104 EMEKLİ AMİRAL VE DEVLETİN TUTUMU
Ramazan DUMAN

Ramazan DUMAN

104 EMEKLİ AMİRAL VE DEVLETİN TUTUMU

10 Nisan 2021 - 15:31


Değerli okurlarım…

Ülke olarak hala sağlam ve güvenilir bir zeminde olmadığımızı biliyoruz. Hem küresel

güçler hem içimizdeki bazı yapılar o kirli ellerini çekmedi bir türlü üzerimizden. Ülke

gündemine baktığımız zaman yine ülkenin yapı taşlarıyla oynandığını görüyoruz.

Son günlerde konuşulan en yoğun konu biliyorsunuz 104 Emekli Amiral Bildirgesi

konuşuluyor. Hala ülkemizde kişi ve kuruluşların fikirlerini bir gece vakti gizli saklı

yapması, haklı olsalar bile onları haksız konumuna getiriyor. Öyle bir dönem

yaşıyoruz ki, kimin neyi hangi niyetle yaptığını anlamak çok zor. 104 Amiral bazı

sorunları ve sıkıntıları görmüş olabilir. Ama bunun yeri ve zamanı sosyal medyadan

bir gece vakti olmamalı.

Düşünün normal halktan bahsetmiyoruz. 104 Amiral nasıl olurda ülkenin menfaatleri

konusunda yetkili bir kimseyle görüşmez veya konuşmaz. Aklım almıyor. Ya bu işin

içinde art niyet var ya da vurdumduymazlık.

Konuyu halkımız az çok biliyor. Detaylı yazacak değilim. Konu aslında TV

ekranlarında Muharrem Sarıkaya’nın Bir gün bir Cumhurbaşkanı gelip Ben

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden çekildim veya BM İnsan Hakları

Sözleşmesi’ni feshettim derse, teknik olarak yapabilir mi? Ya da Montrö’yü

tanımıyorum, feshettim derse...

Mustafa Şentop’un içinde Montrö örneği de geçen bu soruya verdiği yanıt

şöyleydi: Yapabilir. Bunu sadece bizim Cumhurbaşkanımız veya eski sistemde

Bakanlar Kurulu değil, Almanya da yapabilir, ABD de yapabilir, Fransa da

yapabilir. Cevabını vermesiyle fitil ateşleniyor.

ÜLKE OLARAK ARTIK YOĞURDU ÜFLEYEREK YİYORUZ

“ Görünen köy kılavuz istemez” demiş atalarımız. 15 Temmuz darbe girişimi

öncesi terör örgütü FETO ile geniş bir dosya hazırlanmış ve siyasi kanada

iletilmişti. Bunun üzerine hiç gidilmedi. Hatta dönemin bazı bakanları, FETO

darbe yapacakmış sözleri söylenince “ Buna kargalar bile güler demişti” Gülen

cemaatinin ülkemizi gururla dışarıda temsil ettiği söylenmişti. Ta ki 15 Temmuz

gecesine kadar.

Şimdi insanın aklına şu soru gelmiyor değil. Acaba bu 104 Amiralin gerçekten

ülke için bir kaygısı mı var? Özellikle tarikat mensubu üst düzey komutanların

son günlerde medyada yer alması, insanın aklını çelmiyor değil. Zamanında

Gülen cemaatinden de askeriyeye sızmalar yaşanmıştı. Ve bunu sonucunu

hepimiz görmüştük. Hükümet artık bu tür yapılardan kurtulmalı. Adı ne olursa

olsun, hangi cemaat ya da hangi tarikat olursa olsun devlet içinde yapılanmasına

izin verilmemelidir. Hepimizin korkusu bir daha 15 Temmuza benzer bir

kalkışmanın yaşanmasıdır.


Yine de söylüyorum 104 Amiralin bir gece vakti adına bildirge deyip yayınladıkları

manifestoyu yanlış buluyorum. Her ne kadar iyi niyetle yazmış olduklarını,

amaçlarının darbeyi ima etmediğini söyleseler de bu kademeye gelmiş bir

askerin bunu sonucunu görmesi gerekirdi.

Geldiğimiz bu zamanda bu güzel ülke için artık ne olursa olsun görüşlerimizi

demokratik yollardan yapmalı, ve bize söylenen uyarıları da dikkate almalıyız.

Sosyal medya üzerinden devlete ayar çekilmeyeceğini hepimiz görüyoruz. 28

Şubatta TV ekranlarından yapılan girişimler nasıl Erbakan hükümetini yok etti

hepimiz biliyoruz.

Toplum olarak, devlet olarak, vatandaş olarak, asker olarak hepimiz görevimizi

layıkıyla yerine getirirsek, ne muhtıralar yaşanır ne de bildirgeler yaşanır bu

güzel ülkemizde.

Çağdaş, uygar, demokratik, hukuk devleti olmak hiç de zor değil. Yeter ki, devlet

kademesinde liyakatli ve güvenilir insanlar olsun. Umarım devletimiz bir daha 15

Temmuz benzeri bir olay yaşamasın.

Saygılar

Bu yazı 674 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum