KİTAPANA YAYINLARINDAN "İNSAN TOPLUM KÜLTÜR"...
Kadir KESKİN

Kadir KESKİN

Kadir Keskin'in Kaleminden

KİTAPANA YAYINLARINDAN "İNSAN TOPLUM KÜLTÜR" ADLI KİTAP ÜZERİNE

10 Mart 2018 - 13:41

un kamu hizmetlerinin yanında okuyan, yazan, kitaplarıyla da topluma yararlı hizmetler sunan, öğretmen lisesi mezunu olmanın yanında eğitim üzerine de doktora yapan Aliağa Kaymakamı Sayın Dr. Bayram Yılmaz beyefendinin olurları, Şehit Yzb. Özgür Oğuz Çevik A.Lisesi Müdürü Habib Bilgiç Bey kardeşimin davetleriyle bir seneden beri söz verip de gidemediğim Aliağa'ya 15 Şubatta gittim. Eğitim Seminerimi Halk eğitim salonunda verdim. Seminer sonunda, mikrofonu takdim ettiğim Dr. Bayram Yılmaz Beyefendi nahif bir üslup ve şiir gibi akıcı hitabetiyle verdiği eğitici dersler katılımcılar, tarafından ayakta alkışlandı. Kaymakam beyin bu vesileyle iyi bir hatip olduğunu da öğrenmiş oldum. Kendilerini tekrar tebrik ediyorum.

Kaymakam Dr. Sayın Bayram Yılmaz araştırmacılığı ve yazarlığı kadar halkla ve eğitim camiasıyla da bütünleşmiş bir yönetici. “ KURUM KÜLTÜRÜ” adlı kitabından sonra yeni çıkardığı " İNSAN TOPLUM KÜLTÜR” adlı eserini de bir solukta okudum. " Kurum Kültürü" adlı kitabı kurumların başında olanlar mutlaka "okumalı" demiştim. " İnsan Toplum Kültür " kitabını ise başta öğretmenler, öğrenciler olmak üzere herkes okumalı. Ülkemiz kadar Aydın ihaneti yaşayan başka bir ülke var mı bilmiyorum? Rahmetli Necip Fazıl" Elin oğlu okur atomu böler, bizim oğlan okur vatanı böler" diyordu. Bürokrasiyi azaltmak ve işlere ivedilik kazandırmak, kırsal kesimin alt yapı hizmetlerini hızlandırmak için geliştirilip uygulamaya konulan KÖYDES projesinin kurumsal kaprislerle    köy hizmetli kökenli   teknik  elemanlarca  nasıl sabote edilmek istendiğinin acı tespitlerini görüyorsunuz. Yazılanlar doğru mudur? El hak doğrudur. Çünkü Boğazda kurulan köprülere, havaalanlarına, barajlara karşı çıkan bazı mühendisleri  hepimiz çok iyi  hatırlıyoruz. Burada rahmetli Necip Fazıl'ın sözüne dönerek devlet arşivine girmiş bir belgeyi sırası gelmişken sizinle paylaşmak istiyorum. "Eğitim Öğretim Dedikleri" (kitabımdan sahife: 361)

Amerika’nın meşhur çocukları 12 Eylül 80 darbesini yaptılar. Sıkıyönetim ilan edildi. Banka soyan, cinayet işleyen, hocasının kitaplarını yakan bir delikanlı için ihbar gelir. Komutan Yzb. Anarşistin babasının evine baskın yapar, anarşist evde bulunamaz. Komutan, babasını karakola çağırarak: " Nedir bu oğlundan çektiğimiz? Nerede olduğunu biliyorsundur, derhal yerini söyle!" Gencin babası: " Komutanım ben size bağıracağım yerde siz bana bağırıyorsunuz. Çocuğumu ben sizden istiyorum. “diye karşılık verir. Komutan bir an duraklar " Sen ne demek istiyorsun? Oğlan, benim oğlum mu?"  Baba: " Benim beş tane çocuğum var, kimi tarlada, kimi bağda, bahçede, kızım da kocada. Bunlardan şikâyetin varsa hepsini de getireyim. Siz kimden şikâyet ediyorsunuz? Benim devlete verdiğim okusun, adam olsun, bu ülkeye faydalı olsun dediğim oğlumdan şikâyet ediyorsunuz. O çocuk benim dizimin dibinde olsaydı anarşist olmayacaktı. Ve devletine de zarar vermeyecekti, ne siz üzülecektiniz, ne de baba olarak ben. Ben okusun adam olsun diye okula gönderdim, anarşist olsun diye, değil. Ben devletimden şikâyetçiyim. Benim oğlumu anarşist yapan devlettir." dediğinde, komutan bu acılı  babaya söyleyecek söz bulamaz. "Türkiye’de Terör Hareketleri ve Beyaz Kitap( İmza: Org. Gn. Kenan Evren- Or. Am. Bülent Ulusu)"

"İnsan Toplum Kültür" adlı eser kültür, kültürün özellikleri ve unsurları, dil, din ve inançlar, değerler, örf ve adetler, hikâye ve masallar, kahramanlar, popüler kültür, kitle kültürü, milli kabahatlerimiz, medya, gençlik ve eğitim, sorun çözme yönetimi, çatışma ve çatışma çözüm yolları, ihanet kültürü vs gibi konular adeta bir sosyolog gözlemleriyle yazılmış. Sayın Dr. Bayram Yılmaz bey kardeşimin mülki amir, doktoralı bir eğitimci olduğunu biliyordum da sosyolog olduğunu da yeni öğrendim. Gerek yurt içinde, gerek yurt dışında çevresini ve ilişkide bulunduğu insanları ve toplumları adeta bir psikolog ve sosyolog gibi gözlemlemiştir. Bazıları yurt dışı görevleri bir turistik gezi olarak görürlerken, kendileri gittiği her ülkenin, ülkemize göre artı ve eksilerini raporlamıştır. Örneğin İngiltere’de misafir olduğu evin bayanı Alman, kızı da ilk kocacısından Alman bir babanın kızı olmasına rağmen, kaymakam beyin kendinizi ne hissediyorsunuz, sorusuna karşılık “ Tabii ki kendimi bir İngiliz hissediyorum. Anne-babam Alman da olsa İngiliz okulunda okudum, İngiltere’nin imkânları ile yetiştim ve İngiltere’de yaşayacağıma göre elbette İngiliz’im. Alman olduğumu hiç düşünmedim” diye karşılık verir. Bu hikâyecik öğretmeninden, okul müdüründen, tepedeki eğitimciye kadar herkes elini şakağına koysun ve düşünsün, biz niye eğitimde sağlam bir aidiyet duygusu veremiyoruz?

Çin gezisinde “ En iyi yönetim şekli yoktur, en uygun yönetim şekli vardır” tespitini yapan Kaymakam bey, algı yönetimiyle halkı tarafından sevilen liderlerin nasıl alaşağı edildiği, sonra o ülkelerin içinden çıkılmaz sorunlar yaşadığı, nitekim sahtekar Müslim Gündüz, Fadime Şahin olayları ile kendini savunan adamının nasıl buram buram terletildiği, on yılda bir yapılan darbelerle ülke nasıl geriye götürüldüğü, algı yönetimiyle şu anda aynısının ülkemiz üzerinde var gücüyle denendiği, yalan yanlış bilgilerle hem kurumların, hem de devletlerin nasıl zayıflatıldığının yanında Anadolu çocuğu olan Sayın Kaymakamımızın Anadolu’nun anlamlı sözlerini satır aralarına serpiştirerek “ Pire büyür bit olur, enik büyür it olur.” “ Aşk ağlatır, dert söyletir.” “ Avarenin arkadaşı şeytandır”, “ Emek olmadan ekmek olmaz”, Anadolu’da gençlere “cahal” denmesi, TV. İçin “ Akşam yatırmaz, sabah kaldırmaz”, “ Kapını kilitli tut, komşunu hırsız tutma” vs gibi güzel sözleriyle kitap adeta “ Beni oku “ diyor.

Bu arada Alpaslan- Romen Diyojen ile Kanuni ve süt kardeşi Alim Yahya efendi arasında yaşanan “ NEME LAZIM” anekdotları, hiçbir Müslüman Türk’ün unutmaması gereken, tarihte “ HAŞHAŞİLER” olarak bilinen Hasan Sabbah’ın Selçuklu’ları bölüp parçalamak için işlediği cinayetlerle Selçuklu’lara ne kadar ayak bağı olduğu, FETÖ terör örgütünün de aynı yöntemlerle 800 yıl sonra ülkemizi bölüp parçalayıp düşmanlarımıza teslim etmek için yaşattığı 15 Temmuzu da unutmamız açısından en sade vatandaşımızdan özellikle öğretmen, öğrenci ve eğitimin en üst seviyesinde oturan eğitimcilerimize kadar herkesin okuması gereken bir kitap. Ben zevkle okudum siz de okuyun. (İnsan Toplum Kültür - Kitap:Kitapana  yayınlarından)


Bu yazı 1139 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum