Bizim öğretmenimiz de Çağla oldu
Her insan bir öğretmendir bakmasını bilirsen. En çok okumuşundan da ders alabilirsin hiç okumamış olsa da hayat tecrübesinden alacağın mutlaka bir ders çıkarırsın insandan. Bazen de o çocukluk masumiyetinden ders alırsın. Bir tebessümünden bir gülüşünden bir bakışından sebepsiz yere sarılmasından seni sevmesinden.
İşin özü hülasai kelamı bir bebekten de ders alabilirsiniz ölüm döşeğinde son nefesini vermek üzere olan insandan da yeter ki bu sizin nasibinizde olsun.
Yoksa vermeyince Mabud neylesin Mahmud sözünde ki gibi nasipsiz olursunuz ki Allah kimseyi böyle nasipsiz ve kör yapmasın.
Bu dünyadan bir prenses geçti. Kısacık ömründe çok anılar biriktirdi. O anıları hiçbir zaman kendisi birilerine anlatamayacak ama biz o anılarla onu hep yaşatacağız. Küçücük bedeni minicik elleri yumuk yumuk parmakları çağlayı andıran gözleri kıvırcık saçlarıyla neşe oldu hayatımıza.
Rakamlarda belki ufak hatalar olabilir ama beş sene, altmış ay, bin sekiz yüz yirmi beş gün misafir oldu hayatımıza ailemize dünyamıza. Sahi aile demek neydi. İlla anne ve babadan mı oluşurdu yoksa sevdiklerinizde aileniz olabilir miydi? Belki kan bağımız yoktu çağlayı andıran gözlere sahip prensesimizle ama o da bizim ailemizdendi canımızdı her şeyimizdi.
Minicik bedeniyle göğüsledi dünyanın bütün zorluklarını. Sanki bütün zorluklar hepsi birden anlaşmış bizim minik prensesimizin önüne set kurmuşlardı. Ama o hiçbir zaman yılmadı bıkmadı belki canı yandı ama bize hep güldü bizi güldürdü. Annesine babasına en umutsuz anlarında bile umut oldu, neşe oldu, sevinç oldu.
Biz onu en çok mutfakta buzdolabını tırtıklamasıyla sevdik. Biz onu en çok pasta yerken sevdik. Biz onu en çok dedeleriyle kendinden geçercesine attığı kahkahalarında sevdik. Biz belki çok yanında olamadık. Çimenlerde yatıp yuvarlanamadık. Bir uçan balonu beraber alamadık bir pamuk şekeri beraber yiyemedik ama biz prensesimizi en az annesi babası kadar çok sevdik.
Evet bu dünyadan bir prenses geçti demiştik. Bize öğretmen oldu. Hayata tutunmayı. Gülümsemeyi, umutlu olmayı, neşeyi, pes etmemeyi, her zorluk karşısında yeninden kalkmayı denemeyi, teslim olmamayı bir ondan öğrendik.
Bu hayatta bize en büyük öğretmen Çağla Erol prensesimiz oldu.
Rahmetle onu merhametlilerin en merhametlisi Cenab-ı Allah’a emanet ettik. Şimdi sadece kavuşacağımız zamanı bekliyoruz. Çağla kadar masum ve temiz kalabilirsek.
Peki sizin öğretmeniniz kim oldu?
Yorumlar
Kalan Karakter: