Siyaset sahnesinde bazı isimler vardır ki, onları yalnızca günlük politik söylemlerle değerlendirmek eksik kalır. Sayın Devlet Bahçeli de bu isimlerden biridir. Onu anlamak için sadece konuşmalarına, çıkışlarına ya da siyasi hamlelerine bakmak yetmez; daha derine, daha köklü bir kavrayışa ihtiyaç vardır. Çünkü Bahçeli’yi anlamanın yolu, “Devlet-i ebed müddet” fikrini kavramaktan geçer.
Devlet, sıradan bir yönetim aygıtı değildir. Bu topraklarda devlet; tarih, millet ve inancın birleştiği bir ruhtur. Bu ruh, bazen bir sancakta dalgalanır, bazen bir askerin yüreğinde çarpar, bazen de bir liderin sözlerinde vücut bulur. İşte Bahçeli’nin siyaset anlayışı tam da bu noktada şekillenir: Devletin bekası her şeyin önündedir.
Bahçeli’yi anlamak, vatana “aidiyet” duygusuyla bakmayı gerektirir. Bayrağı sadece bir sembol değil, uğruna can verilen bir değer olarak görmek gerekir. Çünkü onun siyaset dili, duygudan çok şuura dayanır. Bu şuur, tarih boyunca Türk milletinin en zor zamanlarda dahi dimdik ayakta kalmasını sağlayan iradenin devamıdır.
Bugün birçok kişi siyasetçileri popülerlikleriyle, sosyal medya etkileriyle ya da kısa vadeli başarılarıyla ölçüyor. Ancak sayın Bahçeli gibi isimler, bu ölçülerin dışında kalır. Onun çizgisi, alkıştan çok sorumluluğa; oy kaygısından çok devlet kaygısına dayanır.
Sonuç olarak, Devlet Bahçeli’yi anlamak isteyen herkes önce şu soruyu kendine sormalıdır: “Ben devleti ne olarak görüyorum?” Eğer cevap sadece bir yönetim biçimiyse, Bahçeli anlaşılmaz. Ama eğer cevap; tarih, millet, bayrak ve ebediyet ise, işte o zaman Bahçeli’nin durduğu yer daha net görülür.
Çünkü bazı liderler vardır, onlar sadece siyaset yapmaz; bir fikri, bir ruhu ve bir davayı temsil eder. Ve o ruhun adı da bellidir: oda sayın Devlet bahçelidir. Devlet-i ebed müddet Savaş Aytimur saygılarımla
Yorumlar
Kalan Karakter: