Manisa Veterinerler Odası Başkanı Merter Yıldız, Manisa’nın Kula ilçesinde koyun ve keçilerde çiçek hastalığının görülmesi üzerine gazetemize bir açıklama yaptı. Çiçek hastalığının henüz kesin bir tedavisinin bulunmadığını belirten Yıldız, “ Bir bölgede koyun ve keçilerde çiçek
“ÖLÜM ORANI ÇOK YÜKSEK”
Hayvanlardaki çiçek hastalığının insanlardaki çiçek hastalığına benzediğini belirten Yıldız, “Bu hastalık kılsız bölgelerde çıkıyor. Meme kenarlarında, koltuk altlarında, öncesinde küçük kırmızı sivilce tarzında yaralarla başlıyor. Ardından kabuklanma meydana geliyor. Kabuklandıktan sonra kuruyup atılıyor. Ama bu süre zarfında çok ciddi manada ateş yükselmesi, hayvanın genel durumunu bozduğu içinde ölüm oranı çok yüksek oluyor” dedi.
“YILDA EN AZ 2 DEFA AŞI YAPILMALI”
Çiçek hastalığının bir tedavisi yok diyen Yıldız, “Hastalık çıktıktan sonra tedavisi çok başarılı değil. Sadece hayvanın genel durumunu düzeltmek amacıyla ateş düşürücüler, antibiyotik gibi uygulamalar yapılıyor ama virüsü antibiyotik öldürmez. Hastalık çıkmadan önce yılda en az 2 defa hayvanlara hiper aşısının mutlaka yapılması gerekli ki Çiçek hastalığıyla ilgili redikasyon programında yer alıyor tarım il müdürlükleri, Tarım bakanlığının redüksiyon programında yer aldığı için tarım bakanlığı bu uygulamayı yapıyor” diye konuştu.
“HAYVAN HAREKETLERİ VİRÜSLERİ YAYIYOR”
Gereksiz hayvan hareketlerinin bu hastalığın yayılmasındaki en büyük etken olduğunu ifade eden Yıldız, “ Hayvan hareketleri ve hayvan hareketlerinin iyi izlenememesi, farklı bölgelerden hastalık çıkışlarının görülmeden hayvanların girişi ki en büyük dert bu. Farklı illerden kaçak yollarla hayvan girişleri gibi hastalığın sıçramasına sebebiyet veriyor” şeklinde konuştu.
“ŞU AN İÇİN BİR SIKINTI YOK”
Hayvanlardaki çiçeğin insanlara bulaşmasının çok zor bir ihtimal olduğunu belirten Yıldız, “ Bu oran çok düşük ama karantina önlemlerinin alınması gerekiyor. Karantinanın alınmasının sebebi de virüsü biran önce durdurmaktır. Çünkü virüs ortada olursa diğer hayvanlara bulaşmaya devam edecektir. Bir tane köyde başladıysa diğer köylere de yayılmaya başlayacak. Bu yüzden karantina önlemlerini Tarım İl Müdürlüğü almış durumda. Sıkıntı şu an için yok” diye konuştu.
“HAVA YOLUYLA BİLE BULAŞIYOR”
Hastalığın hayvanlar arasında yayılma şekline değinen Yıldız, “ Hastalık salya, temas, aynı merada otlama ve hatta ve hatta hava yoluyla bile bulaşıyor. Hasta olan hayvanların mutlaka karantina altına alınması gerekiyor. O yüzden zaten hayvanlar Kula’da karantina altına alındı. Hayvan Sağlığı Şube Müdürümüzle de görüştüm. Hastalık sönmeye başladı. Kontrol altına alındı. En azından diğer sürülerin hastalanmaması için çevrede aşılama başladı. Kısa bir süre sonra sonuçlanacaktır” şeklinde konuştu.
“3, 5 METRELİK ÇUKURLAR AÇILMALI”
Çiçek hastalığı yüzünden ölen hayvanların dezenfeksiyon işlemlerine dikkat edilmesi gerektiğini kaydeden Yıldız, “ Hastalık yüzünden ölen hayvanlar için yaklaşık 3,5 metrelik derin çukurlar kazılmalı. Çukurun altına kireç atılmalı ve ardından ölü hayvan konularak üzerine yine kireç atılması kaydıyla hayvan gömülür. Hayvanların yine uzak bir bölgeye gömülmesine dikkat edilmeli. Virüsün ortaya çıkma şekli çok kısa sürede belli dönemlerde ortaya çıkabilen bir hastalık. Bu aynı zamanda hayvanın bağışıklığının düşmesiyle de alakalı bir durum. Yani normalde aşılanan bir sürede bu hastalığı görebiliyoruz. Ben nasıl olsa aşılamıştım olmaz diye insanlarımız düşünüyor ama sıcak soğuk stresi, hayvanın adaptasyon stresi karşısına çıktığı anda, bağışıklık düştüğü anda virüs aktif hale gelebiliyor” ifadelerini kullandı.
“KAÇAK HAYVAN ÇIKIŞLARI ENGELLENMELİ”
Yıldız, hayvan sevklerinde sağlık raporlarının çok iyi incelenmesi gerektiğinin altını çizerek, “Bulaşma ihtimali olan ya da kordon kararı verilmiş bölgelerden kaçak hayvan çıkışının engellenmesi için çok ciddi önlemlerin alınması gerekiyor. Türkiye’deki en büyük sıkıntı bu. Maalesef, bir bölgeden diğer bölgeye hayvan transferleri sırasında halkımız sırf ‘aman ben kayda sokmadan götürürüm. Ne olacak?’ düşüncesiyle hareket ediyor. Biraz da hayvan yetiştiricilerinde kabahat var. Kaçak yollarla hayvan sağlık raporunu, sevk raporunu düzenlettirmeden hayvan girişlerini yapıyorlar. Bu milli ekonomiye zarar. Her kamyonu her dakika her yerde kontrol etmek mümkün değil. Kolluk kuvvetlerinin de bu konuda yoğun bir çabası var ama başarılı olunmuyor maalesef ki. Geçtiğimiz senelerdeki şap hastalığında, ilk Doğu Anadolu Bölgesi’nde çıktı. 15 gün sonra Manisa’da belirdi. Bu nasıl oluyor? Bu hastalık uçarak gelen bir hastalık değildir. Yine bu hasta hayvan hareketinden kaynaklı bir durum. Önemli olan yani Tarım İl Müdürlükleri hastalığı önleme aşamasında aşıları uygulama ve hastalık çıkışlarını durdurma ya da hastalık olan bölgelerde karantina kararı gibi önlemler aşamasında ellerinde geleni yapıyorlar ama biraz da halkımızın dertsek olması gerekiyor. Bir köyde karantina varsa aman ne olacak ben hayvanımı çıkartayım dışarı satayım düşüncesiyle kendi maddi kaygılarıyla hareket ediyorlar. İnsanlar, kendi hayvanlarında o hastalık çıktığında bildirimini yapmayarak virüsün sürekli canlı kalmasına ve diğer hayvanlara yayılmasına sebep oluyor. Böyle yaparak hayvan yetiştiricileri esasında hem kendisine hem de çevredeki hayvancılara zarar veriyor. Bu bilincin öncelikle oturması gerekiyor. Hayvancılığı yapan halkımız her geçen gün bilinçleniyor ama biraz daha eğitim ve bilinçlendirmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Kalan Karakter: