Bu bir komplo teorisi değil.
Bu bir istatistik de değil.
Bu, Vatandaş Rıza’nın kendi hayatında yaşadıklarının hikâyesi.
Rıza, sağlık bölümü mezunu.
Eğitim aldığı yıllarda dünyayı sarsan Covid salgını başladı. Maske, mesafe, aşı… Modern tıbbın ne söylediyse harfiyen uyguladı. Çünkü bilime inanıyordu.
O dönemlerde aşı karşıtları da gündemdeydi.
Onlara güldüğünü, hatta “cahil”, “bilime düşman” diye baktığını söylüyor.
“Olmasınlar da görsünler” diyordu.
Kendisi 3 doz aşı oldu.
Beş doz dense onu da olurdu.
Evde kal dediler, kaldı.
Maske tak dediler, taktı.
Mesafeni koru dediler, korudu.
Çünkü aşı karşıtı değildi.
İlk Yoğun Bakım
26 yaşındayken çalıştığı iş yerinde kalbi aniden çok hızlı çarpmaya başladı.
Bir şeylerin yolunda olmadığını hissetti.
Gözünü açtığında yoğun bakımdaydı.
Doktorlar “ölümcül ritim bozukluğu” olduğunu söyledi.
Ailesinde kalp hastası olup olmadığı soruldu.
“Yedi sülalemizde yok,” dedi.
Kronik bir rahatsızlığı bile olmadığını belirtti.
Bir poşet ilaçla taburcu edildi.
İkinci Yoğun Bakım
Henüz 27 yaşındayken, ikinci kez yoğun bakıma kaldırıldı.
Daha 27 yaşında, iki kez yoğun bakım…
O noktada durup düşünmeye başladı.
Sorgulama Başlıyor
Eskiden dalga geçtiği aşı karşıtlarını artık anlamaya başladığını söylüyor.
Onlara “cahil, yobaz” derken şimdi hak vermeye başladığını ifade ediyor.
Şunu açıkça söylüyor:
“Bana sabaha kadar bilimsel makale gösterin.
Ben yaşadığımı biliyorum.”
Aşılar sebep midir, değil midir?
Buna kesin bir cevap verilmiyor.
Doktorlar sadece şunu söylüyor: “Ritim bozukluğu.”
Ama Rıza’nın sorusu net:
“Bu genç yaşımda ne tetikledi?”
“Sebebi ne "?( Bilimsel olarak)
Bu sorulara, diyor ki: Bilim susuyor.
Zihinsel Etkiler
Sadece kalbi değil…
Zihninin de eskisi gibi olmadığını söylüyor.
Odaklanma sorunu yaşıyor.
“Kendimi aptallaşmış gibi hissediyorum,” diyor.
Bunun nedenini sorunca yine net bir cevap alamıyor.
Bu Sadece Rıza mı?
Rıza, yaşadıklarının tekil bir olay olmadığını düşünüyor.
Etrafına baktığında, benzer hikâyeleri olan binlerce insan gördüğünü söylüyor.
Yoğun bakım…
Genç yaşta kalp sorunları…
Sebepsiz denilen rahatsızlıklar…
Ve hepsinin başında aynı sloganlar yankılanıyor:
“Evde kal.”
“Aşı ol.”
Son Söz
Bu yazı bir hüküm vermiyor.
Bir bilimsel sonuç ilan etmiyor.
Sadece şunu söylüyor:
Bazı sorular soruluyor,
ama cevaplar verilmiyor.
Ve bazı insanlar,
yaşadıklarını unutamıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: