>

<p>Eğitim kurumlarının bu mücadelenin tam kalbinde yer aldığını dile getiren Vali Özkan, öğretmenlerin sadece akademik değil, aynı zamanda birer rehber olarak da kritik bir rol üstlendiğini söyledi. Özkan, "Her öğretmen, kendi öğrencisi ve ailesi için bir rehber niteliğinde olmalıdır" diyerek yerel ve ulusal eylem planlarının sahada aktif şekilde uygulanmasının önemine değindi.</p>

<h3>Projenin Hedefleri ve Yol Haritası</h3>

<p>13-24 yaş aralığındaki gençleri kapsayan "Bağımsız Yaşam, Güvenli Yarınlar" projesi, çok boyutlu ve bilimsel bir yaklaşımla yürütülecek. Projede öne çıkan yol haritası ise şu şekilde belirlendi:</p>

<p><img alt="Vali Vahdettin Özkan Akhisar'da " ba="" height="381" src="https://images.manisahaberajansi.com/uploads/2026/06/dsc-9967jpg-6a3140ba1a2e6.jpg" width="572" /></p>

<ul>
	<li>
	<p><b>13-18 Yaş Grubu:</b> Bu yaş aralığındaki çocuklarda koruyucu ve önleyici çalışmalar ön planda tutulacak, risk analizleri doğrultusunda erken dönem tespitleri yapılacak.</p>
	</li>
	<li>
	<p><img alt="Vali Vahdettin Özkan Akhisar'da " ba="" height="363" src="https://images.manisahaberajansi.com/uploads/2026/06/dsc-9960jpg-6a3140debb49f.jpg" width="545" /></p>
	</li>
	<li>
	<p><b>18-24 Yaş Grubu:</b> Gençlerin bağımlılık risklerinden uzak tutulmasının yanı sıra kariyer planlama, mesleki gelişim ve istihdam odaklı faaliyetlerle iş hayatına erişimleri kolaylaştırılacak.</p>
	</li>
	<li>
	<p><img alt="Vali Vahdettin Özkan Akhisar'da " ba="" height="319" src="https://images.manisahaberajansi.com/uploads/2026/06/dsc-9827jpg-6a3140f48a5f4.jpg" width="479" /></p>
	</li>
	<li>
	<p><b>Hizmet İçi Eğitimler:</b> Projede aktif görev alacak rehber öğretmenler, bilimsel ölçme ve değerlendirme süreçlerinde yetkinlik kazanmaları amacıyla özel hizmet içi eğitimlerden geçirilecek.</p>
	</li>
</ul>

<p>Törenin sonunda, projeye katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür eden Vali Özkan'ın konuşmasının ardından proje tanıtım sunumu yapıldı. Program, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi AMATEM bünyesinde görevli Psikolog Serkan Bozkurt’un “Bağımlılıkta Risk Faktörleri” konulu semineri ile sona erdi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.manisahaberajansi.com/media/2026/06/vali-vahdettin-ozkan-akhisarda-bagimsiz-yasam-guvenli-yarinlar-projesini-baslatt_6a313ff4763d4.jpg</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Fatih AKOVA</author>
                <link>https://www.manisahaberajansi.com/vali-vahdettin-ozkan-akhisarda-bagimsiz-yasam-guvenli-yarinlar-projesini-baslatti/90467</link>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 15:17:09 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Yunusemre Belediyesi Personeline İlkyardım Eğitimi</title>
                                    <description>Yunusemre Belediyesi personeli, iş sağlığı ve güvenliği kapsamında düzenlenen ilkyardım eğitiminde teorik ve uygulamalı derslerle acil durumlara doğru müdahale yöntemlerini öğrendi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><span>6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelikler kapsamında belirli sayıda personelin ilkyardım sertifikasına sahip olmasının zorunlu olması nedeniyle Yunusemre Belediyesi tarafından ilkyardım eğitimi programı düzenlendi.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><img alt="Yunusemre Belediyesi Personeline İlkyardım Eğitimi" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="641" src="https://images.manisahaberajansi.com/uploads/2026/06/0182-6a302ef31504e.jpg" width="481" /></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Yunusemre Belediyesi Ana Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen eğitimlere belediyenin farklı birimlerinde görev yapan personeller katıldı. Manisa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından görevlendirilen uzman eğitmenler tarafından verilen programda, katılımcılara ilkyardım konusunda kapsamlı teorik bilgiler aktarıldı.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Eğitimin uygulamalı bölümünde ise acil durumlarda yapılması gereken doğru müdahale yöntemleri anlatıldı. Temel yaşam desteği, solunum yolu tıkanıklıkları, kanamalar, yaralanmalar ve çeşitli acil sağlık durumlarında uygulanacak ilk müdahaleler uygulamalı olarak gösterildi.</span></p>

<p><span>Yetkililer, eğitimlerin çalışanların olası acil durumlara karşı bilinçlenmesini sağlamak ve iş yerinde güvenli çalışma kültürünü güçlendirmek açısından önemli olduğunu belirtti.</span></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.manisahaberajansi.com/media/2026/06/yunusemre-belediyesi-personeline-ilkyardim-egitimi_6a302e8c502e9.jpg</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Leyla Aydın</author>
                <link>https://www.manisahaberajansi.com/yunusemre-belediyesi-personeline-ilkyardim-egitimi/90452</link>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 19:48:43 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Akhisar Devlet Hastanesi’nde Sağlık Çalışanları ve Bağışçılara Anlamlı Vefa</title>
                                    <description>Akhisar Mustafa Kirazoğlu Devlet Hastanesi Geliştirme ve Yaşatma Derneği tarafından düzenlenen törende, hastaneye katkı sunan bağış gönüllüleri ile yılın sağlık çalışanları plaketle ödüllendirildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><span>Akhisar Mustafa Kirazoğlu Devlet Hastanesi Geliştirme ve Yaşatma Derneği tarafından düzenlenen anlamlı törende, hastanenin gelişimine katkı sağlayan bağış gönüllüleri ile özverili çalışmalarıyla öne çıkan sağlık personelleri ödüllendirildi.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><img alt="Akhisar Devlet Hastanesi’nde Sağlık Çalışanları ve Bağışçılara Anlamlı Vefa" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="428" src="https://images.manisahaberajansi.com/uploads/2026/06/723208619-1630756552390932-5132165690549710967-n-6a2c3b6f3b04f.jpg" width="570" /></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Törene Hastane Başhekimi Hamza Bambal ile hastane idari yönetimi katılırken, sağlık hizmetlerinin kalitesine katkı sunan çalışanlar ve destekçiler bir araya geldi.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Program kapsamında yılın sağlık çalışanları da plaketle onurlandırıldı. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Deniz Ünaldı “Yılın Doktoru”, hemşire Özlem Aras ise “Yılın Hemşiresi” seçilerek ödüllerini aldı.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><img alt="Akhisar Devlet Hastanesi’nde Sağlık Çalışanları ve Bağışçılara Anlamlı Vefa" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="325" src="https://images.manisahaberajansi.com/uploads/2026/06/720226950-1630756392390948-2522152190311533954-n-6a2c3b86c0fcf.jpg" width="554" /></p>

<h3><span>Hastaneye Katkı Sunan İsimler Unutulmadı</span></h3>

<p class="isSelectedEnd"><span>Törende, hastanenin gelişimine ve hizmet kapasitesinin artırılmasına destek veren kişi ve kuruluşlara da teşekkür edildi. Dernek Başkanı Hasan Kirazoğlu, Sami Karaoğlan, oda yönetim kurulu üyeleri ve bağış gönüllülerine katkılarından dolayı teşekkür plaketleri takdim edildi.</span></p>

<h3><span>Başhekim Bambal’dan Teşekkür</span></h3>

<p class="isSelectedEnd"><span>Törende konuşan Başhekim Hamza Bambal, sağlık hizmetlerinin daha ileri seviyelere taşınmasında toplum desteğinin önemli bir rol üstlendiğini belirterek, hastaneye katkı sağlayan tüm kişi ve kurumlara teşekkür etti.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Bambal, sağlık çalışanlarının fedakâr çalışmalarının da her türlü takdiri hak ettiğini ifade ederek, ödül alan personeli tebrik etti.</span></p>

<p><span>Program, plaketlerin verilmesi ve hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.</span></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.manisahaberajansi.com/media/2026/06/akhisar-devlet-hastanesinde-saglik-calisanlari-ve-bagiscilara-anlamli-vefa_6a2c3b4d690d4.jpg</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Leyla Aydın</author>
                <link>https://www.manisahaberajansi.com/akhisar-devlet-hastanesinde-saglik-calisanlari-ve-bagiscilara-anlamli-vefa/90424</link>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 20:00:24 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Şehzadeler Belediyesi ile Yeşilay’dan Bağımlılıkla Mücadelede Güç Birliği</title>
                                    <description>Şehzadeler Belediyesi Bağımlılıkla Mücadele Komisyonu ile Yeşilay temsilcileri bir araya geldi. Toplantıda, çocuk ve gençlerin sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmasına yönelik projeler, sporun bağımlılıkla mücadeledeki rolü ve kurumlar arası iş birliği konuları ele alındı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><span>Şehzadeler Belediyesi Bağımlılıkla Mücadele Komisyonu toplantısı, Komisyon Başkanı Gökay Budak’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıya Manisa Yeşilay Spor Kulübü Başkanı Salih Fulcun ile komisyon üyeleri katıldı.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><img alt="Şehzadeler Belediyesi ile Yeşilay’dan Bağımlılıkla Mücadelede Güç Birliği" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="359" src="https://images.manisahaberajansi.com/uploads/2026/06/shz-0223-6a2bf74f3f0be.jpg" width="539" /></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Toplantıda, Şehzadeler Belediyesi Spor Okulları bünyesinde eğitim alan öğrencilere yönelik yürütülen çalışmalar değerlendirilirken, spor alanında geliştirilebilecek yeni iş birliği fırsatları da masaya yatırıldı.</span></p>

<h3><span>Sporun Bağımlılıkla Mücadeledeki Rolü Ele Alındı</span></h3>

<p class="isSelectedEnd"><span>Çocukların ve gençlerin sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmasına yönelik projelerin görüşüldüğü toplantıda, sporun bağımlılıkla mücadelede önemli bir araç olduğu vurgulandı.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Katılımcılar, gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak tutulması ve sporla iç içe bir yaşam sürdürmelerinin teşvik edilmesi amacıyla yapılabilecek ortak çalışmalar üzerine fikir alışverişinde bulundu.</span></p>

<h3><span>YEDAM Çalışmaları Hakkında Bilgilendirme</span></h3>

<p class="isSelectedEnd"><span>Toplantıda ayrıca, Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) tarafından yürütülen faaliyetler hakkında komisyon üyelerine bilgi verildi.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan ekran ve teknoloji bağımlılığıyla mücadele kapsamında uygulanan danışmanlık hizmetleri, tedavi süreçleri ve farkındalık çalışmaları hakkında detaylı sunum yapıldı.</span></p>

<h3><span>Sigarasız Spor Alanları Gündemde</span></h3>

<p class="isSelectedEnd"><span>Görüşmelerde spor müsabakalarının gerçekleştirildiği stadyum ve benzeri alanlarda sigara kullanımının önlenmesine yönelik atılabilecek adımlar da değerlendirildi.</span></p>

<p><span>Toplantının sonunda, sporun ve sağlıklı yaşam kültürünün toplumda daha geniş kitlelere ulaştırılması amacıyla kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi konusunda görüş birliğine varıldı.</span></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.manisahaberajansi.com/media/2026/06/sehzadeler-belediyesi-ile-yesilaydan-bagimlilikla-mucadelede-guc-birligi_6a2bf6c9f3148.jpg</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Leyla Aydın</author>
                <link>https://www.manisahaberajansi.com/sehzadeler-belediyesi-ile-yesilaydan-bagimlilikla-mucadelede-guc-birligi/90412</link>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 15:06:20 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Manisa’da Yeşilay ve Ziraat Katılım İş Birliği: “Bağımsız Kart” Tanıtıldı</title>
                                    <description>Yeşilay Manisa Şubesi ile Ziraat Katılım Bankası iş birliğinde hayata geçirilen “Bağımsız Kart”, düzenlenen tanıtım toplantısıyla kamuoyuna tanıtıldı. Proje kapsamında 12 yaş ve üzerindeki çocuklar ile gençlerin zararlı alışkanlıklardan uzak tutulması ve güvenli alışveriş yapabilmeleri hedefleniyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><span>Yeşilay Manisa Şubesi ile Ziraat Katılım Bankası iş birliğinde hayata geçirilen “Bağımsız Kart”, düzenlenen tanıtım toplantısıyla kamuoyuna tanıtıldı. Proje kapsamında 12 yaş ve üzerindeki çocuklar ile gençlerin zararlı alışkanlıklardan uzak tutulması ve güvenli alışveriş yapabilmeleri hedefleniyor.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><img alt="Manisa’da Yeşilay ve Ziraat Katılım İş Birliği: “Bağımsız Kart” Tanıtıldı" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="350" src="https://images.manisahaberajansi.com/uploads/2026/06/basliksiz-6a2ad8810fa6f.jpg" width="525" /></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Ailelerin çocuklarının harcamalarını daha güvenli şekilde takip edebilmesine imkân sağlayan kartın en dikkat çekici özelliği ise alkol, tütün ve benzeri zararlı ürünlerin satışında kullanılamıyor olması.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Tanıtım toplantısında konuşan Yeşilay Manisa Şube Başkanı Barış Kamiloğlu, kartın gençlerin sağlıklı ve bağımsız bir geleceğe hazırlanmasına katkı sağlayacağını belirterek, “Bu kartta alkol, tütün ve benzeri zararlı maddelerin geçişi olmayacak. Ailelerimiz çocuklarına bu ek kartı güvenle teslim edebilecek. Gençlerimiz kötü alışkanlıklardan uzak, bağımsız bir geleceğe adım atarken güvenli alışverişin de keyfini yaşayacak.” dedi.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><img alt="Manisa’da Yeşilay ve Ziraat Katılım İş Birliği: “Bağımsız Kart” Tanıtıldı" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="384" src="https://images.manisahaberajansi.com/uploads/2026/06/basliksiz-6a2ad90ea2520.jpg" width="576" /></p>

<h3><span>Hem Güvenli Alışveriş Hem Sosyal Katkı</span></h3>

<p class="isSelectedEnd"><span>Proje kapsamında 12 yaş ve üzerindeki çocuklar ile gençler karttan yararlanabilecek. Başvurular ise Ziraat Katılım şubeleri aracılığıyla gerçekleştirilebilecek.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Yapılan iş birliği protokolüne göre Ziraat Katılım, kart kullanımından elde edilen belirli orandaki gelir payından feragat ederek bu tutarı Yeşilay’a bağış olarak aktaracak. Böylece kart kullanıcıları alışveriş yaparken aynı zamanda Yeşilay’ın bağımlılıkla mücadele çalışmalarına da katkı sunmuş olacak.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><img alt="Manisa’da Yeşilay ve Ziraat Katılım İş Birliği: “Bağımsız Kart” Tanıtıldı" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="382" src="https://images.manisahaberajansi.com/uploads/2026/06/basliksiz-6a2ad95764e32.jpg" width="574" /></p>

<h3><span>“Bağımlılıkla Mücadelede Çalışmalarımızı Artırıyoruz”</span></h3>

<p class="isSelectedEnd"><span>Şube Başkanı Barış Kamiloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen “Bağımsızlık Yılı”na da dikkat çekerek, Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç’in öncülüğünde Manisa’daki faaliyetlerini artırarak sürdürdüklerini ifade etti.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Kamiloğlu, “Bağımsız Kart” projesinin gençlerin korunması ve bağımlılıkla mücadele konusunda önemli bir adım olduğunu belirterek uygulamanın Manisa’ya hayırlı olmasını temenni etti.</span></p>

<p><span>Tanıtım toplantısına Yeşilay Manisa Şube Başkanı Barış Kamiloğlu’nun yanı sıra Ziraat Katılım Şube Müdürü Selman Duysak ve Ziraat Katılım Bireysel Portföy Yetkilisi Mehmet Demir de katıldı.</span></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.manisahaberajansi.com/media/2026/06/manisada-yesilay-ve-ziraat-katilim-is-birligi-bagimsiz-kart-tanitildi_6a2ad7e3a9dae.jpg</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Leyla Aydın</author>
                <link>https://www.manisahaberajansi.com/manisada-yesilay-ve-ziraat-katilim-is-birligi-bagimsiz-kart-tanitildi/90402</link>
                <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 18:41:09 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Manisa Şehir Hastanesi’nde Migren Botoksu Tedavisi Uygulanmaya Başlandı</title>
                                    <description>Manisa Şehir Hastanesi Nöroloji Kliniği’nde migren hastalarına yönelik &quot;Migren Botoksu&quot; tedavisi uygulanmaya başlandı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Nöroloji Uzmanı Dr. Zeynep Zerrin Göz, tedavinin kronik migren hastalarında atakların sıklığını ve şiddetini azaltmaya yardımcı olduğunu belirtti.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><span>Manisa Şehir Hastanesi Nöroloji Kliniği’nde migren hastalarına yönelik "Migren Botoksu" tedavisi uygulanmaya başlandı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Nöroloji Uzmanı Dr. Zeynep Zerrin Göz, tedavinin kronik migren hastalarında atakların sıklığını ve şiddetini azaltmaya yardımcı olduğunu belirtti.</span></p>

<h2><span>Migren Ataklarının Şiddetini ve Sıklığını Azaltıyor</span></h2>

<p class="isSelectedEnd"><span>Migren botoksu uygulamasında alın, şakaklar, ense, boyun ve omuz bölgelerindeki küçük kas gruplarına düşük dozlarda enjeksiyon yapıldığını ifade eden Uzm. Dr. Zeynep Zerrin Göz, işlemin kısa sürede tamamlandığını ve hastaların aynı gün günlük yaşamlarına dönebildiğini söyledi.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Tedavinin etkisinin birkaç hafta içerisinde ortaya çıktığını belirten Göz, uygulamanın yaklaşık 12 hafta boyunca etkisini sürdürdüğünü kaydetti.</span></p>

<h2><span>“Migreni Tamamen Ortadan Kaldırmaz”</span></h2>

<p class="isSelectedEnd"><span>Migren botoksunun migreni tamamen ortadan kaldıran bir yöntem olmadığını vurgulayan Göz, tedavi sonrasında migren ataklarının süresi, sıklığı ve şiddetinde belirgin azalma görülebildiğini ifade etti.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Tedaviye verilen yanıta göre uygulamanın tekrarlanabileceğini belirten Göz, her hastanın tedavi planının bireysel olarak değerlendirildiğini söyledi.</span></p>

<h2><span>Her Baş Ağrısı Migren Değil</span></h2>

<p class="isSelectedEnd"><span>Uzmanlar, her baş ağrısının migren kaynaklı olmadığını ve her migren hastasının da botoks tedavisi için uygun aday olmayabileceğini belirtiyor. Bu nedenle migren botoksu uygulamasının ancak uzman nöroloji hekimi değerlendirmesi sonrasında planlanması gerektiğine dikkat çekiliyor.</span></p>

<h2><span>Nöroloji Polikliniklerinden Bilgi Alınabilecek</span></h2>

<p class="isSelectedEnd"><span>Manisa Şehir Hastanesi yetkilileri, migren nedeniyle yaşam kalitesi olumsuz etkilenen vatandaşların nöroloji polikliniklerine başvurarak tedavi hakkında detaylı bilgi alabileceklerini belirtti.</span></p>

<p><span>Uzmanlar, uygun tedavi yöntemleriyle migren hastalarının yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabileceğini vurguluyor.</span></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.manisahaberajansi.com/media/2026/06/manisa-sehir-hastanesinde-migren-botoksu-tedavisi-uygulanmaya-baslandi_6a292018729ff.jpg</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Leyla Aydın</author>
                <link>https://www.manisahaberajansi.com/manisa-sehir-hastanesinde-migren-botoksu-tedavisi-uygulanmaya-baslandi/90368</link>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 11:26:07 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Manisa İl Sağlık Müdürlüğü&#039;nden Kritik Kurban Bayramı Uyarısı</title>
                                    <description>Manisa İl Sağlık Müdürlüğü, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde kurban kesim hijyeni, etin doğru saklanması ve sağlıklı beslenme kuralları hakkında Manisalılara önemli uyarılarda bulundu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı'nın yaklaşmasıyla birlikte hayvan temasının ve et tüketiminin artacak olması, sağlık ve hijyen kurallarını yeniden gündeme getirdi. Manisa İl Sağlık Müdürlüğü, vatandaşların bayramı huzurlu ve sağlıklı geçirebilmesi için bulaşıcı hastalıklara ve yanlış beslenme alışkanlıklarına karşı dikkatli olmaları çağrısında bulundu.</p>

<h2>Bulaşıcı Hastalıklara Karşı Kesim Hijyeni Şart</h2>

<p>Kurbanlıkların naklinden etlerin tüketimine kadar geçen tüm süreçte hijyen kurallarına tavizsiz uyulması gerektiğini belirten Bulaşıcı Hastalıklar Birim Sorumlusu Uzm. Dr. Cevriye Ceyda Karabulut, kesim işlemlerinin sadece yetkili mercilerce belirlenen alanlarda yapılması gerektiğini hatırlattı.</p>

<p>Dr. Karabulut, halk sağlığını korumak adına dikkat edilmesi gereken hususları şöyle sıraladı:</p>

<ul>
	<li>
	<p>Hayvanların kan, çıkartı ve dokularına çıplak elle temas edilmemelidir.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Kesim sırasında mutlaka eldiven ve önlük gibi kişisel koruyucu ekipmanlar kullanılmalıdır.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Olası bir temas durumunda eller bol su ve sabunla iyice yıkanmalıdır.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Kesim sonrası ortaya çıkan kan, mide ve bağırsak içerikleri çevreye veya akarsulara kesinlikle dökülmemelidir.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Hastalıklı veya kistli organlar kedi ve köpeklere yedirilmemeli, derin çukurlara gömülerek bertaraf edilmelidir.</p>
	</li>
</ul>

<h2>Kronik Hastalar ve Sindirim Problemi Yaşayanlar Dikkat</h2>

<p>Kurban Bayramı’nda artan kırmızı et, tatlı ve hamur işi tüketimine karşı uyarılarda bulunan İl Sağlık Müdürlüğü Diyetisyeni Burcu Bayraktar Yücefaydalı, sağlıklı bireylerin dahi porsiyon kontrolüne dikkat etmesi gerektiğini vurguladı. Kırmızı etin protein, vitamin ve mineral açısından son derece zengin olduğunu ancak yüksek oranda doymuş yağ ve kolesterol içerdiğini belirten Yücefaydalı, kalp-damar, diyabet ve tansiyon hastalarının yağsız etleri tercih etmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yeni kesilmiş etlerin sindiriminin oldukça zor olduğunu ifade eden Yücefaydalı, sindirim ve mide-bağırsak rahatsızlığı olan vatandaşların kurban etini hemen tüketmemesi, eti buzdolabında uygun süre dinlendirdikten sonra yemesi gerektiğini hatırlattı. Ayrıca, yüksek kolesterol ve kalp-damar riski taşıyanların bayramda artan sakatat tüketiminden uzak durması tavsiye edildi.</p>

<h2>Etin Pişirilmesi ve Saklanmasında Altın Kurallar</h2>

<p>Diyetisyen Yücefaydalı, etin tüketim miktarı kadar pişirme ve saklama koşullarının da sağlık açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek şu önerilerde bulundu:</p>

<ul>
	<li>
	<p><b>Pişirme Yöntemi:</b> Kızartma yerine haşlama ve ızgara yöntemleri tercih edilmeli. Etler kendi yağıyla pişirilmeli, ilave kuyruk yağı veya tereyağı eklenmemeli.</p>
	</li>
	<li>
	<p><b>Ateşle Temas:</b> Etler kömürleşecek kadar uzun süre yüksek ısıya maruz bırakılmamalı; bu durum kanserojen maddelerin oluşumuna yol açabilir. Etin iç sıcaklığı en az <b>75°C</b>'ye ulaşmalı ve çiğ ya da az pişmiş tüketilmemeli.</p>
	</li>
	<li>
	<p><b>Saklama Koşulları:</b> Etler büyük parçalar halinde değil, birer yemeklik küçük porsiyonlara ayrılarak buzdolabı poşetlerinde saklanmalı.</p>
	</li>
	<li>
	<p><b>Muhafaza Süresi:</b> Hazırlanan etler buzlukta <b>-2°C</b>'de birkaç hafta, derin dondurucuda ise <b>-18°C</b>'de 3-4 ay güvenle muhafaza edilebilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><b>Çözdürme İşlemi:</b> Dondurulmuş et oda sıcaklığında, tezgah üzerinde değil, sağlık açısından buzdolabının alt rafında çözdürülmeli ve çözünen et kesinlikle tekrar dondurulmamalı.</p>
	</li>
</ul>

<p>Bayram boyunca beslenme dengesinin korunması adına kahvaltının atlanmaması ve etin yanında mutlaka C vitamini yönünden zengin sebze, salata ve meyve tüketilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, bol su içilmesinin önemine dikkat çekti. Ayrıca, çapraz bulaşmayı önlemek için çiğ et doğranan kesme tahtalarında sebze ve meyve doğranmaması gerektiği özellikle vurgulandı.</p>

<figure class="image-captioned shadow-sm h-auto max-w-full mx-auto"><img alt="Manisa İl Sağlık Müdürlüğü'nden Kritik Kurban Bayramı Uyarısı" height="800" src="https://www.manisahaberajansi.com/images/uploads/2026/05/dyt-burcu-bayraktar-yuceulu-6a140e332b3dc.jpg" width="1200" />
<figcaption>Dyt. Burcu  Bayraktar Yüceulu</figcaption>
</figure>

<figure class="image-captioned shadow-sm h-auto max-w-full mx-auto"><img alt="Manisa İl Sağlık Müdürlüğü'nden Kritik Kurban Bayramı Uyarısı" height="800" src="https://www.manisahaberajansi.com/images/uploads/2026/05/uzm-dr-cevriye-ceyda-karabulut-6a140e3bcf77e.jpg" width="1200" />
<figcaption>Uzm. Dr.  Cevriye Ceyda KARABULUT</figcaption>
</figure>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.manisahaberajansi.com/media/2026/05/manisa-il-saglik-mudurlugunden-kritik-kurban-bayrami-uyarisi_6a140e23366a8.jpg</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Haber Merkezi</author>
                <link>https://www.manisahaberajansi.com/manisa-il-saglik-mudurlugunden-kritik-kurban-bayrami-uyarisi/90186</link>
                <pubDate>Mon, 25 May 2026 11:52:32 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜRK AKADEMİSYEN PROF. DR. MUSTAFA GÜZEL’DEN KÜRESEL HİZMET</title>
                                    <description>Derman olmanın hırstan çok daha büyük bir haz olduğunu gösteren, samimi bir başarı hikayesi</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa’lı bilim insanı Prof Dr Mustafa Güzel, 33 yıllık Amerika kariyerine 12.000 molekül sığdırmış, şu an FDA’de ilaç denetleyen bir Türk bilim insanı. "Ülkeme borcum var" diyerek Türkiye’ye döndüğü dönemde, yerli korona ilacını sadece 40 günde ekibiyle beraber sentezlemeyi başardı. Ancak başarısı, "Bu ilacı biz yapmadık, Çin'den hazır getirdik" diyen ağır asılsız şikayetlerle gölgelenmek istendi.</p>

<p><img alt="" height="640" src="https://www.manisahaberajansi.com/images/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-23-at-124126-6a117b2ab7765.jpeg" width="640" /></p>

<p>Prof Dr Mustafa Güzel , Babalar Günü'nde bile çocuklarını görmeden laboratuvarda sabahlayarak, o formülü kendi elleriyle nasıl var ettiğini tek tek kanıtladı. Milyon dolarlık projelerin değil, iyileşen bir teyzenin "Allah razı olsun" duasının peşinden giden bir "toprağa dönüş" hikayesi.<br />
O dönem İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof Dr. Dr. Mustafa Güzel ve ekibi ile Atabay Kimya Firması tarafından sentezlenip ruhsatlandırma aşamasına gelen yerli sentez ilacın ilk numunesi Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’a sunulmuştu.</p>

<p><img alt="" height="675" src="https://www.manisahaberajansi.com/images/uploads/2026/05/varank-6a117c67604a8.jpg" width="1200" /></p>

<p>Bakan Varank, “Yerli ve milli olarak kendi sentezimizle geliştirilmiş çok önemli bir ilacı üretmiş olduk. Ruhsatlandırma aşamasına gelmiş olması bizim açımızdan hem mutluluk hem de gurur verici.” dedi.<br />
Türk mühendisleri tarafından rekor hızda üretilerek dünyaya ihraç edilen yerli yoğun bakım solunum cihazının ardından yeni bir başarı hikayesi daha yazıldı. Favipiravir isimli ilacın yerli sentezi,<br />
Prof Dr. Mustafa Güzel ve Zeynep Atabay Taşkent’in koordinasyonunda 32 kişilik ekip tarafından 40 gün gibi kısa bir sürede üretildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Hekimlerimizin COVID-19 hastalığı tedavisinde etkin şekilde kullandığı Favipiravir isimli ilacı TÜBİTAK COVID-19 Türkiye Platformu çatısı altında çalışan bilim insanlarımız kendi sentezimizle üretmeyi başardı.” ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p><strong>HABER: Selami ÇELEBİ</strong></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.manisahaberajansi.com/media/2026/05/turk-akademisyen-prof-dr-mustafa-guzelden-kuresel-hizmet_6a117cdd63a94.jpg</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>ŞEYDA GÖKTEN</author>
                <link>https://www.manisahaberajansi.com/turk-akademisyen-prof-dr-mustafa-guzelden-kuresel-hizmet/90168</link>
                <pubDate>Sat, 23 May 2026 12:53:02 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzman İsimden Uyarı: Çocuklarda Kalp Krizi Görülür Mü?</title>
                                    <description>Manisa Şehir Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Hekimi Uzm. Dr. Yunus Emre Sarı, son günlerde medyada yer alan çocuklarda kalp krizi haberlerine açıklık getirdi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde çeşitli medya organlarında ve sosyal medya platformlarında sıkça gündeme gelen çocuklarda kalp krizi vakaları, ebeveynler arasında büyük bir endişeye yol açtı. Ailelerin bu kaygılarını gidermek ve konuya bilimsel bir bakış açısı getirmek amacıyla Manisa Şehir Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Hekimi Uzman Doktor Yunus Emre Sarı önemli açıklamalarda bulundu. Toplumun doğru bilgilendirilmesi hedefiyle hazırlanan raporda, çocuklarda karşılaşılan kalp rahatsızlıklarının yetişkinlerdeki kalp krizi tablolarından oldukça farklı olduğu vurgulandı. Medyada yer alan haberlerin eksik veya yanlış yorumlanabildiğine dikkat çeken Uzman Doktor Sarı, ebeveynleri paniğe kapılmamaları konusunda uyardı.</p>

<h2>Erişkin Tipi Kalp Krizi Çocukluk Çağında Beklenmiyor</h2>

<p>Tıbbi literatürde miyokard enfarktüsü olarak adlandırılan kalp krizi, genellikle kalbi besleyen koroner damarların çeşitli nedenlerle tıkanması sonucunda meydana geliyor. Yetişkin bireylerde oldukça sık rastlanan bu tehlikeli durum, büyük oranda halk arasında damar sertliği olarak bilinen ateroskleroz hastalığının bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Uzman Doktor Yunus Emre Sarı, çocukluk çağında bu mekanizmayla gelişen klasik anlamdaki kalp krizinin son derece nadir görüldüğünün altını çizdi. Bu bağlamda, kamuoyuna yansıyan her kalp krizi ifadesinin tıbbi gerçeklikte yetişkinlerdeki damar tıkanıklığına bağlı krizlerle aynı anlama gelmediği ifade edildi.</p>

<p><img alt="Uzman İsimden Uyarı: Çocuklarda Kalp Krizi Görülür Mü?" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="667" src="https://www.manisahaberajansi.com/images/uploads/2026/05/img-4766-6a0af1d4e4029.webp" width="1200" /></p>

<h3>Kalple İlgili Ani ve Ciddi Durumların Nedenleri</h3>

<p>Çocuklarda erişkin tipi kalp krizinin nadir görülmesi, kalple ilgili ciddi sorunların hiç yaşanmayacağı anlamına gelmiyor. Uzman hekim, çocukluk döneminde aniden ortaya çıkabilen ve hayati risk taşıyan durumların genellikle farklı mekanizmalarla geliştiğini belirtti. Ritim bozuklukları, kalp kasını etkileyen hastalıklar, doğuştan gelen yapısal kalp anomalileri, miyokardit olarak bilinen kalp kası iltihaplanmaları ve koroner damarlara etki eden özel sendromlar çocuklarda ciddi klinik tablolar yaratabiliyor. Bu rahatsızlıkların belirtileri zaman zaman kalp krizi ile karıştırılabiliyor ve medyada yanlış terminolojiyle servis edilebiliyor.</p>

<p><img alt="Uzman İsimden Uyarı: Çocuklarda Kalp Krizi Görülür Mü?" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="680" src="https://www.manisahaberajansi.com/images/uploads/2026/05/img-4768-6a0af1e0269ef.webp" width="1200" /></p>

<h2>Ebeveynler Hangi Belirtileri İhmal Etmemeli?</h2>

<p>Ailelerin bu tür sağlık haberleri karşısında paniğe kapılmak yerine bilinçli hareket etmesi büyük önem taşıyor. Özellikle sosyal medya üzerinden yayılan, uzmanlık alanı dışındaki kişilerin yaptığı yorumların dikkate alınmaması gerektiği belirtiliyor. Manisa Şehir Hastanesi hekimlerinden Uzman Doktor Sarı, çocuklarda görülebilecek bazı kritik belirtilerin kesinlikle göz ardı edilmemesi gerektiğini hatırlattı. Çocukta fiziksel efor sarf ederken veya egzersiz sırasında ortaya çıkan göğüs ağrısı, bayılma durumu, tekrarlayan ve rahatsız edici çarpıntı hissi, ciltte morarma, açıklanamayan nefes darlığı ve yaşıtlarına göre çok daha çabuk yorulma gibi şikayetler tehlike işareti olabiliyor. Ayrıca, ailede genç yaşta ani ölüm öyküsü veya bilinen bir kalp hastalığı varsa zaman kaybetmeden tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna başvurulması hayati önem taşıyor.</p>

<p><img alt="Uzman İsimden Uyarı: Çocuklarda Kalp Krizi Görülür Mü?" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="669" src="https://www.manisahaberajansi.com/images/uploads/2026/05/img-4770-6a0af1f20dfc5.webp" width="1200" /></p>

<h3>Erken Tanı Hayat Kurtarıyor</h3>

<p>Çocukluk döneminde karşılaşılan kalp hastalıklarının çok büyük bir bölümü, düzenli doktor kontrolleri ve erken tanı sayesinde güvenli bir şekilde tedavi edilip yönetilebiliyor. Ailelerin rutin sağlık taramalarını aksatmamaları, şüpheli bir semptom gözlemlediklerinde vakit kaybetmeden uzman bir çocuk hekimine veya çocuk kardiyolojisi uzmanına başvurmaları gerekiyor. Uzmanlar, korkutucu ve kaygı verici haberler karşısında ebeveynlerin soğukkanlılıklarını koruyarak çocuklarının sağlık takiplerini bilimsel yöntemlerle sürdürmelerinin en doğru yaklaşım olduğunu ifade ediyor.</p>

<p><img alt="Uzman İsimden Uyarı: Çocuklarda Kalp Krizi Görülür Mü?" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="900" src="https://www.manisahaberajansi.com/images/uploads/2026/05/img-4772jpg-6a0af202d1c16.jpeg" width="1200" /></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.manisahaberajansi.com/media/2026/05/uzman-isimden-uyari-cocuklarda-kalp-krizi-gorulur-mu_6a0af1c5b1a0b.png</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Haber Merkezi</author>
                <link>https://www.manisahaberajansi.com/uzman-isimden-uyari-cocuklarda-kalp-krizi-gorulur-mu/90118</link>
                <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:01:57 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Manisa&#039;da Kapalı Yöntemle Böbrek Ameliyatı Başarısı</title>
                                    <description>Manisa Şehir Hastanesi Üroloji Kliniği&#039;nde uygulanan kapalı cerrahi yöntemiyle, çalışmayan böbreği alınan hasta kısa sürede sağlığına kavuştu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Şehir Hastanesi, modern tıp uygulamalarıyla sağlık alanında adından söz ettirmeye devam ediyor. Hastanenin Üroloji Kliniği bünyesinde gerçekleştirilen kapalı (laparoskopik) cerrahi operasyonları, hastalara konforlu bir iyileşme süreci sunuyor. Son olarak, sağ tarafında şiddetli ağrı şikayetiyle hastaneye başvuran ve sağ böbreğinin işlevini yitirdiği (atrofi) tespit edilen Havva Ulukan isimli hasta, kapalı yöntemle gerçekleştirilen nefrektomi (böbrek alınması) ameliyatının ardından hızla sağlığına kavuştu.</p>

<h2>Kapalı Cerrahi ile Hızlı ve Konforlu İyileşme</h2>

<p>Üroloji Kliniği hekimlerinden Uzm. Dr. Yunus Erol Bozkurt tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyon, tıp dünyasında "minimal invaziv" olarak bilinen ve hastaya en az hasarı veren yöntemle yapıldı. Uzm. Dr. Bozkurt, ameliyatın küçük kesilerden kamera ve özel cerrahi aletlerle gerçekleştirildiğini ifade etti. Bu yöntemin, açık ameliyatlara kıyasla kanamanın daha az olması, enfeksiyon riskinin düşüklüğü ve hastanın günlük yaşamına çok daha hızlı dönebilmesi gibi ciddi avantajlar sağladığı vurgulandı.</p>

<p>Klinik Sorumlusu Prof. Dr. Bilal-i Habeş Gümüş ise tıptaki gelişmelerin hızına dikkat çekerek, kliniğin laparoskopik cerrahi başta olmak üzere modern tedavi yöntemlerini rutin olarak uyguladığını belirtti. Başarının bir ekip işi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Gümüş, hastane idaresi, hemşireler ve anestezi ekibinin özverili çalışmalarıyla Ege Bölgesi'nin en güçlü sağlık merkezlerinden biri haline geldiklerini dile getirdi.</p>

<p><img alt="Manisa'da Kapalı Yöntemle Böbrek Ameliyatı Başarısı" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="900" src="https://www.manisahaberajansi.com/images/uploads/2026/05/img-4075-6a06e11f363aa.jpg" width="1200" /></p>

<h3>Akademik Alanda Gelen Üçüncülük Ödülü</h3>

<p>Manisa Şehir Hastanesi'nin bu alandaki pratik başarısı, akademik platformlarda da tescillendi. Uzm. Dr. Yunus Erol Bozkurt'un, hastanede uygulanan laparoskopik ürolojik cerrahiler üzerine hazırladığı çalışma, Antalya’da düzenlenen 9. Minimal İnvaziv Üroloji Kongresi’nde sözlü bildiri olarak sunuldu ve üçüncülük ödülüne layık görüldü. Bu ödül, kliniğin sadece tedavi süreçlerinde değil, bilimsel araştırmalarda da önemli bir ivme yakaladığını gösterdi.</p>

<h2>Ekip Çalışması ve Geniş Kapsamlı Tedavi</h2>

<p>Laparoskopik cerrahinin hastanede gelişmesi sürecini değerlendiren Uzm. Dr. Cemil Öztürk, üroloji alanında yapılabilen pek çok ameliyatı başarıyla uyguladıklarını aktardı. Böbrek alınması, böbrek darlığı, taş çıkarılması ve böbrek tümörü operasyonlarının bu modern yöntemle gerçekleştirildiğini belirten Öztürk, elde edilen başarıların ardında güçlü bir hekim dayanışması olduğunu kaydetti.</p>

<p>Ameliyatların ayrılmaz bir parçası olan Anesteziyoloji ve Reanimasyon Kliniği'nden Uzm. Dr. Hasan Barış Eryılmaz da hastanın genel durumuna en uygun anestezi yöntemini seçtiklerini ifade etti. Hastaların operasyon sürecini en güvenli şekilde geçirmesini amaçladıklarını belirten Eryılmaz, gereksinim duyulmayan hallerde hastaların yoğun bakım yerine doğrudan servise alınarak iyileşme sürecinin hızlandırıldığını söyledi.</p>

<h3>Hastadan Doktorlara Teşekkür</h3>

<p>Sağlığına kavuşan Havva Ulukan ise yaşadığı süreci anlatırken memnuniyetini dile getirdi. Şiddetli ağrılarla hastaneye geldiğini ve ameliyat öncesi büyük bir korku yaşadığını belirten Ulukan, operasyon sonrası hiçbir şikayetinin kalmadığını ifade etti. Kısa sürede ayağa kalktığını vurgulayan Ulukan, operasyonu gerçekleştiren hekimlere ve güler yüzlü hastane personeline teşekkür etti.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.manisahaberajansi.com/media/2026/05/manisada-kapali-yontemle-bobrek-ameliyati-basarisi_6a06e10e0a618_h.jpg</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Haber Merkezi</author>
                <link>https://www.manisahaberajansi.com/manisada-kapali-yontemle-bobrek-ameliyati-basarisi/90080</link>
                <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:59:59 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
