TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda görüşülen yeni varlık barışı yasa tasarısına yönelik sert eleştirilerde bulundu. Bakırlıoğlu, uygulamanın dokuzuncu kez gündeme getirildiğini belirterek, bu düzenlemenin bir ekonomik rahatlama adımından ziyade, kayıt dışı sermaye ve kara paranın sisteme entegre edilmesini sağlayan bir af niteliği taşıdığını savundu.
Kayıt Dışı Sermayeye Vergi Ayrıcalığı
İktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Bakırlıoğlu, yurt dışında bulunan kaynağı belirsiz döviz, altın ve çeşitli menkul kıymetlerin çok düşük vergi oranlarıyla yasal hale getirildiğini ifade etti. Düzenleme kapsamında yüzde 1 ile yüzde 5 arasında değişen sembolik oranlarla vergilendirme yapılacağına dikkat çeken Bakırlıoğlu, bu durumun dürüst mükellefler açısından büyük bir haksızlık yarattığını dile getirdi. İktidarın sürekli olarak sermaye sahiplerini koruyan adımlar attığını belirten Manisa Milletvekili, asgari ücretli ve emekli vatandaşların derin bir geçim sıkıntısı çektiği bu zorlu dönemde, kayıt dışı servet sahiplerine böylesine bir ayrıcalık tanınmasının toplumsal vicdanı yaraladığını vurguladı.
Uluslararası İtibar ve Gri Liste Riski
Geçmişte uygulanan benzer yasaların doğurduğu olumsuz sonuçları Meclis kürsüsünden örneklerle anlatan Bakırlıoğlu, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) denetimlerinin bu süreçlerde yetersiz kaldığına işaret etti. Daha önceki varlık barışı süreçlerinde, uluslararası çapta aranan ve uyuşturucu ticaretiyle suçlanan isimlerin bile yasal boşluklardan faydalandığını iddia eden Bakırlıoğlu, Çetin Gören ve Nenad Petrak gibi örnekleri hatırlattı. Bu kişilerin Türkiye'ye getirdikleri kayıt dışı sermaye ile sisteme dahil olduklarını belirten milletvekili, uygulamanın ülkeyi uluslararası alanda zor duruma düşürdüğünü ve Türkiye'nin gri liste riskiyle yeniden karşı karşıya kalmasına zemin hazırladığını ifade etti.
Vergi Adaletsizliği ve Emeklinin Durumu
Konuşmasının devamında Türkiye'deki dolaylı vergilerin vatandaş üzerindeki ağır yüküne değinen Bakırlıoğlu, sıfır kilometre araç alımlarında karşılaşılan vergi oranlarını çarpıcı bir şekilde örnek gösterdi. Ortalama bir otomobilin ham fiyatının çok üzerinde Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi (KDV) ödendiğini belirten Bakırlıoğlu, vatandaşın sırtına yüklenen bu ağır maliyetlere karşın, milyonlarca dolarını yurt dışına kaçıranların hiçbir hesap sorulmadan affedilmesini "kara düzen" olarak nitelendirdi. Sistemde esas vergi yükünün dar gelirlinin omuzlarında olduğunu sözlerine ekledi.
Varlık Barışı Listeleri Açıklansın Çağrısı
Ekonomik krizin yıkıcı etkilerinin en çok dar gelirli kesimler üzerinde hissedildiğini ifade eden Bakırlıoğlu, emekli ikramiyelerindeki beklentilerin de karşılanmamasına tepki gösterdi. İktidarın sermaye sahiplerine karşı sergilediği toleranslı tutumu, emeklilere gelince bütçe yetersizliği gerekçesiyle rafa kaldırdığını söyleyen Bakırlıoğlu, varlık barışından yararlanan kişilerin isimlerinin şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu. Türk halkının, ülkeye giren kaynağı belirsiz paraların kime ait olduğunu bilme hakkına sonuna kadar sahip olduğunun altını çizen Bakırlıoğlu, mevcut düzen değişmeden ekonomik istikrarın ve vergi adaletinin sağlanamayacağını belirterek sözlerini noktaladı.

Yorumlar
Kalan Karakter: