Dünya şampiyonu Ayşe Begüm Onbaşı’dan başarının sırrı Asla pes etme

Azerbaycan’da yapılan Aerobik Jimnastik Dünya Şampiyonası'nda altın madalya alarak Türkiye’ye büyüklerde ilk altın madalyayı kazındıran Ayşe Begüm Onbaşı, başarı yolunu anlattı.

Dünya şampiyonu Ayşe Begüm Onbaşı’dan başarının sırrı Asla pes etme

Azerbaycan’da yapılan Aerobik Jimnastik Dünya Şampiyonası'nda altın madalya alarak Türkiye’ye büyüklerde ilk altın madalyayı kazındıran Ayşe Begüm Onbaşı, başarı yolunu anlattı.

Dünya şampiyonu Ayşe Begüm Onbaşı’dan başarının sırrı Asla pes etme
25 Haziran 2021 - 17:14


Azerbaycan’da yapılan Aerobik Jimnastik Dünya Şampiyonası'nda altın madalya alarak Türkiye’ye büyüklerde ilk altın madalyayı kazındıran Ayşe Begüm Onbaşı, başarı yolunu anlattı. Antrenmanlarda yaşadığı sakatlıkların kimi zaman kendisini ‘Pes Etme’ noktasına getirdiğini ancak hiçbir zaman yılmayıp tekrar ayağa kalktığını söyleyen Onbaşı, “O noktalara geldiğim zaman genellikle kendime bu branşa nasıl başladığımı, ne zorluklar çektiğimi ve aerobik cimnastiği ne kadar çok sevdiğimi hatırlatıyorum. 14 sene içerisinde 120’ye yakın madalyam var. Artık ‘Madalya Canavarı’ diye olarak adlandırılmaya başladım” dedi.

 

Aerobik Jimnastik Dünya Şampiyonası'nda Türkiye’ye büyük gurur yaşatan Ayşe Begüm Onbaşı, 9 Aralık 2001 tarihinde tekstilci bir baba olan Serkan Onbaşı ve eşi Seçil'in ilk çocuğu olarak Manisa'nın Akhisar ilçesinde dünyaya geldi. 3 yaşında sporla tanışan Ayşe Begüm Onbaşı bugünlere nasıl geldiğini kendi kelimeleriyle anlattı.

CİMNASTİKLE TANIŞMA SERÜVENİ

3 yaşında ailesinin teşvikiyle baleye başladığını dile getiren Ayşe Begüm Onbaşı, cimnastikle tanışma serüvenini şöyle anlattı; “Yürümeye başlamak için ilk adımlarınızı atmak gerekir. Yürümeye başladıktan sonra adımlarımı bale salonunda atmaya başladım. 3 yaşında ailemin yönlendirmesiyle Akhisar Belediyesi’nin vermiş olduğu bale kursuna başladım. Kursta İspanyol bir bale öğretmeniyle tanıştım. Böylece şansım orada başladı. O zamanlarda daha kendisinin ismini bile telaffuz edemezken benim yeteneğimi keşfetti. Böylece cimnastik serüvenim başlamış oldu. Ardından yine Akhisar Belediyesi’nin verdiği artistik jimnastik kursuna başladım. Manisa’da jimnastik alanında turnuvaya katıldıktan sonra aerobik cimnastik hocalarıyla tanıştım. Benim yeteneğimi gördükten sonra aerobik cimnastiğe başlamış oldum.”

ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ EGO SPOR KULÜBÜ’NE CİMNASTİĞE DEVAM EDİYOR

2011-2016 yılları arasında Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor ve Kültür Kulübü’nde aerobik cimnastiğe başladığını söyleyen Ayşe Begüm Onbaşı daha sonra, 2016-2018 yılları arasında Manisa Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübünde, 2020 yılında Akhisar Spor Kulübünde ve en son olarak 2021 yılının başından itibaren Ankara Büyükşehir Belediyesi Ego Spor Kulübü’ne cimnastiğe devam ettiğini dile getirdi.

ZAMANI DÜZGÜN PLANLARSAN OKUL VE SPOR BİRLİKTE GİDER

İstanbul Gelişim Üniversitesi Spor Bilimleri Beden Eğitimi ve İstanbul Üniversitesi’nde açıktan İşletme Bölümü okuduğunu ifade eden başarılı sporcu Ayşe Begüm Onbaşı, “Hem okul hem de spor hayatını yürütmek zor olmuyor mu senin için?” sorusuna şu şekilde cevap verdi; “Bu soruyu en çok çocuklarını spora yönlendiren velilerimiz bana soruyor. Eğer zamanı düzgün olarak planlarsan hem sporu hem de eğitimini en iyi şekilde yürütebilmen mümkün. Doğru bir yerden baktığın zaman ikisini de birlikte yürütebilirsin. İnsanları da bu şekilde teşvik etmeye çalışıyorum. Çünkü insan gerçekten isterse ulaşamayacağı veya yapamayacağı bir şey yoktur. Zaten Türkler olarak biz böyle bir özelliğe sahibiz. Sadece yürekten inanmak gerekiyor.”

120’E YAKIN MADALYASI BULUNUYOR

Profesyonel spor yaşamına 7 yaşında başlayan Ayşe Begüm Onbaşı, geçen süreç içerisinde hem ulusal hem de uluslararası yarışmalarda birçok başarı ve madalya kazandı.  Kendisinin artık ‘Madalya Canavarı’ olarak adlandırıldığını söyleyen Ayşe Begüm Onbaşı şöyle konuştu; “14 senedir aerobik cimnastikle uğraşıyorum. 14 sene içerisinde 120’ye yakın madalyam var. Artık ‘Madalya Canavarı’ diye olarak adlandırılmaya başladım. 2010 yılından bu zamana kadar her yıl Türkiye Şampiyonluğu’nu kazandım. Güney Kore, Incheon'da düzenlenen 2016 Aerobik Jimnastik Dünya Şampiyonası'nda, Genç Kadınlar Bireysel kategorisinde altın madalya kazandım. 2019 yılında katıldığımız ilk uluslararası büyükler turnuvasında Dünya Kupasını aldım. Şimdi de Dünya Şampiyonluğu’nu kazandım.”

BU MADALYAYA ÜLKEME KAZANDIRDIĞIM İÇİN MUTLUYUM

Dünya Şampiyonluğunu kazanarak tarihe ismini altın harflerle yazdıran Ayşe Begüm Onbaşı, madalyayı alıp kürsüye çıktığında hissettiği duyguları şöyle paylaştı; “İstiklal Marşı’nı okurken tüylerim diken diken oldu. Normalde dinlerken bile gözlerim dolarken, birincilik kürsüsünde bayrağımız göndere çekilirken marşımızı dinletmek çok büyük bir gururdu. Gözyaşlarıma hakim olamadım. O güne kadar yaşadığımız tüm zorluklar, verdiğimiz mücadele gözümün önüne geldi ve başarmış olmamın verdiği haklı gururla içimden ‘Her şeye rağmen buna değdi’’ dedim. Türk kadının gücünü tüm dünyaya tekrar göstermiş oldum. Bundan da büyük gurur duydum. Altın madalya benim boynumda duruyor görünebilir ama arkamda kocaman bir ekip var. Esasında dünya şampiyonluğu için sadece ben değil tüm ekibimiz ile birlikte orda savaştık. Cumhuriyet tarihinde ilk defa böyle bir madalya kazanılmış. Kadınlarda ve aerobik cimnastikte hiç böyle bir madalya kazanılmamış. Bu madalyayı ülkemize kazandırdığım için gurur duyuyorum.”

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN TEBRİK

Madalya seremonisinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisini arayıp tebrik ettiğini söyleyen Onbaşı, daha sonra birçok siyasi liderin ve devlet büyüklerinin kendisini aradığını ifade etti.

SAKATLIKLARA RAĞMEN

Antrenmanlarda yaşadığı sakatlıkların kimi zaman kendisini ‘Pes Etme’ noktasına getirdiğini ancak hiçbir zaman yılmayıp tekrar ayağa kalktığını söyleyen Ayşe Begüm Onbaşı o zamanları şöyle anlattı; “Esasında çok öyle zamanlarım oldu. Her yaşadığım sakatlıkta ‘Pes ettim’ düşüncesini aklıma bir kez getirmişimdir. Çünkü sporda yaşayabileceğin en kötü şey sakatlıktır. O noktalara geldiğim zaman genellikle kendime bu branşa nasıl başladığımı, ne zorluklar çektiğimi ve aerobik cimnastiği ne kadar çok sevdiğimi hatırlatıyorum. Böyle tekrar motivasyonumu sağlıyorum. Mesela Dünya Şampiyonluğu öncesi bir sakatlık yaşadım. Antrenmanlar esnasında, antrenman heyecanıyla son pozumda, yere olması gerekenden daha şiddetli bir şekilde elimi vurdum. O anda bir acı hissetmememe rağmen ertesi gün elimde oluşan morluk üzerine hastaneye gittik. Elim apar topar alçıya alındı. Antrenörüm Manisa’da olduğundan ve bir önceki gün herhangi bir acı hissetmediğimden dolayı, ona elimin alçılı fotoğrafını attıktan sonra haberi oldu. Tabi ki çok telaşlandı. Birkaç hafta durması gereken alçıyı birkaç gün sonrasında çıkarıp antrenmanlara başladık. Şampiyonaya kadar hafif ağrı ve morarmalar yaşadım. Fakat şampiyona için belirlediğimiz hedef doğrultusunda ve spor psikoloğumuz Berceste Şeber’in telkinleri, mental çalışmaları ile motivasyonumu kaybetmedim.”

KADIN CİMNASTİKÇİ OLARAK FAZLA BİR ZORLUK YAŞAMADIM

 “Türkiye’de kadın sporcu olmanın avantajları neler?” sorusuna samimi bir şekilde cevap veren Ayşe Begüm Onbaşı, Türkiye’de kadının toplumun bir çok alanında olduğu gibi sporda da bir takım zorluklar yaşadığını ifade etti.  Tecrübeli sporcu Onbaşı, Türkiye’de cimnastiğin kadınların rahat bir şekilde yapabileceği spor olduğunun altını çizerek şöyle konuştu; “Türkiye’de kadın bir sporcu olmak gerçekten çok zor. Esasında baktığımız zaman Türkiye’de kadın olmak zor. Her anlamda bunu okuduğumuz haberlerde görüyoruz. Zorluğu toplumun birçok alanında hissedebiliyoruz. Ancak kadın bir sporcu olarak şuana kadar gördüğüm desteklerde bana ayrı bir mutlulukta veriyor. Kadın cimnastikçi olarak fazla bir zorluk yaşamadım. Her sporcunun yaşabileceği zorluklar geldi karşıma. Cimnastiğin hem fiziksel olarak, hem de zihinsel olarak kadınların daha rahat yapabileceği bir spor olarak düşünüyorum.”

İŞİNİ SEVECEKSİN

Şampiyonluğu giden yolda en önemli unsurun kendine güvenmek olduğuna dikkat çeken Ayşe Begüm Onbaşı, sloganının “Asla pes etme. Kendine Meydan oku.’ Olduğunu söyledi.  Başarısını sırrının bir tanesinin de yaptığı işi sevmek olduğunun altını çizen Onbaşı şu ifadelere yer verdi; “Asla pes etme ve kendime meydan oku. Böyle olunca başarı kaçınılmaz oluyor. Benim spor hayatındaki sloganım bu. Eğer başarı elde etmek istiyorsan çok çalışman ve yaptığın işi sevmen gerekir. Kendi branşım için konuşmak gerekirse başarı yetenek ve çok çalışmanın birleşmesi. Dünya çapında bir başarı elde etmek için yaptığımız işe aşık olmamız gerekiyor.” Çok yoğun antrenman temposu sebebiyle sosyal yaşamına vakit ayıramadığını da söyleyen başarı sporcu Onbaşı, “Açıksa sosyal hayatıma vakit ayırmam mümkün olmuyor. Özellikle yarışma dönemlerinde günde yaklaşık 9 saati bulan antrenmanlar yapıyorum. Böyle olunca da sosyal hayatımız mümkün olmuyor. Antrenmanlarda geriye kalan kısmında da uyku, beslenme ve eğitim gibi şeylere vakit ayırmak durumundayım. Yaşamımız biraz robotlaşıyor. Uymamız gereken kurallar var. Mental ve fiziksel durumuza dikkat etmek durumundayız.”

SPORUN BİR DALIYLA UĞRAŞIN

Sporun her dalının insan hayatına bir disiplin getirdiğini söyleyen Onbaşı, gençlerin mutlaka sporun bir dalıyla uğraşması gerektiği çağrısında bulunarak şöyle konuştu; “Gençlerimizin özellikle spor bir dalıyla uğraşmaları gerektiğini düşünüyorum. Çünkü sporun hayatımıza hem mental hem de fiziksel olarak çok büyük katkıları var. Hayatımıza bir disiplin katıyor. Şunu unutmasınlar ki spor ve eğitim hayatı daha çok kolay yürütülüyor. Eğer geleceğimizin genç ve dinamik olmasını istiyorsak gençlerimizi mutlaka spora yönlendirmemiz gerekir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün ‘Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.’ sözleri hem sporun insana neler kazandırdığını, hem de sporun ne kadar önemli olduğunu net bir şekilde gösteriyor.”

SIRADAKİ HEDEF AVRUPA ŞAMPİYONASI

Dünya Şampiyonluğunun ardından öncelikli hedefinin Eylül ayında İtalya’da yapılacak olan Avrupa Şampiyonasında başarı elde etmek olduğunu belirten Ayşe Begüm Onbaşı, hedeflerini şöyle sıraladı; “Şuanda Eylül ayının ortasında İtalya’da gerçekleştirilecek olan Avrupa Şampiyonası’na hazırlanıyorum. Öncelikli hedefim bu şampiyonada ülkeme yine bir altın madalya kazandırmayı hedefliyorum. Daha sonraki hedefim ise her milli sporcunun olduğu gibi olimpiyatlara katılıp ülkesini temsil etmek ve orada da bir altın madalya kazanmak. Öncelikli hedeflerimden sonra ülkeme hem sporcu olarak, hem bir antrenör olarak katkılarda bulunmak istiyorum. Türk sporunda aerobiğin gelişmesini sağlamak. Birçok sporda olduğu gibi aerobik cimnastikte belli bir yaşa kadar yapılabiliyor. Bu nedenle aerobik jimnastik hayatıma bir üniversite akademisyen olarak kariyer yaparak devam etmek istiyorum.”


...

Bu haber 218 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum