“Başarıyı Sadece Alkış ve Ödülle Tanımlamayın”
Son yıllarda eğitim hayatının hemen her aşamasında düzenlenen gösterişli mezuniyet organizasyonlarının çocukların başarı algısını etkileyebileceğini belirten Ülger, çocukların her başarısının yoğun dış onayla karşılanmasının, başarıyı kendi gelişimleri için değil başkalarının takdirini kazanmak amacıyla önemli görmelerine neden olabileceğini ifade etti.
Karne Bir Değer Ölçüsü Değildir
Karne dönemlerinin hassasiyetle ele alınması gerektiğini vurgulayan Ülger, karnenin çocuğun kişiliğini veya değerini ölçen bir belge olmadığını söyledi. Çocukların birbirleriyle kıyaslanmasının özgüven gelişimine zarar verebileceğini belirten Ülger, her çocuğun öğrenme hızının ve gelişim sürecinin farklı olduğuna dikkat çekti.
Sosyal Medyanın Oluşturduğu Baskı
Mezuniyet törenlerinin zaman zaman çocukların mutluluğundan çok yetişkinlerin gösteri alanına dönüştüğünü ifade eden Ülger, sosyal medya etkisiyle çocukların sürekli görünür olmak, beğenilmek ve alkış almak zorundaymış gibi hissedebileceğini belirtti. Bu durumun ilerleyen yaşlarda performans kaygısı ve mükemmeliyetçilik eğilimlerini artırabileceğini söyledi.
“Başarılı Olduğun İçin Değil, Emek Verdiğin İçin Değerlisin”
Başarının elbette kutlanması gerektiğini vurgulayan Ülger, çocuklara verilmesi gereken mesajın “Başarılı olduğun için değerlisin” değil, “Emek verdin ve gelişim gösterdin” anlayışı olması gerektiğini ifade etti. Eğitim kurumları ve ailelerin temel görevinin de bu yaklaşımı benimsemek olduğunu kaydetti.
Akademik Başarı Kadar Değerler Eğitimi de Önemli
Çocuk yetiştirmenin yalnızca akademik başarıyla sınırlı olmadığını belirten Ülger, saygı, empati, adalet duygusu ve insan haklarına duyarlılık gibi değerlerin de en az ders başarısı kadar önemli olduğunu söyledi. Toplumsal sorunların çözümünde bu değerlerin çocukluk döneminde kazanılmasının büyük rol oynadığını ifade etti.
Yorumlar
Kalan Karakter: