GENÇLERE YÖNELİK BİR SORUM: " AŞKIN ARKADAŞI KİMDİR,...
Kadir KESKİN

Kadir KESKİN

Kadir Keskin'in Kaleminden

GENÇLERE YÖNELİK BİR SORUM: " AŞKIN ARKADAŞI KİMDİR, GÖZÜNÜ KİM KÖR ETTİ?"

29 Eylül 2018 - 11:09

Aşk, duygulara musallat olan baskın bir hükümdardır. Aşk dolayısıyla duyguları galeyana gelen her  insanın korkuya kapılması, yaptığı işin sonunu düşünmesi mümkün değildir. Hele bu ergenlik çağında olursa. Tasallutu halinde akıl bir engel koyamaz ve devre dışı kalırsa, o anda ömrü boyunca pişman olacağı hataları gözünü kırpmadan işler. Sonunda da ömür boyu pişmanlık duymak zorunda kalır.  Örnek mi? Her gün TV. Ekranlarında ve çevrenizde bu konuda yeteri kadar örnek bulabilirsiniz.  Hele hele günümüzde sera bitkisi sanal medya tarafından erken uyandırılan çocuklarımızın ömür boyu pişmanlık duyacağı hatalar yapmamaları için anne- babaların özellikle  ergenlik döneminde çocuklarını boş bırakmamaları gerekir.
  Seminerlerimde aşağıda anlatacağım fıkrayı anlatmadan önce  gençlere soruyorum. Haydi gençlere yönelik  sorduğum bu soruyu  sizlere de  sormuş olayım. “Analarınızdan, babalarınızdan, öğretmenlerinizden, ağabeylerinizden ve ablalarınızdan daha iyi bildiğinizi sandığınız bir konuda soracağım soruyu bilenlerinizi kitaplarımla ödüllendireceğim.” dediğimde heyecanla sorumu bekliyorlar ve soruyorum: “ AŞKIN ARKADAŞI KİMDİR, GÖZÜNÜ KİM KÖR ETMİŞTİR.” Siz bildiniz mi bilmiyorum. Ama bugüne kadar gençlerden bilen çıkmadı.  Bilmedikleri için de bu konuda yaptıkları bir hatanın bedelini ömür boyu ödemek zorunda kalıyorlar. Bu konuda medyaya düşen örneklerini siz de görüyorsunuz ve okuyorsunuz.  Yakın tarihlerde Bursa’da 19 yaşındaki R. U.’nun uyuşturucu kullanan  bir delikanlıya kaçmak için evlerinin ikinci kattan atlayıp  sakat kalması gibi. Şimdi gelin fıkrayı beraberce okuyalım.

 Manisa akıl hastanesinden bir gün Delilik,   Korku, Tembellik,  Merak, Başarı, Hasetlik, Sevgi ve Aşk kaçmışlar. Delilik bu yakın hastane arkadaşlarını yemeğe davet etmiş, yemekler yenmiş, kahveler içilmiş keyifler yerinde.  Ne gelen var, ne giden. Ne de iğne için rahatsız eden hemşireler var.
 İçlerinden Merak: “   Bu günümüzü bir oyunla taçlandıralım.”  Hep beraber “ ne yapalım?” dediklerinde, “ Körebe oynayalım.” Korku itiraz etmiş: “ hayır olamaz ben gözlerim bağlandığında korkarım.” “ Birdirbir oynayalım.” Bu defa da  tembellik itiraz etmiş: “ Hayır ben yorulurum.”   Hep beraber düşünmüşler taşınmışlar ne oynayalım?  Delilik bir teklif ortaya atmış: “ Saklambaç oynayalım.” Hep beraber saklambaç oyununa razı olmuşlar.    Tabii ev sahibi olarak da Delilik sobe olmuş.
Delilik gözlerini kapamış 100 ‘e kadar saymaya başlamış. Hepsi bir yerlere saklanmış. 100 ‘e kadar saydıktan sonra delilik gözlerini açmış Bakmış ki Sevgi bahçede çiçeklerin içinde, Korku merdiven altında,  Tembellik duvar dibinde, Merak bahçe duvarının üzerinde  ( Kim nereye saklanıyor merakı içinde),  Başarı bir kayanın burcunda, Hasetlik o kayanın  kovuğunda ( Başarıyı hasetleniyor ya) hepsini Delilik teker teker sobelemiş.  Ama ortada Aşk yok.
 Arkadaşlarına sormuş, Merak’a sormuş ama Aşk’ı gören yok. Delilik büyük bir merak içinde Aşkı aramak  için   Manisa’nın  Sipil dağına çıkmış, Gediz ovasına inmiş, Gediz yataklarında aramış, ama  nereyi aradıysa da bir türlü  bulamamış.
Nihayet günlerden bir gün  Aşkı bulma  merakıyla  eline aldığı bir değnekle yollara düşmüş.  Önce Manisa, Salihli, Alaşehir’in üzüm bağları, Uşak, Afyon’un   afyon tarlaları   derken yolu Isparta’ya uğrar. Isparta’da  gül bahçesinde   bir gül omcasına  asası ile vurduğunda, ansızın bir çığlıkla irkilmiş.   Oysa çığlık atan gül omçasının içine saklanan Aşk’ın iki gözüne de  gülün tikenleri  batmış. Acıyla bağıran Aşk, gözlerinden yağmur gibi akan kanlı yaşlarla gözlerini tutuyormuş. Delilik şaşkınlıktan ne yapacağını bilememiş. Büyük bir üzüntü ile özür dilemiş, yalvarmış, yakarmış Aşk’a kendisini affetmesi için. O kadar üzülmüş ki,  bir daha hayat boyu yanından ayrılmayacağını, aşkın gözü kulağı olacağına dair söz vermiş.
 Gözlerini kaybederek çaresiz kalan aşk zaruri ihtiyaçlarını gidermek için bir arkadaşa  ihtiyaç duyduğundan  çaresiz  Deliliği kendine arkadaş olarak edinmiş.
  Bir insanın gözü kör, arkadaşı da delilik olursa bunun yapamayacağı delilik  yoktur.   Şahit olduğum birkaç örnek: Boğaziçi’nde okuyan oldukça varlıklı bir ailenin kızı  ilkokul mezunu  bir teröriste  kaçar mı?  kaçtı. Bilkent’i burslu  olarak kazanıp hukuk üçte okuyan B. A.  erkek arkadaşı ile  bir olup annesini   öldürür mü? Öldürdü. Beykoz’da  liseli kız doğurduğu çocuğu çöplüğe atar mı ? Attı.  Siz de yaşadığınız ve izlediğiniz haberleri göz önüne getirin. AŞKIN GÖZÜNÜ  KÖR EDEN  DELİLİĞİN, AYNI ZAMANDA  ARKADAŞI    olduğunu,  her şeyin  bir zamanı  olduğunu, iş, aş olmadan bunların  olamayacağını  çocuklarımıza   anlatalım ki,  ergenlik çağında yaptıkları  yanlışlıklar, hayatlarını  karartmasın.  www.kadirkeskin.net

Bu yazı 1593 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum