Türkiye genelinde faaliyet gösteren özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde 1 Mayıs 2026 itibarıyla uygulanmaya başlanan Biyometrik Kimlik Doğrulama Sistemi, sektörde geniş çaplı tartışmalara neden oldu. Öğrenci devam takibinin dijital ortamda gerçekleştirilmesi amacıyla devreye alınan sistemin, kısa sürede ciddi teknik ve ekonomik sorunları beraberinde getirdiği öne sürüldü. Rehabilitasyon merkezi temsilcileri, uygulamanın mevcut haliyle hem kurumları hem de özel gereksinimli bireyleri mağdur ettiğini belirterek yetkililere çağrıda bulundu.
Sektör temsilcilerinin aktardığı bilgilere göre BKDS sistemi, yeterli pilot uygulama ve altyapı testleri tamamlanmadan Türkiye genelinde zorunlu hale getirildi. Kurum yöneticileri, sistem kapsamında yalnızca belirli cihazların kabul edildiğini ve farklı marka ya da alternatif teknolojilere izin verilmediğini iddia ediyor. Bu durumun rekabet ortamını sınırladığı yönündeki değerlendirmeler sektör içerisinde tartışmaları artırdı.
Rehabilitasyon merkezleri tarafından dile getirilen en önemli sorunlardan biri ise maliyetler oldu. İddialara göre biyometrik doğrulama sistemlerinin kurulum maliyetleri bazı kurumlarda 250 bin liraya kadar ulaştı. Artan teknik altyapı giderleri, cihaz maliyetleri ve ek personel ihtiyacının özellikle küçük ve orta ölçekli kurumları ekonomik açıdan zor durumda bıraktığı ifade edildi.
Teknik altyapıya ilişkin eleştiriler de gündemdeki yerini koruyor. Kurum yetkilileri, yüz tanıma sistemlerinin zaman zaman öğrencileri tanımadığını, veri girişlerinde aksaklık yaşandığını ve sunucu yoğunluğu nedeniyle sistemin geçici olarak devre dışı kaldığını savunuyor. Özellikle yoğun kullanım saatlerinde bağlantı sorunlarının arttığı belirtilirken, öğrencilerin giriş ve çıkış işlemlerinin sağlıklı şekilde gerçekleştirilemediği öne sürülüyor.
Sistemin özel gereksinimli bireyler üzerindeki etkileri de dikkat çekiyor. Otizm spektrum bozukluğu, zihinsel yetersizlik veya davranışsal hassasiyetleri bulunan bazı öğrencilerin biyometrik doğrulama süreçlerine tepki gösterdiği ifade ediliyor. Eğitimciler, bu durumun öğrencilerin derse adaptasyonunu zorlaştırdığını ve eğitim süreçlerinde krizlere neden olabildiğini belirtiyor.
Kurum temsilcileri ayrıca mevcut eğitim kadrolarına ek olarak yalnızca BKDS işlemlerini yürütmek amacıyla personel görevlendirmek zorunda kaldıklarını kaydediyor. Artan operasyonel yükün, eğitim hizmetlerinin önüne geçtiğini savunan sektör temsilcileri, rehabilitasyon merkezlerinin teknik servis ve veri takip merkezi gibi çalışmak zorunda bırakıldığını ifade ediyor.
Sektör temsilcileri, sistemin uzun vadeli uygulanabilirliğine ilişkin de soru işaretleri bulunduğunu dile getiriyor. Sunucu altyapısının ilerleyen süreçte oluşacak yoğun veri akışını kaldırıp kaldıramayacağı, teknik arızalarda sorumluluğun kimde olacağı ve ödeme süreçlerinde yaşanabilecek olası aksaklıkların nasıl çözüleceği sektörün en önemli gündem başlıkları arasında yer alıyor.
Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri, başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere ilgili kurumlara çağrıda bulunarak BKDS uygulamasının yeniden değerlendirilmesini istedi. Kurum yetkilileri; teknik altyapının güçlendirilmesi, alternatif sistemlerin değerlendirmeye alınması ve sahada görev yapan eğitim kurumlarıyla ortak çalışma yürütülmesi gerektiğini savunuyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: