Sis Kırkağaç Kavununun en büyük düşmanı

Yazın hasat edilen kışın depolarda iplere asılarak bekletilerek tüketilen Kırkağaç Kavununa talep artıyor.

Sis Kırkağaç Kavununun en büyük düşmanı

Yazın hasat edilen kışın depolarda iplere asılarak bekletilerek tüketilen Kırkağaç Kavununa talep artıyor.

Sis Kırkağaç Kavununun en büyük düşmanı
23 Aralık 2020 - 20:02

 Deseni, kokusu, tadı ve uzun dayanmasıyla bilinen Kırkağaç Kavununun en büyük düşmanı ise

kış aylarında artan sisli havalar. Sisli havalar depolarda girdiği anda kavuna zarar veriyor, bu da

kavunun hemen tüketilmesine neden oluyor. Kavunların sisli havalardan korunması gerektiğini

söyleyen Kırkağaç Ziraat Odası Başkanı Emin Özarı, “Havalandırması olan, kalorifer ya da klima tesisatı

olan depolarda saklıyoruz. İçeriye sis girmemesi lazım, +14-18 derece sıcaklık olması lazım. Bu

sıcaklığın altına düşecek ve ya üstüne çıkacak olursa kavunlarımız bozulur” dedi.


Manisa’nın Kırkağaç ilçesinde yetiştirilen deseni, kokusu, tadı ve uzun dayanmasıyla ünlenerek coğrafi

işaret alan Kırkağaç kavunları, kış aylarında sofraları süsleyecek. Yaz aylarının son günlerinde hasat

edilen kavunlar evlerin depolarında iplerle asılarak tüketicilere ulaştırılmak üzere bekletiliyor. Hasat

edildiği ilk günkü lezzetini korumasıyla bilinen Kırkağaç kavununa özellikle yılbaşı akşamları için talep

artıyor. 15 Ağustos tarihi itibariyle tarlalardan büyük bir özveriyle toplanan, daha sonra klimalı ve

havalandırma sistemiyle sıcaklığı 14 dereceye ayarlanmış depolara getirilerek tek tek dört bir

yanından bağlanan kavunlar, büyük uğraşlarla tahta direklere asılıyor. Kış ayları için depolarda askıda

kalan kavunlar, şubat ayında bile alıcı buluyor. Sisli havalar ise üreticilerin kış aylarındaki korkulu

rüyası haline geldi. Depolara sis girmesi halinde kara leke oluşan kavunların dayanıklılığı da bozulduğu

için hemen tüketilmesi gerekiyor.

DEPOLARDA BEKLETİLİYOR

Kırkağaç kavununun dayanıklı olmasının geç hasat edilmesinden kaynaklandığını belirten Kırkağaç

Ziraat Odası Başkanı Emin Özarı, “Kırkağaç Kavunu hakkında artık bizim bir sloganımız var, ‘15

Ağustos’tan önce Kırkağaç Kavunu yetişmez’ diye. Bizim kavunumuzun özelliği de buradan

kaynaklanıyor. Özellikle dayanıklılığının kaynağı buradan geliyor. Bizim mayıs, haziran aylarında ekmiş

olduğumuz kavunu eylül aylarında hasat ediyoruz. Hatta ocak ayının sonlarına doğru da rahat rahat

kendini koruyabiliyor” dedi.

10 TON ASILAN KAVUN MART AYINDA 5 TONA KADAR DÜŞER

Kavunların mart aylarına kadar dayandığını ancak fire vermeye başladığını belirten Özarı, “Bu

kavunlarımız daha fazla da dayanır. Mart ayına kadar dayanabilir. Ama süre uzadıkça fire verme oranı

da çoğalmakta. 10 ton olarak asmış olduğumuz kavunu mart ayına gittikçe 4-5 tonlara kadar

düşmektedir. Ama ocak aylarında yüzde 20 fire verir. Mart aylarına gittikçe yüzde 50’lere kadar çıkar”

diye konuştu.

ATA TOHUMU KULLANILIYOR

Ata tohumu kullanıldığından dolayı kavunların dayanıklı olduğunu belirten Başkan Özarı, “Bizim

tohumlarımız hibrit tohum değil. Genetiğiyle oynanmış tohum değil. GDO’suz tamamen ata tohumu

dediğimiz tohumlar. Bundan yüz yıllar önce dedelerimiz, babalarımız, atalarımız hangi şartlarda bu

kavunu ekip yetiştirdilerse bizler de aynı şartlarda bu kavunlarımızı yetiştiriyoruz. Kendi tohumumuzu

kendi kavunumuzdan alıyoruz. Bu kavunlarımızın bu kadar dayanıklı olmasındaki asıl sebep bu. İkinci

sebebi de geç hasat edilmesi. Dayanıklılığının üçüncü sebebi de coğrafyamızdan gelen bir özellik. Bu


kavunlarımızı tohumlarını bizden alıp başka illerde eken üreticilerimiz oluyor. Aynı tarihte ekip aynı

tarihte hasat etseler bile bu kadar dayanmıyor” ifadelerini kullandı.

SİSE KARŞI DEPOLAR KORUNAKLI HALE GETİRİLMELİ

Kavunların sisli havalardan korunması gerektiğini söyleyen Özarı, “Havalandırması olan, kalorifer ya

da klima tesisatı olan depolarda saklıyoruz. İçeriye sis girmemesi lazım, +14-18 derece sıcaklık olması

lazım. Bu sıcaklığın altına düşecek ve ya üstüne çıkacak olursa kavunlarımız bozulur. Havalandırmasını

çok iyi yapmamız gerekiyor. Özellikle sis en büyük düşmanımız. Sise karşı depolarımızın korunaklı

olması gerekiyor. Bu önlemler de tabi yanında bir takım maliyetleri de getiriyor” diye konuştu.

NE KADAR BEKLETİLİRSE O KADAR PAHALI OLUR

Kavunların ne kadar bekletilirse o kadar pahalıya satıldığını ifade eden Özarı, “Ne kadar bekletirsek o

kadar pahalıya satıyoruz. Yılbaşına geliyoruz. Yılbaşında herkes sofralarında değişik meyveler, özellikle

yaz meyvelerini görmek istiyor. Biz de bu kavunlarımızı böyle beklettiğimizde kış aylarında tüketime

sunduğumuzda biraz daha parası yükseliyor. Biz kavunumuzun kilogramını yaz aylarında 3 liraya 4

liraya sattık. Şimdilerde 7 lira ile 10 lira seviyelerindeki fiyatlardan satılıyor” dedi.

KIŞIN YAZ MEYVESİ TÜKETMEK ÖNEMLİ

İnsanlara kış aylarında yaz meyvesi yedirmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen Özarı, “Bizi de en

çok sevindiren tarafı tüketicilerimiz soğuk kış günlerinde sıcak yaz aylarının meyvesini yedirmek. Bunu

evinize götürüp sofralarınızda kestiğinizde kavununuzun kokusu mutfağınızı hatta tüm evi saracaktır.

İçinize sıcak yaz günlerinin kokusunu havasını ve ışığını verecektir. Biz her ne kadar para kazanmak

için bunu bekletiyorsak da o duyguyu da vatandaşlara yaşatabiliyorsak bizim için de ayrı bir mutluluk”

ifadelerini kullandı.

TAM OLGUNLAŞMADAN HASAT EDİLİYOR

Kavunların askıda kaldığı süre boyunca hasat edildiği günden daha da tatlı olduğunu belirten Başkan

Özarı, “Hasat edildiği günkü tadını korur hatta daha da tatlı olur. Biz bunları hasat ederken iyice

olgunlaşmasını beklemiyoruz. Çünkü tam olgunlaştıktan sonra toplayıp da asarsak dayanma süresi

biraz daha kısalıyor. Tam olgunlaşmadan biz bunları hasat ediyoruz ki o günkü tadından şimdiki tadı

daha güzel” dedi. Yılbaşından dolayı taleplerin arttığını söyleyen Özarı, “Yılbaşından dolayı talepler

artıyor. Çünkü herkes sofralarında değişik meyveler görmek istiyor. Bir yaz meyvesi de sofralarda

olması özellikle yılbaşı akşamlarında güzel bir şey. Yılbaşına yaklaştığımız için talep çok” dedi.

ZARAR GÖRMEDEN ASTIĞIMIZDA DAYANMA SÜRESİ DE UZUN OLUYOR

Kavunu hasat ettikten sonra çocukları gibi baktıklarını söyleyen 57 yaşındaki kavun üreticisi Ekrem

Engür, “Biz mayısın 15’inde kavunu ektikten sonra ‘Ek bostanı say doksanı’ deriz. 90 gün sonra

eylülün 15’ine kadar, eylül ekim aylarında kesmeye başlıyoruz. Bostanın olgunlaşmasını takip

ediyoruz. Suyunu veriyoruz. Hasat edildikten sonra kavunları çocuğumuz gibi yorgana sararak

incitmeden koruyarak depolarımıza getiriyoruz. Burada iple astıktan sonra dayanıyor. Zarar

görmeden astığımızda dayanma süresi de uzun oluyor” diye konuştu.

SİS GİRDİĞİ ZAMAN BENEK OLUYOR


Kavunların saklandığı depolara sis girmemesi gerektiğini belirten Engür, “Bunun en büyük düşmanı

sis. Depolara sis girmemesi gerekiyor. Sis girdiği zaman kara benek yapıyor. O anda kavunun

tüketilmesi gerekiyor. Kavunumuzdan güzel de pekmez oluyor. Annem eskiden yapardı üzüm

pekmezinden daha tatlı oluyor. Eğer sis hiç girmeyen bir evde olursa kavun şubat, mart aylarına kadar

dayanabiliyor. İlk günkü tadını korur ancak zaman geçtikçe biraz asit yapar. Bizim kavunlarımız asit

yapmaz” dedi. Kavunun kendilerini mutlu ettiğini söyleyen Engür, “Kavun mutluluk hormonu

salgılatıyor. Biz evde hanımla ikimiz her akşam kavun yiyoruz, hiç birbirimizle bugüne kadar kavga

etmedik. Kavun sofralarda tatlı güzel bir meyve” diye konuştu. HABER MERKEZİ

Bu haber 544 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum