Adli Bilimciler Derneği uzmanları Prof. Dr. İ. Hamit Hancı ve Av. Dr. Alp Aslan, okullarda meydana gelen silahlı şiddet olaylarına ilişkin kapsamlı bir güvenlik manifestosu yayımladı. Dün Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde, bugün ise Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesinde yer alan Ayser/Ayşel Çalık Ortaokulu'nda yaşanan ve ölü ile yaralıların bulunduğu teyit edilen silahlı baskınlar, eğitim kurumlarındaki güvenlik zafiyetlerini yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, bu olayların sıradan ve münferit asayiş olayları olarak değerlendirilemeyeceğinin altını çizerek yetkililere acil eylem planı çağrısında bulundu.
Peş Peşe Gelen Saldırılar Kopyalama Riskini Artırıyor
Siverek ve Kahramanmaraş olaylarının arka arkaya yaşanmasının tehlikeli bir sürecin habercisi olabileceğini belirten adli bilimciler, bu tür eylemlerde taklit ve sosyal medya üzerinden yayılma riskine dikkat çekti. Küresel okul saldırıları istatistiklerine göre eylemlerin yaklaşık 13 günlük bir bulaşma penceresine sahip olduğunu ifade eden uzmanlar, potansiyel tehlikelere karşı erken sinyallerin kesinlikle kaçırılmaması gerektiğini vurguladı. Uzmanlara göre, saldırı niyetleri genellikle önceden sosyal medyada ya da akran grupları arasında konuşuluyor ve ciddiye alınmıyor.
Tehdit Değerlendirmesi İçin Eğitime İki Gün Ara Verilmeli
Sürecin sağlıklı bir şekilde yönetilebilmesi adına karar alıcılara seslenen Prof. Dr. Hancı ve Av. Dr. Aslan, tüm okullarda derhal en az iki gün süreyle eğitime ara verilmesi gerektiğini savundu. Önerilen bu sürenin toplumda panik yaratmak amacı taşımadığını belirten uzmanlar, hedefin olay yeri güvenliğini sağlamak, detaylı dijital tehdit taraması yapmak, olası ikinci bir fail ihtimalini değerlendirmek ve psikososyal destek ekiplerini devreye sokmak olduğunu açıkladı.
Tek Merkezden Kriz Yönetimi ve Risk Haritası
Yayımlanan acil tehdit ve durum değerlendirme kontrol listesinde, güvenlik adımlarının tek bir komuta zinciri altında yürütülmesi gerektiği ifade edildi. Okul müdürlükleri, il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri ile kolluk kuvvetlerinin ortak bir kriz masası oluşturmasının şart olduğu belirtildi. Ayrıca son 30 gün içerisinde okullara yansıyan kavga, tehdit, disiplin cezaları ve sosyal medya ihbarlarının tek bir havuzda toplanarak risk haritası çıkarılması gerektiği bildirildi. Silah temin yollarının ve okul çevresindeki dış bağlantıların da titizlikle araştırılması istendi.
Okulların Açık Tutulamayacağı Kırmızı Çizgiler
Uzmanların hazırladığı raporda, eğitim kurumlarının kesinlikle açık tutulmaması gereken ve acil idari müdahale gerektiren kırmızı bayraklı durumlar da sıralandı. Okula, belirli bir öğretmene veya sınıfa yönelik açık bir tehdit içeren mesajların bulunması, şüpheli kişilerin silahlı fotoğraflar paylaşması, failin okuldan uzaklaştırılmış eski bir öğrenci olması veya okul çevresinde şüpheli keşif faaliyetleri tespit edilmesi halinde eğitimin derhal durdurulması ve güvenlik çemberinin daraltılması gerektiği vurgulandı.
Psikososyal Destek Sağlanmadan Okullar Açılmamalı
Kriz sürecinde velilerle sağlıklı, şeffaf ve tek merkezden bir iletişim kurulmasının önemine değinilen raporda, kamuoyuna devletin tüm kontrolü elinde tuttuğunu hissettiren güven verici mesajlar verilmesi gerektiği hatırlatıldı. Basın açıklamalarında faili öne çıkaran dilden ve görüntülerden uzak durulması istenirken, travma sonrası toparlanma süreci için okullarda psikososyal destek masaları kurulmadan eğitime yeniden başlanmaması gerektiğinin altı çizildi.

Yorumlar
Kalan Karakter: