Bu Hale Nasıl Geldik
Adevviye Şeyda Karaslan

Adevviye Şeyda Karaslan

Bu Hale Nasıl Geldik

25 Ağustos 2021 - 11:19

Biz bu hale getirildik. Çok uzun yıllar önce başladı hain plan, yozlaştırma tuzakları. Filmlerdeki, dizilerdeki kahramanların hayatlarına özendirildik. Dilimizden, dinimizden, kültürümüzden uzaklaştırıldık.

Cenneti anaların ayakları altına seren güzel dinimiz, kadını baş tacı eden güzelim Türklük örf ve adetlerimiz, geleneklerimiz unutuldu.  Maneviyat, güzel ahlak rağbet görmez oldu. Varsa yoksa maddiyat hevesi zehirledi güzelim insanlarımızı. 

Millet olabilmenin temeli olan aileyi, manevi değerleri, herşeyi kaybetme riskini göze alarak illa lüks hayat, dünyalık hazlar ister olduk. Takdire rıza, aza kanaat, sabır- şükür kalmadı. Helal kazanç, evdeki aile huzuru, güzelliği yetmedi mutlu olabilmemiz için. 

Kerbela katliamı sonrası, halifeliği ele geçirmekle, eski putperest inançlarından hurafeleri güzel dinimize karıştırarak özünden saptıran emevi sözde müslümanlığını kıstas alan insanlarımız dinlerinden uzaklaştı. İstismarın sonucu olarak, yeni nesil din kelimesini duymaya bile tahammül edemez oldu. Hatta Türklüğünden, atalarından utanır hale getirildiler. 

Onlara kasten gizlenen, dinimizin sevgi, merhamet, adalet temelli özünü ve sevgili peygamberimizin tamamlamak üzere gönderildiğini ifade ettiği güzel ahlakı anlatmamız, Türklük gurur ve şuuru- İslam ahlak ve faziletiyle donanarak özümüze dönmemiz şart. 

Sadece bu çağda değil, asırlardır devam eden yahudi projelerinin sonuçlarını yaşıyoruz ve pek çoğumuz bundan bihaber ya da kabul etmiyor. En son okuduğum Bahaeddin Özkişi kitaplarından Köse Kadı ve devamı olan Uçtaki Adam bu konudaki farkındalığımı netleştirdi. 16. yüzyıldaki veba salgını da onların işiymiş meğer. Bugünkü virüsler, sulara karıştırılaran kimyasallar, yangınlar gibi.

 Kitaptaki, vebalı fareleri İstanbul'a getirip dağıtmak üzere yola çıkan at arabasının üzerine düşen yıldırımla arabacının kömür haline gelmesi, farelerin kendi yurtlarında dağılıp veba  yayması çok manidardı. Bugünlerde de tam olarak yüce Rab'bimizin bu tür bir müdahalesini beklemiyor değiliz. 

Kitaptaki bir diğer mesaj ise, Yüce Rab'bimizin kurduğu ilahî nizamın bekçiliğine memur ettiği temiz nesli, mayayı nasıl koruduğu. Bu umuda çok ihtiyacımız var. Varoluşla birlikte başlayan Hak ile batılın savaşında sonuç belli. Onların projeleri varsa Allah’ın da projeleri var. Tarih boyunca koruduğu, insanlık alemini asrı saadete taşıyacak temiz İbrahim milletinden ordusu, bugünler için özel yetiştirdiği kulları var. İlla Allah'ın planı, dediği olacak. 

O herşeyden haberdar, herşeye Hakîm, Kâdir. Günahına günah katsın niyetiyle Firavuna verdiği uzun ömür gibi, sadece bir vakte kadar mühlet veriyor. Koruma orduları nedeniyle güvende olduğu zannındaki Firavunu burnundan giren bir sinekle başını duvarlara vurdurarak helak ettiği gibi zamane firavunlarına da haddini illa  bildirecektir. 

Biz tarafımızı iyi belirlemek, emir ve yasaklara tam riayette bulunmak ve imanımızı, vatanımızı, geleceğimizi korumaya gayretle  mükellefiz. Zira bütün bunlar imtihan için olup durmakta ve biz tekamül edemediğimiz, gereğini yapmadığımız sürece imtihan, ders tekrarına mahkumuz. İdrakine ve telafiye mecburuz. 

Çözüm özümüze dönmek. Millet ve devlet olarak, dört bir koldan saldıran şeytanın ordusunun, içimizdeki hain işbirlikçilerinin maddi- manevi istilasından kurtulmak. Güzel dinimizin, cennet- cehennem üzerinden korkutucu, kuru ibadet dini, modernliğin de çıplaklık, alkol almak olmadığı; muhtaç olduğumuz kudretin damarlarımızdaki asil kanda mevcut olduğu bilinciyle; Kurtuluşumuz, sevgili peygamberimizin ve tertemiz ehlibeytinin ahlakıyla ahlaklanmakla olacak. 
Çok daha geç olmadan...
Amin Ya Rab'bi!.. 
 
Adevviye Şeyda Karaslan

Bu yazı 127 defa okunmuştur .