Batı Roma İmparatorluğu yıkılmadı; sadece uykuya yatırıldı.
Ve şimdi, küresel güçler bu mirası yeniden canlandırmak için
sessiz, derin ve kararlı hamleler yapıyor.
Bugünkü yazımızda, bu sürecin temel başlıklarını
maddeler hâlinde özetleyeceğiz.
Yeni Roma İmparatorluğu:
Papa'nın gelişi ve Ayinlerin Sebebi.
1. Dünya son birkaç yıldır sessiz bir fırtınanın ortasında.
Kimse adını koymuyor ama herkes hissediyor:
Bir şeyler yeniden kuruluyor.
2. Bu yeniden kuruluşu anlamak için dev ekranlara değil, tarihin en eski sembollerine bakmak yeterli:
Çift başlı kartal.
3. Bu kartalın bir başı Batı’yı, öbür başı Doğu’yu temsil eder.
Asırlar önce bu sembol Roma İmparatorluğu’nundu.
4. Bugün dünya, işte o iki başlı düzenin yeniden kurulduğu bir döneme giriyor.
5. Batı kanadı; Avrupa, Amerika, büyük finans ve modern devlet mekanizması ile sahneye çıkıyor.
Bütün modern hukuk, ekonomi ve siyaset bu tarafta şekilleniyor.
6. Doğu kanadı ise; Ortodoks dünyası, kadim şehirler, eski kutsal mekanlar ve bu toprakların manevi damarları üzerinden yeniden ayağa kaldırılıyor.
7. Ve her iki tarafın da ortasında İstanbul duruyor.
Hem Batı Roma’nın hem Doğu Roma’nın kalbi olduğu için.
8. Bugün Papa’nın Türkiye’ye gelişi bir nezaket ziyareti değil.
Bu, Roma’nın “Ben geri geldim” demesidir.
9. Ziyaretin İznik merkezli kurgulanması da tesadüf değildir.
Çünkü 1700 yıl önce Hristiyan dünya düzeni burada belirlenmişti.
10. Şimdi o düzein yeniden kurulduğu günlerdeyiz.
11. Papa’nın gelişiyle birlikte aslında şu mesaj veriliyor:
“Doğu ile Batı’yı birleştirecek yeni bir merkez arıyorum. O merkez İstanbul’dur.”
12. Bu yüzden sadece kiliseler değil, büyük devletler, ordular, finans ve diplomasi aynı masanın etrafında toplanıyor.
13. Çünkü kurulmak istenen şey bir din projesi değil;
yeni bir otorite, yeni bir düzen, yeni bir egemenlik anlayışı. Yeni Dünya Düzeni.
14. Bugün dünyanın başındaki ekonomik ve siyasi krizler; bu yeni düzenin eski kalıplarla yürütülemeyeceğini gösteriyor.
15. Ulus devlet dediğimiz yapı artık çatırdıyor. Batı tarafından modern kilise olarak kurulan ulus devletler ve Birleşmiş Milletler düzeni meşruiyetini yitirmiş durumda.
İnsanlığı kontrol etmek için güç boşluğunun doldurulması gerekiyor.
16. Bu boşluğu doldurmak için yeniden “imparatorluk benzeri” bir model gündeme geliyor.
17. Batı bunu modern kurumlarla yapıyor:
Birleşmiş Milletler, NATO, küresel hukuk ağları…
18. Doğu ise bunu “kutsal şehirler, eski patrikhaneler, maneviyat ve tarih” üzerinden yapmaya çalışıyor.
19. İki tarafın birleştiği yer yine Türkiye.
Çünkü Doğu Roma da Batı Roma da bu topraklarda buluşuyor.
20. Papa’nın gelişi, Ortodoks dünyasını İstanbul’a bağlama hamlesidir.
Bunu kimse yüksek sesle söylemiyor, ama herkes biliyor.
21. Sadece Rusya değil; Orta Doğu’daki Hristiyanlar bile bu merkezileşmenin içine çekilmek isteniyor.
22. Çünkü yeni kurulacak düzenin ruhani ayağı İstanbul,
idari ayağı Batı,
coğrafi ağı Avrasya olacak şekilde tasarlanıyor.
23. Bu, ilk bakışta romantik bir “barış projesi” gibi sunuluyor.
Oysa çok daha derin bir güç aktarımı yaşanıyor.
24. Bugün dünyayı yöneten yapı, artık tek kıtaya sığmıyor.
Ne sadece Amerika, ne sadece Avrupa, ne sadece Rusya.
25. Hepsinin üzerinde, hepsini birbirine bağlayan daha eski bir akıl var:
Roma aklı.
26. Bu akıl, yüzyıllar önce yarım kalan “iki başlı düzeni” tamamlamak istiyor.
27. Batı Roma modern sistemleriyle,
Doğu Roma manevi derinliğiyle,
aynı gövdeye bağlanırsa
dünya tek merkezli bir otoriteye teslim edilmiş olacak.
28. Papa’nın gelişi bu büyük fotoğrafın ilk sayfası.
Bu ziyaretle birlikte Türkiye’nin statüsü, konumu ve rolü yeniden çiziliyor.
29. Mesele sadece diplomasi değil;
Bir medeniyetin merkezini yeniden belirleme mücadelesi.
30. İslâm âlemi uyanmasın, uyanıp ta İslâm medeniyetini kurmasın diye Batı aklı yeni bir, düzen, yeni bir sahte kurtuluş tasarlıyor.
31. Batı Kilisesi Katolik-Protestan olarak birleşirken, Doğu Kilisesi Ortodoks-Sufi olarak birleştirilmek için zemin aranıyor.
32. Dizilerde, filmlere bilboardlarda, protokollerde Kuran ve Sünnetin yerini Batı güdümündeki sufizm akımları almış durumda.
33. İslâm'ın hakikatine karşı bitmeyen savaş devam ediyor.
34. Ne yaparlarsa yapsınlar İslâm medeniyetinin yeniden doğuşunu sufi soslu Yunan felsefesi ile, İstanbul Merkezli ortodoks doğu düzeni ile, Vatikan merkezli modern haçlı düzeni ile engelleyemeyecekler
35. Medya ve sosyal medya bekçileri insanlar bu konuyu farktemesin diye 40 takla atıp yalan, yanlış analizler yaparak Müslümanların hakikati görmesini ve İslâm Medeniyeti inşasını engelleyemeyecekler.
36. De ki: “Hak geldi, bâtıl yok olup gitti. Zâten bâtıl mâhiyeti gereği yok olup gitmeye mahkûmdur!”
Yorumlar
Kalan Karakter: