Manisa Celal Bayar Üniversitesinde neler oluyor diye bir başlık nasıl attın ya da sen Manisalı değil misin kendi şehrinin Üniversitesini neden konu yapıyorsun gibi cümleleri duyar gibiyim.
Hiç bunları duymadan biz konumuza geçelim. Geçmiş yıllarda akademik anlamda ciddi bit başarı sıralaması yakalayamayan ilk binde bile olmayan Manisa Celal Bayar Üniversitesi Prof. Dr. Rana Kibar’ın Rektör olarak atanmasının ardından bir ivme yakaladı. 2025 yılında EngiRank 2025'te Türkiye'nin en iyi 16. üniversitesi arasına girdi. URAP 2024 verilerine göre Türkiye'deki en hızlı yükselen üniversitelerden biri olan kurum, UI GreenMetric'te dünya sıralamasında 340. sıraya yükseldi. Bu başarılarından ötürü Rektörümüz sayın Rana Kibar hanımefendiyi tebrik ederiz.
Şimdi o zaman bu başlık niye dediğinizi duyar gibiyim.
Bu başarının daha da artması, kaliteli olması ya da ilk onaltı değil dünya sıralamasında ki 340 yerine 34. Olmak için olabileceğini en iyi ihtimalle düşündüğümüz öğrencilere yönelik Digital Yoklama uygulamasını bir ego tanımlaması olarak görmemek istiyoruz.
Konumuz Manisa Celal Bayar Üniversitesinde hayata geçirilen Digital Yoklama. Bir dersten dört devamsızlık yaptığınız da o dersten otomatik olarak kalmış oluyorsunuz ki Vize ve Final sınavlarından kaç aldığınızın bir önemi yok.
İkinci öğretimlerin kapandığı eğitimde adeta parası olanların okumasının zemininin hazırlandığı gündüz çalışıp gece okumak isteyen gençlerin hayallerinin son bulduğu bir ortamda şimdi de Digital Yoklama ile devam mecburiyeti istenerek gündüzcü örgün eğitimde de sadece tuzu kuru olan orta ve zengin tabakanın çocuklarına eğitim hakkının sunulduğu bir anlayış ile karşı karşıyayız Manisa Celal Bayar Üniversitesinde.
Bu konu hakkında yüzlerce öğrenci ile görüştüm. Hepsinin ortak noktası biz vize ve finallerden geçer not alıyoruz ders saatlerimiz tüm gün değil üniversitenin öğrenci portföyünün yarısından fazlası İzmir’den geliyor bazen bir ders için servise binip okula geliyoruz yoklama alındıktan sonra hocalar çıkabilirsiniz derste kalmanız şart değil diyorlar. Dönüş için akşamı beklemek zorunda kalıyoruz. Kantinde sağda solda siftiklenerek zaman geçiriyoruz. Zaten mevcut derslerden de bir şey anlamıyoruz çünkü dersin yarısınından daha fazlası Digital Yoklamanın alınması ile geçiyor. Ya hocanın kod zamanı doluyor ya da sistem çöküyor. Bu şekilde bir sistem ile öğrencileri zorla okula bağlayarak kaliteli eğitim verilmez. Bunu sizin daha iyi bilmeniz lazım sayın Rektörüm. Sizlerde bu sıralardan geçtiniz sizlerde öğrenci oldunuz. Ama şimdi kendinizin de belki öğrenciliğinizde kızdığınız farklı uygulamalar olmuştur mutlaka ancak mühür sizin elinize geçtiği zaman bunu öğrencilere zulmedecek şekilde kullanmak değildir marifet öğrencilerin yükünü hafifletmektir büyüklük.
Hocaların da mevcut durumdan memnun olmadıklarını söyleyen öğrenciler yatay geçiş yapmak için diğer üniversitelerin sayfalarını takip ediyorlar. Hepsi Manisa Celal Bayar Üniversitesini bir eğitim kurumu değil adeta yarı açık cezaevine benzetiyor.
Bir diğer durum ise birçok öğrencinin gündüzleri yarı dönemli tam dönemli çalışıyor olması. Digital Yoklama ile devam mecburiyeti gelince işlerini bırakmak zorunda kalan öğrenciler kendilerinin ailelerinden destek almadıklarını kendi imkanlarıyla okul ve eğitim hayatlarını sürdürmeye çalıştıklarını ancak bu şartlar altında okulu bırakmak durumunda kalacaklarını söylüyorlar.
Manisa Celal Bayar Üniversitesinde ki bu olayın başta da dediğim gibi eğitim kalitesini yükseltme adına yapıldığını yoksa kimsenin kendi egosunu tatmin etmek için çaba sarf ettiğini düşünmek istemiyoruz.
Mevcut sorunun da en kısa zamanda öğrencilerin ve hocaların lehine değiştirileceği kanaati içerisindeyim ki Prof. Dr. Rana Kibar hocamızı tanıdığımız kadarıyla öğrencileri üzmeyeceğini düşünüyorum.
İnşallah bir sonra ki yazımızı sayın Rektörümüze öğrenciler adına teşekkür etmek için yazarız.
Selam, Dua ve Muhabbetle…
Yorumlar
Kalan Karakter: