Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi önünde sağlık çalışanları tarafından basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamayı Sedat Özbay ile Figen Pehlivan yaptı.
Sağlık çalışanları adına yapılan açıklamada, hastanede yaşandığı iddia edilen şiddet, mobbing ve bazı usulsüz uygulamalara ilişkin ciddi iddialar kamuoyuyla paylaşıldı.

Temsilciler açıklamalarında, akademik ve mesleki sorumlulukların önemine vurgu yaparak Hasan Yüksel hakkında çeşitli iddiaları dile getirdi. Açıklamada, söz konusu kişinin görev ve unvanını kötüye kullandığı, sağlık çalışanlarına yönelik hakaret, tehdit ve mobbing uyguladığı ileri sürüldü.
Sendika temsilcileri, 2010–2011 yıllarında görev yaptığı klinikte asistanlar ve hemşireler başta olmak üzere birçok sağlık çalışanına yönelik baskı ve mobbing uygulandığını, bu durumun tutanak altına alınarak dönemin idari makamlarına iletildiğini ancak herhangi bir işlem yapılmadığını iddia etti. Ayrıca bazı hemşirelerin görev yerlerinin değiştirildiği yönünde iddialar da dile getirildi.
Açıklamada, sendikanın 2 Mart 2012 tarihinde rektörlüğe resmi yazıyla başvurarak, Hasan Yüksel’in mesai dışı ve hafta sonlarında hastanede yasal olmayan yöntemlerle muayene ve tedavi uygulamaları yaptığı iddialarının araştırılmasını talep ettiği, ancak bu başvuruya yanıt verilmediği öne sürüldü.
Sendika temsilcileri aynı dönemde yapılan başka bir başvuruda da sağlık çalışanlarına mobbing uyguladığı ve yöneticilik vasfı taşımadığı gerekçesiyle görevden alınmasının talep edildiğini ancak bu talebin de karşılıksız kaldığını ifade etti.
Ayrıca 12 Kasım 2025 tarihinde ameliyathanede iki asistana yönelik tehdit ve fiziki müdahale girişimi yaşandığı iddiası da gündeme getirildi. Bu olayla ilgili tutanakların başhekimlik ve dekanlık makamına iletildiği ancak yine herhangi bir işlem yapılmadığı ileri sürüldü.
Temsilciler, kurum yöneticilerinin çalışanların güvenliğinden sorumlu olduğunu hatırlatarak 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gereği sağlık çalışanlarının güvenliğinin sağlanmasının idarenin yükümlülüğü olduğunu vurguladı. Benzer olayların tekrar yaşanmaması için Hasan Yüksel’in görev alanından uzaklaştırılması ve kapsamlı bir idari soruşturma başlatılması çağrısında bulunuldu.
Açıklamada ayrıca 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu’na da atıf yapılarak akademik unvanların bilimsel çalışma ve hizmet üretiminin sonucu olduğu, hiçbir akademisyenin diğer sağlık çalışanları üzerinde baskı kurma veya onları kişisel işlerinde kullanma hakkı bulunmadığı ifade edildi.
Basın açıklamasının sonunda sağlık çalışanları dayanışma mesajı vererek şu ifadeleri kullandı:
“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz. Sağlık bir ekip işidir ve her parçasının önemli bir değeri vardır.”
Yorumlar
Kalan Karakter: