BAĞIMLILIKLARA DİKKAT!

İstanbul ve Antalya’da Aileler, yetişkinler ve çocuklarla çalışan Uzman Klinik Psikolog Ramazan Uslu, “Bağımlılıklar” Hakkında önemli bilgiler verdi. Bağımlılıkların çok kapsamlı ve derin bir konu olduğunu dile getiren Uslu, bu konuda bilinmeyen ya da çok konuşulmayan bazı noktalara değindi:

BAĞIMLILIKLARA DİKKAT!

İstanbul ve Antalya’da Aileler, yetişkinler ve çocuklarla çalışan Uzman Klinik Psikolog Ramazan Uslu, “Bağımlılıklar” Hakkında önemli bilgiler verdi. Bağımlılıkların çok kapsamlı ve derin bir konu olduğunu dile getiren Uslu, bu konuda bilinmeyen ya da çok konuşulmayan bazı noktalara değindi:

BAĞIMLILIKLARA DİKKAT!
27 Aralık 2018 - 15:43

“Bağımlılık dendiğinde aklımıza genelde ilk; sigara, alkol, uyuşturucu geliyor fakat bağımlılık dediğimiz şey bunlardan çok daha fazlası. Öncelikle bağımlılığın ne kadar geniş bir yelpazesi olduğunu görmek adına, oluşum aşamaları ve temellerine bakmakta fayda var. Kişinin bilinçli ya da bilinçsiz olarak, çaresizlik, yalnızlık, gücünü kaybetmişlik hissi gibi baş etmekte zorlandığı duyguları bastırmak için kullandığı zararlı yollardan biridir bağımlılık.
Kişiyi bağımlı olmaya kadar götürebilen bu duygular ilk ne zaman oluşmaya başlar? Kişi bu duyguları ilk çocukluk döneminde, şiddetin, huzursuzluğun, baskının çok fazla olduğu ve değersiz, koşullu sevilen ve ihmal edilebilir bir varlık olduğunun hissettirildiği ailede deneyimler. Bu ailelerde büyüyen çocuklar, kendilerinde oluşmaya başlayan çaresizlik, gücünü kaybetme ya da yalnızlık gibi duyguları bastırmak adına bir bağımlılık geliştirmeye yönelirler. Bazen yemek yeme, bazen para harcama, bazen temizlik, sigara, alkol, uyuşturucu ve benzerini çoğaltabileceğimiz pek çok şey bağımlılığa dönüşebilir.” diyen Çift ve Aile Terapistliği yapan Uslu şunları ekledi:
“Kişi bu bağımlılığa başlarken, bilinçli ya da bilinçsiz olarak, kendi gücünü ve hayatının kontrolünü yeniden elde etme hissine kapılır. Hâlbuki bu durum, kişinin kendi kontrol ve gücünü başka bir durum ya da nesneye bırakmasından başka bir şey değildir. Mesela bir aile düşünelim: Aşırı kontrolcü bir anne; adeta çocuğu yerine yaşayan, onun adına her kararı alan ya da aşırı agresif ve aşırı otoriter, çocuklarına nefes aldırmayan bir baba. Bu gibi aileler içinde çocuk, hayatının pek çok yerinde sorumluluk alabilecek, hata yapabilecek, düşüp yeniden kalkacak alana sahip olmadığı için zamanla kendini çaresiz ve gücünü kaybetmiş hisseden bir birey haline gelir. Kişi gücünü kaybettiğini hissettiğin de yapacağı ilk şey, hayatının kontrolünü ve gücünü kendinde hissettiği bir durumu oluşturmaktır. Bu da günümüzde, kişinin kontrolünü ve gücünü kaybettiğini hissettiği anlarda; aşırı yemeye, aşırı para harcama ya da televizyona, telefona, oyuna, internette izlediği şeylere veya uyuşturucu ve uyarıcı maddelere bağımlı hale gelmesi olarak görülmekte. Bu sebeple bağımlılık çeşitleriyle çalışırken, kişinin hayatının kontrol ve gücünü kaybettiğini hissettiği noktayı bulmak önemlidir.
 Elbette, sadece baskıcı, kontrolcü anne-baba figürlerinin olduğu ailelerde değil; ilgisiz anne-baba figürlerinin olduğu ailelerde bu duruma çok sık rastlanmaktadır.  Kısacası bir çocuğun veya bir bireyin ihtiyaçlarının sağlıklı yollarla karşılanmadığı ailelerde çaresizlik, kontrolünü ve gücünü kaybetmişlik hissinin oluşma ihtimali çok muhtemeldir. Burada, bu tarz durumlardan birinin içinde olduğunu hisseden bireylere, güçlerini ve kontrollerini tekrar ellerine almak için vakit kaybetmeden yardım almalarını öneriyorum.” Dedi.

Bu haber 725 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum