"BEN EĞRİ BÜĞRÜ DEĞİL, DOSDOĞRU ARKADAŞ...
Kadir KESKİN

Kadir KESKİN

Kadir Keskin'in Kaleminden

"BEN EĞRİ BÜĞRÜ DEĞİL, DOSDOĞRU ARKADAŞ İSTERİM"

17 Mart 2018 - 14:08

Tilkiyle yılan arkadaş olur ve birlikte gezintiye çıkarlar. Bir ırmağın kenarına geldiklerinde yılan tilkiye  “ Tilki kardeş ben yüzme bilmem, beni sırtına al da karşıya beraber geçelim.” der. Tilki, arkadaşının teklifini kabul eder. Yılan, tilkinin beline sarılır,   tilki de  ırmağa girip yüzmeye başlar. Karşı kıyıya vardıklarında yılan tilkiye “ Tilki kardeş! Ben seni sokacağım.” deyiverir. Niye uğradığını şaşıran tilki  “ Yılan kardeş! Biz seninle arkadaş değil miyiz? Bak ben sana bunca iyilik yaptım, ırmaktan geçirdim. Seni sırtıma almasam ırmaktan geçemeyecektin.  Yaptığım bunca iyiliğin karşı bu mu olmalıydı?” diye ne kadar dil döktüyse de baktı ki, yılan hiç oralı değil ve cevaben de  “ Tilki kardeş ne yapayım, bu benim huyum, sokmak benim fıtratımda var” der.Bunun üzerine tilki baktı ki kurtuluş yok. Bir an düşünmeye başlar ve sonra yılana  “ Peki yılan kardeş! Sok, ne yapalım? Bu benim kaderimmiş. yalnız yüzüme bir defacık bak  ki, o güzel gözlerini  son bir kez göreyim!”  Bu sözlere aldanan yılan, başını öne uzattığı an, tetikte duran tilki aniden ağzını açar ve yılanın  başını koparıverir. Sonra da ölen yılanı ırmağın kenarında, kumların üzerine boylu boyunca uzatır ve kendi hilesine kurban giden arkadaşı yılana şöyle der.” Yook yılan kardeş yok! Ben öyle eğri büğrü arkadaş istemem! Benimle arkadaş olacaksan,  böyle dosdoğru olacaksın!”der.Sevgili gençler, çok değerli anne- babalar ömrüm gençler arasında geçti.    A. veya  B.  benim annem – babam olmasın, C  benim kardeşim olmasın diyemeyiz.  Bunlar Allah vergisidir. Ama arkadaşımızı  kendi irademizle seçiyoruz.  Özellikle ergenlik çağındaki çocukların birbiriyle kümeleştiği bir dönemdir. Bu yaşlarda çocuklarımız eğri büğrü arkadaş seçmemeli ve eğri büğrü arkadaş seçmemelerine de anne-babalar çocuklarına yardımcı olmalıdırlar.   Eğri büğrü arkadaş seçip de  derin çukurlara düşen ve hayatlarının  baharında, hayatları  mahvolan gençlerin hangi birini  anlatayım.  Adana cezaevinden Ankara, İzmir’e kadar dolaştığım cezaevlerini arkadaş kurbanı  olarak  tıklım  tıklım dolduran  gençlerin hangi birini anlatayım. X Cezaevinde bir gencin " Hocam beni yıkan  davalar, depremler değil, en yakın  dostlarım ve arkadaşlarım" sözü hala kulaklarımda   çınlamaktadır. Haydi sırası gelmişken x cezaevinde  bir gencin   acı itirafını arzedeyim.- Sayın hocam ben okuluna muntazaman devam eden ve derslerimde de başarılı bir öğrenci idim. Ancak  aynı mahallede oturduğumuz  O. ile Z. de  benim devam ettiğim okula gidiyorlardı. Bir gün okul çıkışı beni de  gitmemem gereken  bir cafeye götürdüler. Orada  bana sigara ikram ettiler.  Ben de hiç sigara içmediğimi söyleyince bana " Oğlum sen erkek değil misin? tadı çok güzel  al bir nefes çek, çok hoşuna gidecek " diyerek yağlandıra, ballandıra beni özendirdiler."  Gerçekten içimde büyük bir merak uyanmıştı. Merakımı yenemeyip,  O'.nun  uzattığı sigaradan bir nefes aldım. Zehir zemberek  iğrenç bir şeydi.  Ama aynı zamanda çocuk aklıyla  ucundan tüten dumanıyla biraz büyüdüğümü  hissettiğimden  hoşuma gitmişti.  Oysa  sırasıyla  nefes çektiğimiz sigaranın içinde esrar da varmış.  Beni sigara  ve  esrarla tanıştıran  O ile Z. o günden itibaren  benim en yakın arkadaşlarım oldu. O sigaradan  içebilmemiz için  önce annemin babamın  cüzdanlarından  bir şeyler çalmaya çalıştım ama  ailem de dar gelirli idi. Onların  cüzdanında  da çoğu kez para olmuyordu. Sonra O ve Z. ile  sınıftaki arkadaşlarımızın çantalarından gizlice para çalmaya başladık. Artık bana ve arkadaşlarıma  para çalmak, hırsızlık yapmak  normal geliyordu. Ar damarım çatlamış, utanma duygum kalmamıştı.   Uyuşturucuya alıştığım için onu  mutlaka kullanmam gerekiyordu. Bu defa uyuşturucu  satanların  eline düştüm. Okul devamsızlığım başladı. Annemi okula çağırdılar. Annem  okula devam etmediğimi öğrenince çok üzüldü. Her sabah bana evden çıkarken " oğlum okuluna git,  öğretmenlerini dinle, müdürünü dinle, ulu sözü dinle. Ulu sözü dinlemzsen ulum ulum ulursun"  demişti. "Netice hocam başını  ağrıtmayayım annemi dinlememenin, ulu sözü dinlememenin bedelini  burada ulum ulum uluyarak ödüyorum. Lütfen anne - babalara söyle. Çocuklarına  arkadaş seçiminde de  yardımcı olsunlar da çocukları benim durumuma düşmesinler."  Evet anneler- babalar çocuklarımızın seçeceği arkadaş, çocuğumuzun yalnız bugününü değil, bütün istikbalini de çok yakından ilgilendirdiğini asla unutmayın.



Bu yazı 2034 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum