Çocuklar Evlerin Aynasıdır
Kadir KESKİN

Kadir KESKİN

Kadir Keskin'in Kaleminden

Çocuklar Evlerin Aynasıdır

02 Haziran 2021 - 16:30



Meslek hayatımın çoğu liselerde idarecilikle geçti, hem de öğrenci mevcudu

oldukça kalabalık okullardı. Mesela en son görev yaptığım Manisa Lisesi’nde

bir zamanlar 172 öğretmen, 3000’i aşkın da öğrenci bulunuyordu. Bu süre

içerisinde çok önemli gerçeklerle karşılaştım. Lise çağında kızı olan ailelerin

sıkıntılarına şahit oldum. İsimsiz yaptığım anketlerle, dilek kutularına atılan

dilekleri ve gerçekleri siz okuyucularımla paylaşmak istedim.

İşte bu çağın bazı gerçekleri: Günümüz sosyal hayatı her geçen gün tehlikeli

olaylara şahit olmaktadır. Bazen hiç umulmadık şahsiyetin kızı beklenmedik

tuzaklara düşebiliyor. Ana-babalar baştan tedbirli ve dikkatli olmak

zorundadırlar. Maalesef, bugün, psikologlara en çok evlilik problemleri ile ana-

babaların genç kızları ile sıkıntıları danışılıyor. Özellikle 16 ile 17 yaşlarındaki

kızlar aile büyüklerini takmıyorlar, hatta ebeveynlerinden nefret edenler bile var.

İntihar oranları kızlardaki büyük farkı ortaya koyuyor. Ahlaksız, sorumsuz bazı

gençler profesyonelce uyguladıkları yöntemlerle aşk–meşk adı altında en

donanımlı görünen genç kızları bile tuzaklarına düşürmeyi başarabiliyorlar. Öyle

ki saf temiz iyi niyetli genç kızların ve özellikle de çalışan anne-babalar veya

çalışmayan anneler, çocuklarına zaman ayırmamaları nedeniyle onların boş

bıraktıkları dünyalarını yukarıda sözünü ettiğimiz delikanlılar tarafından

kurnazca gönülleri işgal edilmektedir. Tabii bunun sonucunda çileyi sadece kız

ve onun ailesi çekmektedir Cep telefonu, mail, chat, gibi yollar kapana düşmeyi

kolaylaştırıyor. Çeşitli yalanlarla kandırılan taraflar randevulaşılan yerde ortaya

çıkıyor. Buluşma ve tanışma gerçekleştikten sonra düşülen beladan kurtulmak

zorlaşıyor. Elbette sonuç hem genç kız, hem de aileleri için ruhsal kırılmalara

yol açıyor.

Zaman Zaman Notlarıma Düşenler

• Ailem beni anlamıyor, anlayacaklarını da sanmıyorum.

• Rusya’da Komünizm yıkıldı; ama bizim evde devam ediyor.

• Aile büyüklerim çok geri kafalı beni hiç anlamıyorlar. Anne-babamla

hiçbir konuyu güzelce tartışamıyorum. Bunun yanında apartmanımızın

kapıcısıyla daha iyi dertleşebiliyorum.

• Hoca’m, benim yaşadıklarımı siz yaşasanız; bir gün bizim evde

duramazsınız. Bazen başımı alıp evden kaçmak istiyorum.

• Lise son sınıfım, daha bir gün babam yavrum deyip bana sarılmadı.


• Babamın işi benden ve kardeşlerimden daha önemli. İşine ayırdığı

zamanın milyonda birini bana ve kardeşime ayırmıyor.

• Babam uluslararası bir nakliyat firmasında şoför. Ağabeyim ise

evimizin mafya babası. O ne derse o oluyor. Ona bir zarar vermemek

için kendimi zor tutuyorum.

• Annemle hiçbir şeyi konuşmaya gelmez. Kendisiyle paylaştığım her

şeyi üzerine bin katıp babama söylemekten büyük zevk duyar. Annemin

bu çirkin huyu yüzünden annemin yüzünü bile görmek istemiyorum.

Sekiz yaşındaki erkek kardeşim bile bizim evde benden daha özgür.

Bazı arkadaşlarımı babalarıyla parkta dondurma yerken görüyorum ve

imreniyorum. Bizim evde ne park ne piknik görülmüş değil.

• Babamın akşam eve alkollü gelmemesi için dua ediyorum.

• Anneme şiddet uygulayan üvey babama bir zarar vermemek için

kendimi zor tutuyorum.

İyi Örnekler de Var

1-Çok iyi bir annem ve babam var. Seçme şansım olsaydı yine annemi ve babamı

tercih ederdim.

2-Babamı annemden daha fazla seviyorum; çünkü babam beni annemden daha

iyi anlıyor.

3-Her sabah babamla yürüyüşe çıkıyoruz. Tadına doyulmaz tam bir saat

geçiriyoruz.

4-Ağabeyim problemli; ama babam tam bir aile reisi. Babamın işleri çok yoğun

olmasına rağmen her akşam bize tam bir saatini ayırır.

5--Annem ve babam verdikleri sözü mutlaka yerine getirirler. Şayet

getiremezlerse ne yüzden getiremediklerini izah ederek bizden özür dilerler.

6-Annem ve babam aynı zamanda en büyük dostum ve arkadaşım,

Yaşıtlarımdan bazı arkadaşlarım anne ve babalarıyla kuramadıkları dostluğu ve

arkadaşlığı dışarıda aramak zorunda kalıyorlar. İşte felaket de burada başlıyor.

7-Babam, annemden daha nezaketli. Babam odamın kapısını çalmadan

girmezken, annem dedektif gibi ne zaman girip çıkacağı belli olmaz. Babamın

bana olan sevgisini ve güvenini hiçbir şeye değişmem. Ben de bu güvene layık

olmaya çalışırım.

8-Genç kız psikolojisini çok iyi anlayan bir anne ve babaya sahibim.


9-Babamın bazen televizyonun düğmesini kapatarak benimle yaptığı 5 - 10

dakikalık sohbet bana inanılmaz büyük haz veriyor.

Ulusal Basından

“Ana-babaların, çocuklarının interneti nasıl kullandıklarını denetlemeleri

gerektiği belirtildi. En son olay, İstanbul Bayrampaşa’da yaşandı. Tamer (23) ile

Aslı (19) internette tanıştıktan dört ay sonra Çapa’da buluştular. Birbirlerinden

hoşlanarak evlendiler; fakat Tamer, eski alışkanlığından vazgeçmedi. İnternette

başkalarıyla görüşmeye devam etti. Yine bir başka bayanla görüşmesiyle

evlilikleri çatırdadı. Aslı, dokuz aylık hamileydi. Aslı’nın babası çeşitli

görüşmelerden sonuç alamayınca Tamer’i dövmeye kalktı. Kayınpederini dört

yerinden bıçaklayan Tamer kaçtı. Yirmi gün sonra Aslı’nın babası öldü. Bu

duruma dayanamayan Aslı, iki kutu antibiyotik içerek intihar etti. Doktorlar,

bebeği sağ kurtarmayı başardılar. Aslı, mezara, Tamer ise cezaevine girdi.

Talihsiz bebek, şimdi anneannesinde…”

İnsanlar yaptıkları yanlışlığa bir mazeret bulabilirler. Ama çocuklarının

yaptıkları yanlışlıklara bir mazeret bulamazlar. Çocukları yüzünden düşen anne-

babaların başını hiçbir vinç kaldıramaz. Çocukların beyinleri tarla gibidir. Boş

bırakılan tarlada yabani otlar ve tikenler biter. Çocukların Beyinlerini anne-

babalar doldurmazsa, onların beyini hangi tacizcinin, hangi uyuşturucu tacirinin,

hangi sokak zibidilerinin dolduracağı belli olmaz.

Not:www.kadirkeskin.net sitemde Pdf si bulanan “ Yaşanmış İbretli

Anılarla OKUL MÜDÜRÜNÜN GÜNLÜĞÜNDEN” adlı kitabımdan “

Şafağın Sessizliğini Bozan Telefon “ ile “ Bir Gençlik Hatası “ başlıklı

bölümü okumalarını,okurlarıma tesviye ederim.www.kadirkeskin.net

Bu yazı 375 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum