Akçay konuşmasına şöyle devam etti: “Burada mahkeme süreçlerine de dikkat çekmemiz gerekmektedir. Karşımızda ciddi bir gizli tanık sorunu vardır. Son örneğini Brunson davasında gördüğümüz gibi, gizli tanıklarla yapılan suçlamalar daha sonra yine gizli tanıkların ifade değiştirmesiyle düşürülmektedir.
Gizli tanıklar, adalet sisteminin altına konulan bir dinamite dönüşmüştür, adalete güveni zedelemektedir. Hukuku gizli tanık tasallutundan mutlaka kurtarmalıyız. Gizli tanık ifadeleriyle otuz beş yıl ceza istenen bir kişiye üç yıl gibi hafif bir ceza verilmesi ne anlama gelmektedir?
Bu dava müstakil bir örnek de değildir. Geçmişte Alman aktivistler PKK ve FETÖ’yle bağlantıları olduğu iddiasıyla mahkemeye getirildi, sonra serbest bırakıldı. Alman ajanı olduğu söylenen Deniz Yücel PKK ve FETÖ’yle ilişkili denildi ama bir gece yarısı o da salıverildi. Bazı gazeteciler, terörle ilişkisi olduğu iddiasıyla gözaltına alınan köşe yazarları, listeyi uzatmak mümkün. Sonuç olarak, Papaz Brunson özelinden geçmişteki diğer davalara da bakarak yargıda gördüğümüz ciddi sorunlara çözüm bulmalıyız. Başta gizli tanık müessesesi olmak üzere, yargı üzerindeki tartışmaları sona erdirmemiz gerekmektedir.”
Yorumlar
Kalan Karakter: