Milyonlarca araç sahibini yakından ilgilendiren hukuki bir açık, son günlerde hukuk büroları ve icra dairelerinin gündemine bomba gibi düştü. Maddi hasarlı bir trafik kazasına karışan ve kusurlu bulunan sürücüler, olay yerinde tutanak tutup anlaşsalar dahi aylar sonra kapılarında icra memurlarını bulabiliyor. Sistemin merkezinde yer alan "araç mahrumiyet bedeli", art niyetli kişiler tarafından ticari bir kazanç kapısına dönüştürülmüş durumda. Kazada kusurlu olan tarafın trafik sigortası aracın hasarını karşılasa da, aracın serviste kaldığı sürede sahibinin araçsız kalmasından doğan zararı, yani mahrumiyet bedelini ödemiyor.
Bu yasal boşluğu fırsat bilen bazı aracılar, tamirhanelerden aldıkları bilgilerle mağdur araç sahiplerine ulaşıyor. "Aracınızın değer kaybını sigortadan alacağız" vaadiyle alınan geniş kapsamlı vekaletnameler, aslında kusurlu sürücüye yönelik doğrudan icra takibi başlatma yetkisini de içeriyor. Mağdur araç sahibi sürecin sadece sigorta şirketiyle sınırlı kalacağını düşünürken, avukatlar aracılığıyla kusurlu sürücüye fahiş "kiralık araç bedeli" faturaları çıkarılıyor. Çoğu durumda asıl hak sahibi olan araç sahibinin, kendi adına tahsil edilen bu paradan haberi bile olmuyor.
İşleyişin en tehlikeli boyutu ise "ilamsız icra takibi" yöntemiyle yürütülmesi. Herhangi bir mahkeme kararı, çek veya senet gibi resmi bir belgeye ihtiyaç duyulmadan, sadece beyan esasıyla başlatılan bu takip sistemi, doğrudan borçlu sürücünün adresine ödeme emri gönderilmesine neden oluyor. Trafik kazası tutanağını dayanak gösteren bu tebligatlara yasal süresi içinde itiraz edilmediğinde, borç kesinleşiyor ve ardından taşınmazlara veya maaşa haciz süreci başlıyor. Uzmanlar, bu yöntemin son dönemde organize bir yapıya dönüştüğüne dikkat çekiyor.
Hukukçular, kaza sonrası eve gelen her türlü resmi evrakın ve tebligatın "önemsiz" denilerek kenara atılmaması gerektiği konusunda hayati uyarılarda bulunuyor. Yapılmayan bir ödemenin veya kullanılmayan bir hizmetin bedelini ödememek için, gelen ödeme emirlerine bir avukat aracılığıyla itiraz edilmesi şart. Aksi takdirde, küçük bir kazanın bedeli bir evin veya aracın kaybedilmesine kadar varan ağır sonuçlar doğurabiliyor. Sürücülerin kaza sonrası vekalet verirken metinleri dikkatle okuması ve süreci bizzat takip etmesi öneriliyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: