GARPLILAŞMANIN NERESİNDEYİZ?
Kadir KESKİN

Kadir KESKİN

Kadir Keskin'in Kaleminden

GARPLILAŞMANIN NERESİNDEYİZ?

30 Temmuz 2018 - 14:00

Aziz Atamızın   “  Muasır  Medeniyet Seviyesini  ” yakalama vasiyetini  bir asırdır ağzımıza sakız ettiğimiz halde, neden  muasır medeniyet seviyesini  yakalayamadık? Muasır medeniyet seviyesini  yakalayan Japonlardan,  Güney Korelilerden, kalkınan vs. ülkelerden   daha mı  gerizekalıyız, daha mı tembeliz? Hayır! Türk milleti olarak  daha zekiyiz, daha çok çalışkanız.  Çünkü  Aziz Atamız “ Türk milleti    zekidir, Türk Milleti  çalışkandır” diyor.  Bugün  Almanya’da yabancı işçiler arasında   en çalışkan  kendi yurttaşlarımız olduğunu biliyor musunuz? O halde?  Tek sebep  kendi ilim adamlarımızın  fikir ve görüşlerine  değer vermeyişimizdir. İşte onlardan değeri bilinmeyen  merhum Mümtaz hocamızın  görüşleriyle sizleri başbaşa bırakırken kendilerini  bir kez daha rahmetle anıyorum. Mekanı cennet olsun.

  Rahmetli Prof. Dr. Mümtaz Turhan hocamızın  “ Garplılaşmanın Neresindeyiz?” adlı  kitabını üniversite öğrencisi iken okumuştum.. Öğretmen olduktan sonra  da birkaç defa okudum. Neden  az gelişmiş  ülke olduğumuzu merak edenler  bu kitabı okurlarsa  merakını gidermiş olurlar.

Okuyucularımın bu merakına girmeden önce  rahmetli Mümtaz Turhan hoca  kimdi?    Rahmetliyi tanımayanlar için  onu  tanımada  ve tanıtmakta  yarar görüyoruyorum.  Erzurumlu Yiğit bir Dadaştı Mümtaz Turhan hoca olgun oturaklı, ülkesini  ve öğrencilerini  canı gibi seven  vakur bir ilim adamı idi.  Biliyorsunuz bizim ülkemizde bürokratlar  odalarının lüksüne çok düşkündürler. Odasının mefruşatı  ne kadar şaşalı ise, itibarının da o kadar  yüksek olduğunu sanırlar. Seminerlerim dolayısıyla  Türkiye’yi geziyorum öyle okul müdürü  odaları görüyorum ki bakanlık müsteşarının odası bile  hak getire. Senin  müdür odan nasıl dı?  diye  sorarsanız, rahmetli müdürüm Abdülcelil Kızılgök’ten  nasıl teslim aldımsa,  iğne dahi değiştirmeden  aynı koltukta  18 yıl oturdum. Benden sonra  gelen arkadaş  önce  odayı ve mefruşatını  sıfırladı, benim bıraktığım parayı   makam odasına harcayarak  okulda  sözleşmeli olarak  çalışan 9 hizmetlinin  hizmetine son verdi. 

Bunu neden yazdım? Mümtaz hoca lükse  düşkün biri değildi.   İki asistanı için  oda sıkıntısı çekilir. Mümtaz hoca  derhal odasını asistanlarına tahsis eder, fakültenin merdiven altı sayılabilecek  en dar odasına taşınır  tahta sandalye  ve tahta masa üzerinde  çalışmalarına devam eder.  Üniversite yetkilileri  ve asistanları  itiraz ettiyse de  hocayı ikna edemezler “ Biz yetişme  şartlarımızı kullanmış, ne olmuşsak olmuşuz. Gençlere  imkan verilmeli. Verilmeli ki  çalışmalarıyla onlar bizi geçmeli.”

Rahmetli  Hocamız  “ Garplılaşmanın Neresindeyiz?” adlı kitabında   ülkemiz hakkındaki  fikirlerini  şöyle özetliyor “   “ Okur yazar oranın artması  kalkınmanın neticesidir. Yoksa kalkınmanın  sebebi okur-yazar ORANININ ARTIRILMASI DEĞİLDİR. KALKINMA,   ÇOK SAYIDA  GERÇEK İLİM ADAMININ YETİŞTİRİLMESİ İLE MÜMKÜNDÜR. ÇOK SAYIDA OKUR-YAZARLA DEĞİL. KIRK YILDAN BERİ OKULU OLAN BİR KÖYLE,  OKULU OLMAYAN  BİR KÖY ARASINDA  FARK YOKTUR.  BU GİDİŞ  BÖYLE GİDERSE, ÜNİVERSİTELER BİLE  GÜN GELECEK BİRER OKUMA – YAZMA  OKULUNA DÖNÜŞECEKTİR”  Doğru söze ne denir? Şimdi  tam da  o zamanı  yaşıyoruz.

 Yaşım gereği  bir post modern darbe  olmak üzere   5 tane darbe gördüm. Her darbe sonunda  şehirlerde  ve  en ücra köylerde  dahi okuma –yazma kursları açılırdı. Hele 12 Eylül sonrası i  ilin  bütün  idarecileri  olarak işi gücü bıkarır, belediye otöbüslerine doldurulur, köylere okuma – yazma kursları  açılış törenlerine   giderdik. Pekala sonuç? Sonuç bir hiç. Okuma yazma bilenlerin dahi  okumadığı  bir ülkede  hele hele okuma yazmanın yerini,  insanları akılsız hale getiren, okumayan  insanlara,  okuma yazma  öğretmenin ne gereği var.   Yolda, yolakta, parkta , ulaşım araçlarında, tatilde, sayfiye  yerlerinde  elinde kitap  olan birini  görüyor musunuz?    Pekala 60 ihtilalinden, 12 mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve 15 Temmuzdan sonra  okuma yazma kurslarına harcanan para   zeki ve üstün zekalı çocukların eğitimine ve   araştırılmasına harcansa  olmaz mıydı?  Elin oğlunun  yumruk kadar  yaptığı  cihazı almak için  bir vupur  dolusu  sebze  ve meyve  sattığımızı  biliyorsunuz.  Üç beş  üstün zekalı  kişilere  verilen  imkanla Güney  Kore’nin ünlü markası  Samsung 2016 yılı toplam karını  173 milyar 6 milyon dolarla kapatmıştır. Bizim ülke olarak toplam  ihracıtımızın  daha fazlasını Ganey Kore’de  sadece  ve sadece bir şirket yapmıştır. Gelin de    rahmetli Mümtaz hocaya hakvermeyin?

Dünya tarihinde    Pan empire of ottoman (  Uzun dünya barışını sağlayan imparatorluk )  olarak anılan  ecdadımız  Osmanlı İmparatorluğu     ENDER  çocuklar için kurduğu ENDERUN  okuluna  nerde  zeki çocuk bulmuşsa   müslim ve gayrim müslimliğini dikkate almadan  Türk, Kürt,  Sırp, Hırvat, Boşnak ve Arnavutluğuna bakmadan   İstanbul’ldaki kurduğu ENDERUN   okuluna getirerek eğittiği  bu zeki çocuklarla  600 sene  imparotorluğu yaşatmışlardır. Bizlerde   beş tane darbe sonucu açılan okuma yazma kurslarına   harcanan  paraları  Türk, Kürt,Laz,  Çerkez ve  Gürcülüğüne bakmadan Ankara veya İstanbul’da açtığımız   ENDERUN tarzı bir okulda  o çocukları OKS, LGG ve LYS  testlerine boğmadan  eğitebilseydik sanırım  bizim de SAMSUNG gibi dünya çapında   bir  markamız  olurdu. Bugün  Amerika   keşif ve yeniliklerini  kendisinin ayyaş  gençleri ile  ile değil, dünyadan topladığı zeki çocuklarla  gerçekleştirdiğini  cümle alem biliyor.

Üzüldüğüm taraf  bütün  çareyi dışırda aramamız. Oysa   ülkemizde  ve ülkemizin gelişmesi için  çırpanan  fikir  üreten  rahmetli Mümtaz Turhan, Erol Güngör,  Remzi Oğuz Arık , Ali Fuat Başgil vs. gibi ilim adamlarımıza değer verseydik, onların  kafasına  dayadığımız tabancalarla dışarı kaçırmasaydık bugün dışarıdan  teknoloji desteği aramazdık.

 Ülkemizi idare etmekle sorumlu büyükelerimizin ve danışmanlarının  rahmetli  Prof. Dr. Mümtaz TURHAN  hocamızın “ GARPLILAŞMANIN NERESİNDEYİZ?”  adlı kitabını  okumadılarsa okumalarını, okudularsa bir kez daha okulamalarını haddim olmayarak sağlık veriyorum.  www.kadirkeskin



Bu yazı 1019 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum