Bayram Sabahı Duyguları- Fatmagül
Adevviye Şeyda Karaslan

Adevviye Şeyda Karaslan

Bayram Sabahı Duyguları- Fatmagül

31 Temmuz 2020 - 10:23

Bayram Sabahı Duyguları- Fatmagül

Bir bayram sabahında daha baba ocağında, ana kucağında, altmış yaşına bir kala, analı babalı çocuk olabilmeye sonsuz şükürlerle, üstelik güne seksen yedisinde anneciğinle dipdibe, doyulamayan sabah namazıyla başlayabilmenin sevinci birleşti. Tek başıma yaşadığım on bir yıldır her bayram arefe gününden onlara koştum bayramlarda tek başıma olmayı sevmediğim, alışamadığım için. 

Bayramlarda tek başına, hasta olanlar, ölmüş ya da özgürlüğü kısıtlanmış sevdiklerinin hasretiyle gözyaşı dökenler gelir hep aklıma. Düğünler gibi bayramlar da kalabalık aile ortamında, eş-dostla güzeldir zira. 

Salihli'ye taşındığım ilk yıllarda, hasta olup ev işlerimi yapamadığım zamanlarda bana yardıma gelen, aynı yaşlarda olduğunuz bir hanımla dost olmuştuk. Adıyla müsemma denir ya, o da meşhur dizi film kahramanı ile aynı isimdeydi ve tam Fatmagül'ün suçu ne idi hayatı da... 

Temizlik yaparken oğlu arardı bilmem neredeki uzak bir cezaevinden. On sekizinde girmiş kız arkadaşının abisinin uyuşturucu suçunu, yaşın küçük sana birşey olmaz kandırmasıyla üzerine alıp, yıllardır içerdeymiş. Annesinden devam etmeye çalıştığı açık lise harcı için para isterdi aradığında. Fatmagül temizlikten kazandığı paradan gönderirdi iş çıkışı PTTye uğrayıp.

Kocası desen inşaatta çalışırken düşüp bacağından sakat kalmış çalışamıyordu. Bir de kanser oldu, Fatmagül yıllarca hastanelere taşıdı kocasını. Sonra vefat etti. Mevlidine gittik ablamla hatta. Fatmagül bir yorgunluktan kurtuldu diye düşünmeden edemedik utanarak da olsa. O gelenlerin yüz ifadesinden anlamış olmalı ki "Keşke yaşasaydı da daha baksaydım." dedi. Çok şükür ölmeden malulen emekli ettiler kocasını da bir maaşı oldu enazından Fatmagül'ün...

Bana temizliğe geldiğinde bir onun oğlu arardı, bir benim oğlum. Şartları arasında dağlar kadar fark olsa da ikisi de gurbetteydi, kapı ardı gurbet değil miydi!..Hikayesini bildiğimden nasıl teselli edeceğimi bilemezken aklıma şu düşünce gelivermişti çok şükür.." Fatmagül'cüm, evlatlarımız uzaklarda da olsalar en azından sağlar, arada telefonla seslerini duyabiliyoruz çok şükür. Ya evladını toprağa veren analar ne yapsın, onlar hiç telefon da bekleyemiyorlar. Onca şehit annesi, eşi, çocukları, daha pek çok sebeple zamansız ölümle sevdiklerinden ayrılanlardan hiç haber yok, umut yok." demiştim, "He ya, çok şükür, sağ olsun, eyi olsun da ben çalışır bakarım oğluma." demişti.

Hep düşünmüşümdür bir anne olarak bunu. Evlatlarımızın kaybı ve bir de cezaevinde özgürlüğü elinden alınmış olması, ziyarete gittiğinde kurtar beni anne diye bakışını görüp elinden hiçbir şey gelmemesi çaresizliğidir üzülünecek şeyler. Bunlardan daha kötüsü de işkenceye maruz kalmaları. Ne çok var geçmişte ve hala bir bilsek insanlığımızdan, rahatımızdan utanırdık... 
Ya çevremizde pek çok örnekte olduğu gibi vatansız kalmak!.  Allah korusun. Şu an ne çok müslüman yurdundan, yuvasından uzaklarda, el kapısında el açar durumda. Pek çoğu da zulüm altında. Bayram namazı kılıp ailesi, sevdikleriyle bayramlaşmaktan mahrum... 

Bayramda gözü yollarda olanlara teselli gayesiyle bir paragraf yazayım derken yine neler yazdım, uzatıp üzmeyeyim bayram günü sizi. Malesef acı gerçek bu, dünyada yaşanan acıları görüp insanlığından, rahatından utanmamak, gönül dolusu sevinmek, bayram yapmak mümkün değil... 

Rab'bimiz evlatlarının, sevdiklerinin  acısını, hasretini çekenlerin yardımcısı olsun. Cennet-i alâda buluşma nasip eylesin.Yıllardır en sevdiğim duamla, yardıma ihtiyacı olanlara yardım etsin.  Hepbirlikte hakkınca bayramlar yaşayacağımız zamanlara, asr-ı saadete erişebilmeyi, insanlığı da asrı saadete taşıyabilmeyi nasip eylesin. Amin Ya Rab'bi!. 

Hayırlı bayramlar. Hayırlı cumalar. Sevgiler.

Bu yazı 305 defa okunmuştur .