Milli Eğitim Bakanlığı Proje İmam Hatip Liselerine idareci atamalarını gerçekleştirdi. 10 Temmuz itibariyle yeni müdürler görevlerine başlayacaklar. Görevlendirilen yeni müdürlere başarılar dilerim.
Ancak bir İmam Hatip Lisesi mezunu olarak yapılan uygulamalardan bazı konuları kamuoyu nezdinde de dillendirmek istiyorum.
2025 kılavuzunda olduğu gibi 2026 yılı proje okulları kılavuzu aynı şekilde çok değişiklik olmadan yangından mal kaçırırcasına yayınlandı. Hatta aynı şekilde yayınlandı diyebiliriz ki Milli Eğitim camiasında değişiklik beklentisi vardı hatta bu beklenti en üst seviyedeydi.
Proje okulları idareci atamalarında her okulun özelliğine göre alan öğretmeni ataması yapılması isteniyor, kılavuzda. Yani meslek liselerine Meslekçi diye tabir ettiğimiz (yiyecek – içecek alanı, motor, torna tesviye, metal vb. bölümü alanı, hemşirelik alanı gibi) spor liselerine beden eğitimi alanı , fen liselerine fizik , kimya vb. alanlar gibi.
Bakıldığı zaman da her okulun kendi özelliğine göre idareci ataması yapmak istiyor, bakanlık.
Ancak bu iş, uygulama, atamalar nedense proje İmam Hatip Liselerine gelince birden değişiyor. İktidarın gözbebeği olduğu söylenilen okullara ise Müdürler herhangi bir alandan, branştan atanabiliyor hem de çok rahatlıkla.
Bu durum şunu ortaya çıkarıyor; Meslek Liselerine, Spor Liselerine, Fen Liselerine özel alan ataması uygulaması ile bu okulların performansı artırılmak isteniyor ama konu İmam Hatip Liselerine gelince bu istenmiyor demek ki. Zaten İmam Hatip Liselerine kimler geliyor ki alt tabakanın garip gurebanın çocukları. Ekabir takımının çocukları ya özel okullarda ya da farklı alanlarda ki okullarda. Ama iş hamaset yapmaya geldi mi bizim Milletvekillerimiz Cumhurbaşkanımız da İmam Hatip Lisesi mezunu demeyi iyi bilirler. İktidarın Manisa Milletvekilleri de böbürlene böbürlene İmam Hatip Lisesi mezunu olduklarını söylerler ama iş icraat yapmaya adaleti sağlamaya geldiklerinde seslerini çıkaramazlar.
Ya da İmam Hatip Liselerine meslek branşları haricinde çok çok özel idareci ataması yaparak onları daha özel pasif niteliksiz ruhsuz maneviyatsız hale getirmek isteme anlayışı ortaya çıkıyor ki burada da bakanlığın ilahiyatçı kökenli İHL meslek dersi öğretmenlerine güvenmediği sonucu ortaya çıkıyor. Yani onlar yapamazlar ben onların yerine daha özel birilerini atarım. İl müdürlükleri de bunlara uyarak İmam Hatip Liselerine alan dışı idareci ataması gerçekleştiriyor. En azından Manisa merkezdeki üç proje okuluna baktığımızda durum bu.
Tabii bu da genç ilahiyatçıları ve İmam Hatiplileri tedirgin ediyor. Çünkü ilahiyatçı olmayı düşünen imam hatipliler ve ilahiyatçılar bu alanı seçmemeyi düşünüyor. Görevde yükselemeyeceği bir alanı niye seçsin ki insan?
Ayrıca ötekileştirilme, değersizleştirilme duygusu bu gençleri (üniversite tercihlerinin yapılacağı bu günlerde) bu bölümlerden uzak tutacağı kanaatini yaygınlaştırıyor.
Bir hocamız anlatmıştı: Ders programı diğer mevcut öğretmenlere göre daha kötü yapılan hocamız programla ilgili idareye her gidişinde “sen bizdensin idare et” sözüyle karşılaşıyor. Bir, iki, üç derken en sonunda diyor ki; “Ben sizden değilim kardeşim şu programımı düzgün yapın artık” dedikten sonra programı düzeltiliyor.
İmam Hatipli, ilahiyatçı gençler de bir gün diyecekler ki; Yeter artık bizi ötekileştirdiğiniz, biz sizden değiliz. Bu söylem çok abartılı ve uzak bir söylem de olmaz.
Tabii bunun faturası “Bir mıh bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir süvariyi, bir süvari bir savaşı, bir savaş bir devleti kurtarabilir” hesabı Hükümete çıkar, Cumhurbaşkanına çıkar.
Bakanı atayan Cumhurbaşkanı, Bakanın atadığı İl Müdürü hepsi aynı çizgide yürüyorlar. Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz da tam da bu yüzden mi görevden alındı acaba?
Ayrıca proje okullarındaki alan öğretmenleri /müdürler aynı zamanda rol model. Ama İmam Hatip Liselerinin idareci atamalarına gelince bu göz ardı ediliyor. Yanı demek istiyorlar ki Milli Eğitim Bakanlığı; İlahiyatçılar, İmam Hatip Lisesi öğrencisine rol model olamaz/olmaz. Onların hal ve hareketlerine, tavırlarına hayat tarzlarına dokunamazlar. İlahiyatçılar yanlış rol model olurlar, diğer alanlardaki müdürler doğru rol model olurlar. Ramazan ayında İmam Hatip Liselerinde Ramazan ayını sadece davul çalarak rol model olan müdür modeli gibi.
Ya da sadece Manisa özelinde vurgulamak istiyorum ki acaba bu atamalarda müdürlerin çok başarılı olmaları mı onları ön plana çıkardı? Ama okullardaki öğrencilerin başarılarına bakınca o işin öyle olmadığı gün gibi aşikar olsa da diyecek çok sözün olup onu anlayacak muhatabın olmaması gibi bir şey bu …
İşin özü şudur ki bu anlamda Manisa Milli Eğitimi, Protokolü, Siyasetçileri, Milletvekilleri, MKYK üyeleri sınıfta kalmıştır. Bu uygulama daha çok su götürür.
Selam, Dua ve Muhabbetle
Yorumlar
Kalan Karakter: