Şehirlerin devasa cam binaları, ışıl ışıl vitrinleri ve hafta sonu iğne atsan yere düşmeyen AVM’leri... İlk bakışta her şey ne kadar da yolunda görünüyor, değil mi? "Millet açsa bu AVM’ler neden dolu?" sorusu, sokak röportajlarından akşam yemeği masalarına kadar her yerde karşımıza çıkan o meşhur klişe. Ancak bu kalabalık, iddia edildiği gibi bir refahın yansıması mı, yoksa derin bir umutsuzluğun sessiz çığlığı mı?
Ekonomide "Ruj Etkisi" (Lipstick Effect) denilen trajikomik bir kavram vardır. Büyük kriz dönemlerinde insanlar ev, araba ya da arsa gibi "büyük" hayallerinden umudu kestiklerinde, paralarını biriktirmek yerine "küçük" lükslere harcamaya başlarlar.
Bir ev peşinatı biriktirmek artık imkansızsa, o para bir mont, marka bir ayakkabı ya da elli liralık bir bardak kahveye dönüşür. Aslında o an izlediğimiz şey bir zenginleşme hikayesi değil; ulaşılamayan hayallerin, elde kalan kırıntılarla teselli edilme çabasıdır. Hayaller artık bir emlak sitesinin ilanlarında değil, bir kahve bardağının buğusunda aranıyor.
Peki ya o her daim tıklım tıklım olan kafeler? Videonun da tabiriyle burası aslında "orta sınıfın gizli cenaze töreni." Eskiden orta sınıf dediğimiz kesim geleceğe yatırım yapardı; şimdilerde ise sadece "günü kurtarmaya" ve "var olduğunu kanıtlamaya" çalışıyor.
Dışlanma korkusuyla ödenen o pahalı hesaplar, aslında birer "saygı haracı." Toplumda kabul görmek, "ben de buradayım, ben de hala ayaktayım" diyebilmek için giyilen markalı kıyafetler, aslında birer hayatta kalma zırhı. Ne yazık ki bu zırh, altındaki ekonomik çöküşü gizlemeye yetmiyor.
Gördüğümüz bu manzara, refah dolu bir toplumun tablosu değil; batmakta olan bir geminin güvertesinde, sular ayaklara değene kadar çalmaya devam eden o son orkestranın şarkısıdır. Tüketim, burada bir zenginlik belirtisi değil, bir kaçış mekanizmasıdır.
Sonuç olarak; AVM’lerin doluluğu cebimizin doluluğunu değil, ruhumuzdaki boşluğu ve geleceğe dair duyduğumuz güvensizliği simgeliyor. Belki de artık vitrinlerin ışıltısına değil, o vitrinlerin önünde omuzları çökük duran insanların gözlerine bakmanın vaktidir.
Yorumlar
Kalan Karakter: