Siyasette de durum böyle değil mi? Kimler kimlere muhtaç olmadı ki, şu hayatta. Sayın Bahçeli'nin Sayın Cumhurbaşkan'ına söylemediği söz kalmadı zamanın da. Aynı şekilde Sayın Cumhurbaşkan'ın da çok ağır sözleri oldu Sayın Bahçeli için. Ama dedik ya komşu komşunun külüne muhtaç olurmuş. İşte tam da bu yaşandı siyasette. O küskünler, bir anda kuzu sarma oluverdi. Birinin eriyip yok olma korkusu, diğerinin hükümeti kuramama korkusu. Ne acayip değil mi? Demek ki insanların veya partilerin arkasından konuşurken gün gelip onunla sıkı fıkı dost olmak olduğunu da unutmamak gerekiyormuş.
DAVUTOĞLU VE ÖZDAĞ'IN İHRAÇ KARARLARI YANLIŞTI
AK PARTİ, SEÇİMLERDE DAVUTOĞLU VE ÖZDAĞ'I ARAYABİLİR
Siyasette herkesin korktuğu tek şey vardır."SANDIK" içinden ne çıkacağını kimse bilemez. Onun için düzenini kurmuş partiler, eften püften sebeplerle dava ve yol arkadaşlarını harcamamalıdırlar. Kim derdi ki, MHP ile Ak Parti aralarında o kadar büyük atışmalar yaşandıktan sonra beraber yürüyecekler. Söylenen sözleri sineye çekecekler. Demek ki "Büyük lokma ye büyük söz söyleme" demiş atalarımız. Şimdi kim garanti edebilir Ak Partiden ihraç edilen Davutoğlu ve Özdağ'ın kurmasını planladıkları partiye ihtiyaç duyulmasın. O zaman, aynı görüşe sahip yıllarca beraber görev yapmış ve daha sonra basit nedenlerle partiden ihraç edilmiş bu kişilerin nasıl kapısını çalacaksınız?
Hepimiz biliyoruz ki, artık ülkede tek başına iktidar olmak zor. Mutlaka sizin görüşünüze yakın biriyle ittfak yapmak zorundasınız. o zaman niye demokratik davranıp, insanların fikirlerine ve eleştirilerine saygı duymuyorsunuz?
HALKIMIZ, HEP MAĞDURDAN YANA OLDU
Ak Parti'nin başarılı olması ve bu güne kadar uzun bir görev yapması, mağdur edildiği bazı konulardan kaynaklanıyor. Sayın Erdoğan'ın şiir okuyup, ceza evine girmesinden tutun, 367 krizine kadar hep mağdur edildiğini anlattı. Ve halkta hep onu haklı buldu, buldukça da oy verdi.
Ama İstanbul belediye seçimlerinde iş değişti. Bu sefer mağdur olan taraf İmamoğlu'ydu. Seçimi kazandı mazbatasını geç verdiler. Tüm oylar değil, yalnız büyükşehir oyları sayıldı. Yani kısacası mağdur edildi ve seçimi kazandı. Sosyolojik olarak baktığımız zaman aradaki bu kadar oy farkı, İmamoğlu'nun haksızlığa uğratıldığı ve mağdur edildiği kanısı halkta uyanınca farkın bu kadar açılmasına ve ezici çoğunlukla başkan seçilmesine sebep oldu.
Önümüzde ki seçimlerde de halk tercihini mağdur olan ve partiden ihraç edilen, Başbakanlığı elinden alınan, yüzde 45 oy almış ve hiç bir gerekçe olmadan görevinden alınan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Selçuk Özdağ'dan yana kullanabilir. Bu tabi ki bir varsayım. Doğru olup olmadığını seçim sonuçları belirleyecek.
Saygılar
Yorumlar
Kalan Karakter: