Bir Zamanlar "Yobazlık" Denilen Misvak, Nasıl Dünya Trendi Oldu?
Son günlerde çevremdeki arkadaşlardan sıkça aynı soruyu duymaya başladım: "Abi sen misvak kullanıyordun, onu nereden alıyorsun?"
En son genç bir kardeşimiz de gelip hararetle misvak aradığını söyleyince merak edip sordum: "Hayırdır inşallah, biz yıllardır sünnet diye kullanıyoruz ama bu aralar herkeste bir misvak arayışıdır gidiyor. Hayatında ilk defa misvak soranlar var, hayırdır?"
Aldığım cevap aslında küresel bir uyanışın ve kapitalist ezberlerin bozulmasının özetiydi. Genç arkadaşım şöyle anlattı:
"Abi, diş hekimi bir arkadaşım modern diş macunları ve fırçalamanın sanıldığı kadar masum olmadığını söyledi. Meğer diş macunlarındaki florür başta olmak üzere birçok kimyasal bileşen vücuda zararlıymış. Üstelik piyasadaki o 'yumuşak' denilen fırçalar bile diş etlerine zarar veriyormuş. Bir de dişleri macunla fırçaladıktan sonra ağzı suyla çalkalamamak gerekiyormuş ki macundaki maddeler dişe tutunsun. İyi de içi kimyasal dolu bir macunu, ağzımızı yıkamadan nasıl gezelim? En doğrusu ve doğalı misvakmış."
Nitekim gitti, bir misvak alıp geldi. Ama bu sefer de "Abi ben bunu nasıl açacağım, nasıl kullanacağım?" diye kapımı çaldı. Yanıma oturttum; ucunu bıçakla nasıl soyacağını, liflerini nasıl "artı" şeklinde açacağını uygulamalı gösterdim. Bizlerin bunu asırlardır hem bir temizlik hem de Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) güçlü bir sünneti olarak hayatımızın merkezine koyduğumuzu anlattım.
Batı Keşfedince "Organic Wood Toothbrush" Oldu!
Bu olaydan sonra merak edip biraz internette araştırma yapayım dedim. Karşıma çıkan manzara gerçekten ibretlikti. Yabancı kaynaklar, makaleler, videolar havada uçuşuyor! Eline misvağı alan yabancı fenomenler, doktorlar videolar çekiyor; misvağın diş rengini nasıl beyazlattığını, diş etlerini nasıl sağlığına kavuşturduğunu hayranlıkla anlatıyorlar. Bizim "misvak", Batı dünyasında "Organic Wood Toothbrush" (Organik Ahşap Diş Fırçası) adıyla göklere çıkarılıyor.
Hey gidi yıllar hey...
Seneler önce biz sünnettir diye misvak kullanırken, bizi "cahil", "yobaz" ve "bilim karşıtı" ilan eden bir kesim vardı. Hatta bazıları alay edercesine —hâşâ— "Bu çağda tahta parçasıyla diş mi temizlenir, gidin modern diş macunu, fırçası kullanın" diyerek kendilerince elitlik taslarlardı.
Gençlik yıllarımda bana "Böyle ilkel yöntemlerle gidersen fazla sürmez, ağzında diş kalmaz" diyenlerin bugün ağızları sayısız implantla dolu ve diş hekimlerine servet ödediler.
Kapitalizmin İkiyüzlülüğü ve "Modern" Cehalet
Kapitalist sistem ise bu küresel misvak akımı karşısında hemen refleks gösterdi; pazar payını kaybetmemek için apar topar "Misvak Özlü Diş Macunları", "Misvak Lifli Diş Fırçaları" üretip satmaya başladılar. Dün dalga geçtikleri şeyi, bugün ambalajlayıp yine bize satıyorlar.
Aynı algı operasyonlarını ve "bilim" maskeli dayatmaları Covid döneminde de yaşadık. Kendi kadim kültüründen, doğal beslenmesinden, bin yıllık tecrübesinden bahseden herkese "Siz ne anlarsınız bilimden, doktor musunuz?" dediler. Bugün gelinen noktada ise kimin gerçek cahil, kimin yobaz olduğunu, kimlerin insanlığı yanlış yönlendirdiğini tüm dünya yaşayarak gördü.
Bizlere dün "cahil" diyenlerin, aslında sistemi sorgulamadan her dayatmayı kabul eden gerçek cahiller olduğunu ne zaman anlayacaklar merak ediyorum. Biz asırlardır rehberimizin izinde, doğrunun yanındaydık; dünya ise yeni yeni bizim bıraktığımız yere dönmeye çalışıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: