EĞİTİM ÇINARININ FİLİZLERİ
Kadir KESKİN

Kadir KESKİN

Kadir Keskin'in Kaleminden

EĞİTİM ÇINARININ FİLİZLERİ

22 Haziran 2018 - 12:29

36 Yıllık  Meslek hayatımın yarısından fazlası Manisa Lisesi’nin idaresinde geçti. Uzun yıllar tek lise olarak Manisa’nın öğretim hayatında önemli bir yeri olan Manisa Lisesi’nin Cumhuriyet ve Mehmet Akif Ersoy Liseleri açılmadan önce 182 öğretmeni  ve  3000 den fazla öğrencisi olan bir okuldu. Manisa Lisesi’nin idaresinde bulunduğum yıllarda bu okula katkılarımın yanında, okulun da benim mesleki birikimimin oluşmasında büyük bir katkısı oldu. Eğitim camiasında ilgi gören kitaplarımın yanında,  liselerde, ünivesitelerde ve cezaevlerinde  ilgi gören  eğitim  “Eğitim Seminerlerimin ( 388)“ nedeni, bu okulda edindiğim mesleki tecrübem sayesindedir. Kıyıda , köşede bir okul müdürü  olsaydım bu birikimi  elde etmem mümkün değildi. Çünkü tek lise olması nedeniyle zengin, fakir her kesimden   ailenin  çocuklarının okuduğu bir okuldu.  Dolayısıyle  Manisa’nın 132 yıllık  ulu eğitim  çınarı  Manisa Lisesi  sadece öğrencileri değil, farkında  olmadan bizleri de eğitmiş. Manisa Lisesi’nin  değerini, Manisa’nın ulu bir eğitim  çınarı olduğunu  bu okuldan ayrıldıktan sonra  anladım.   Şair diyor ki: “Cihân-ârâ cihân îçredir ârâyı bilmezler/ 
O mâhîler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler” Balıklar deniz içinde  denizin kıymetini denizden çıktıktan sonra  anlarllarmış.. İnsanlar da  sahip oldukları  şeylerin  kıymetini  kaybetikten sonra  anlıyorlar.   Yukarıda da arzettiğim gibi   her öğretmen arkadaşım gibi  bu okulun kıymetini  bu okuldan ayrıldıktan sonra  idrak edenlerdenim.  Emeklilik hayatımda  bu okulda görev yapmanın  manevi huzurunu yudumlayanlardan biri olarak kendimi  şanslı  buluyorum.

   Trabzon Adana, Ankara, İstanbul, Konya’dan İzmir’e kadar gezdiğim il ve ilçelerde  ve yurt dışında  nereye gitsen bu ulu çınarın  filizleriyle karşılaştım ve  karşılaşıyorum..    Kıyı, köşede öğrencisi ve öğretmeni az olan bir okulda çalışsaydım bu birikimin oluşmasının mümkün olamayacağını  yukarıda arzettim.. Onun için Manisa Lisesi’nin adının geçtiği her yerde içim bir hoş olur  ve bu okulda çalışmamın manevi hazzını da  her gittiğim yerde  gülen bir sima ile karşılaştığımda  doya doya yudumluyorum.

 Geçenlerde,    Manisa’nın gıda sektöründe “ MATADOR”  ismiyle  önemli bir yeri olan   Manisa  Lisesi’nden  öğrecim  Sayın Mehmet Yılmaz beyi, Manisa Ticaret Odasına Başkan seçilmesi  dolayısıyla  makamında  ziyaret etmek üzere  Manisa Ticaret ve  Sanayi Odasına  gittim.   Daha odanın  genel giriş kapısından girer girmez her yerde olduğu gibi  gülen bir sima  “ Hoş geldin hocam” diyerek  karşıladı. “Hayrola hanımefendi  sizi   tanıyamadım” dediğimde, “ Hocam ben sizin Manisa Lisesi’nden öğrenciniz Aysel Şengil’im” diyerek kendilerini  tanıttı. Bu arada   geldiğimi haber alan  Oda Başkanı  Mehmet Yılmaz bey kardeşim  de  giriş katında yardımcısı  yine Manisa Lisesi’nden  öğrencimiz  Ziraat mühendisi  Sezen Şenay ve diğer arkadaşları ile birlikte karşılayarak   makamına  çıkardılar.

Mevlana “ Toprağa düşen  tohum kaybolmaz” diyor.   Aylarca taprak altında kalan mini minnacık tohum baharın yağmurların yağması , güneşin de toprağı yalaması sonucunda  üstünde ister taş, ister kaya parçası olsun, bulduğu bir boşluktan boynunu uzatarak bütün güzelliği ve tazeliği ile  toprağın üstüne çıktığı gibi, eğitim de  tıpkı  toprağa saçılan  bir tohum gibi  beyinlere  saçılan  bir tohumdur. Öğretmenin  sözleri  ve davranışları da öğrencinin beyninde  yerini alır. 


Bugünün küçükleri, yarının büyükleri” diye çok sık kullandığımız bir deyimimiz vardır. Her eğitimci meslektaşımız gibi ben de dünün küçüklerini bugün  filiz  olarak gören eğitimcilerden biriyim. Rabbime şükürler olsun emekli olarak emekliliğin ne olduğunu bilmeyen biriyim ve 55 yıldır da kesintisiz eğitimin içindeyim. Gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında 400 ‘e yaklaşan seminerlerim dolayısıyla gittiğim yerlerde dünkü taze fidanların her birini bugün çınar olarak okullarda öğretmen, müdür, üniversitelerde profesör, dekan illerde Vali, ilçelerde Kaymakam, cezaevlerinde de Hakim, Savcı, Manisa’da da Manisa’nın ekonomisine yön veren iş adamları olarak görmenin verdiği hazzı ve mutluluğu sözcüklere dökmem mümkün değildir.  Başarılı öğrencilerimi gördüğümde kendi çocuklarımın mutluluğu ve başarısı gibi seviniyorum. 
38 yıl önce Manisa Lisesi’nin C- Blokunda dersine girdiğim  ÖĞRENCİM Mehmet Yılmaz  daha dün gibi  gözlerimin önünde. Sınıfın en arka sırasında yalnız başına otururdu. Sırada yalnız başına oturan Mehmet Yılmaz sorumluluk sahibi, çalışkan, arkadaşları ile olan ilişkisi ve öğretmenlere saygısı ve efendi kişiliği ile dikkatimi çekmişti.
Dünkü öğrencim Mehmet yılmaz’ı 38 yıl sonra bugün Manisa Ticaret ve Sanayi odası Başkanı olarak ziyaret ettim.  Kendisine ve mesai arkadaşlarına başarılar diledim ve kitaplarımı kendilerine takdim ettim.


Sayın Mehmet Yılmaz Beyefendi kardeşimin iş hayatında kat ettiği başarııyı Manisa Ticaret ve Sanayi Odası başkanı olarak da kat edeceğindin asla şüphem yoktur. Kendilerine başarılar diliyorum. Müteveffa arkadaşım rahmetli Bülent Koşmaz'ın başarılarını Manisa’da taçlandıracağından asla şüphem yoktur.

 

 Bu arada  odanın demirbaşı olan   odanın  danışmanı  Gökmen  Aytaç da  Lisemiz öğrencilerindendir.   Öğrenciliğinden nezaketi, efendiliği  ve  terbiyesiyle yakından tanıdığım  Gökmen Aytaç beye  Manisa Ticaret ve Sanayi Odasında  başka Manisa Lisesi mezunları olup olmadığını sorduğumda  Gökmen bey  odada birçok Manisa Lisesi mezunu olduğunu  söyleyerek  ilk aklına gelen isimlerden  Manisa’da  tarım ürünleri  ticaretinde  önemli bir ismi olan Ziraat Mühendisi  Sezen Şenay’ın Başkan yardımcısı olarak  görev yaptığını,   tekstil sektöründe  faaliyet gösteren  Ali Karanfilci’nin  de yönetim kurulu   üyesi olduğunu  söyledi. Personel olarak Ayseyl Şengil, Murat Gezginer,Sevilay Ağırol  arkadaşlarımızın da personel olarak çalıştığını söyledi.

Manisa Lisesi,  Manisa’nın en eski bir eğitim çınarı  olarak    yetiştirdiği   filizlerini bugün Manisa dahil, ülkemizin muhtelif yerlerinde  birer çınar olarak  görmenin mutluluğunu yaşıyorum.


 Bana bu keyfi yaşatan  öğrencilerime  teşekkür ediyorum, Rabbime  de şükrediyorum.

 Sayın  Mehmet YILMAZ, Sezen ŞENAY, Ali KARANFİLCİ   ve    Gökmen AYTAÇ   bey kardeşlerim, sizleri tekrar tebrik ediyorum. Başarılanız daim olsun.  Ne makamınızda, ne de  iş hayatınızda  Allah hiç birinizi  mahçup etmesin.




Bu yazı 975 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum