Yahudi'den Daha Yahudi Arap Liderleri
Kadir KESKİN

Kadir KESKİN

Kadir Keskin'in Kaleminden

Yahudi'den Daha Yahudi Arap Liderleri

20 Mayıs 2021 - 11:25



Osmanlı döneminde İstanbul’da kalender meşrep olarak yaşayan ve beş altı dil

bilen Filozof lakabıyla anılan Rıza Tevfik varmış. Bu Filozof Rıza Tevfik bir

Ramazan günü elindeki tütünü tüttürerek İstiklal caddesinden Taksim’e doğru

çıkarken zaptiyeler yakalar : “ Sen Müselman değil misin, haydi yürü

karakola?” dediklerinde, bizim filozof İbranice: “ Ben Yahudi’yim.” diye, karşılık

verir. Zaptiyeler tereddüde düşerler hemen orada dükkânı olan Yahudi

Salamon’u çağırırlar: “ Salamon! konuş bakalım. Biz bunu Müselman sandık

ama bu ‘Yahudi’yim’” diyor. Yahudi Salamon bizim Müselman filozofla İbranice

konuşmaya başlar. Bizim Müselman Filozof Rıza Tevfik Yahudi Salamon’a : “

Aman Salamon, yaman Salamon ne olur beni ele verme. Şimdi karakola

gidersem halim harap” diye yalvarmaya başlar. Yahudi Saloman Filozof Rıza ile

konuştuktan sonra zaptiyelere döner : “ Valla billa bu, benden de Yahudi .” der.

Buraya bir nokta koyalım.

Her Ramazan ayında olduğu gibi bu Ramazan ayının son haftasında hırsız

Nethanyahu hırsızlığını örtmek için 14 Mayıs’ta başlattığı bombardımanla

gece gündüz demeden Gazze’ye yağmur gibi bomba yağdırıyor.Şu ana kadar 63

çocuk, 36 kadın 212 Filistinli kardeşimizin hayatını kaybettiği şehit sayısı devam

ediyor. Bu arada yaralananların sayısı ise 1500 ‘ü geçti. Bu yazı yayınlanasıya

kadar kaç ocak sönecek, kaç şehit olacak belli değil. Bu vahşet karşısında

milletimiz ve milletimizin adamı sayın Cumhurbaşkanımız dışında vahşete ses

çıkaran hiçbir Arap ülkesi yok. En büyük hobim haber seyretmekti. 14

Mayıs’tan beri haber bültenlerini seyredemiyorum. Gazze’de düşen bombalar

sanki benim, milletimin, çocuklarımın ve torunlarımın başına, benim ülkemin

hastanelerine ve devlet binalarına düşüyormuş gibi içim sızlıyor. Ben

dindaşlığımın dışında görüntülere insan olduğum için üzülüyorum. Ama medeni

dediğimiz Avrupa ülkeleri vahşeti desteklemek için ülkelerinin devlet binalarına

İsrail bayrakları asarak zulme ve vahşete destek veriyorlar. Demek ki bunlar

medeni filen değiller rahmetli Akif’in deyimiyle “ Tek dışı kalmış canavarlar”

Lise öğrencisi iken felsefede Yahudi ırkı geçince “ Hocam bu Yahudiler çok mu

akıllı?” dediğimde, Hocam “ Oğlum dünyanın en aptal milleti Yahudilerdir.”

dediğinde, şaşkınlığımı ifade ederek “ Nasıl oluyor hocam, ticarette ve başka

konularda en başarılılar” diye karşılık verince, Hocam: “ Oğlum, bunlar kadar


nankör ve hain bir millet yoktur. Ekmeğini yediği, suyunu içtiği her millete

ihanet etmişlerdir. İhanetleri ve nankörlükleri sonucunda da Babil’den tutun

da İspanya, Almanya Nazilerine kadar tarihte bir çok kitlesel katliamlara

maruz kalmışlardır. Eğer nankör ve hain olmasalardı, bugün dünyanın en

kalabalık milleti olurdu. Hatta Çin’den daha kalabalık olurlardı.” dedi. “ Peki,

bu ticaretteki başarıları nereden kaynaklanıyor?” “ Katliamlar dolayısıyla

dünyanın her tarafına dağıldıkları için Türkiye’deki bir Yahudi Amerika’dan veya

dünyanın her hangi bir ülkesinden ithalat yapmak istediğinde oralara gitmeden

orada bulunan Yahudi Yasef’den en ucuz malı yol, otel masrafı yapmadan ithal

edebilmektedir. Bizim Türk tüççar ise Amerika’ya gidecek, uçak parası, otel

parası, oradaki en sağlam en ucuz malı bulabilmesi için günlerce orada kalacak

piyasa araştırması yapacak. Dolayısıyla Yahudi tüççarlar bizim tüççarlara

nazaran bu konuda daha avantajlılar.” diye, aramızda bir diyalog geçmişti.

Gerçekten nankörlükleri ve ihanetleri yüzünden tarihte birçok katliamlara

maruz kalmışlardır. Nitekim II. Beyazıt 150.000 Yahudi’yi gemi göndererek

İspanyol katliamından kurtarmasına rağmen, yine en büyük ihaneti de Filistin’i

kendilerine vermeyen cennet mekan Osmanlı Padişahı 2. Abdülhamit’e

yapmışlardır. Kendisini tahttan indirmeye gelen heyetin içinde Emanuel

Karasu’yu görünce çok üzülen Abdülhamit “ Bu Yahudi’nin aranızda işi ne? “

diyerek derin üzüntüsünü beyan etmiştir.

Şimdi Yahudileri bırakalım da gerçek Yahudilere gelelim. Yahudi Salamon’un

bizim Filozof Rıza Tevfik ile görüştükten sonra zaptiyelere “ Valla billa bu,

benden den Yahudi” dediği gibi, Arap ülkelerinin başındaki Selman, Zayed,

Sisi , Esed ve Faysal’ın Filistin’deki olanlar karşısında kılları kıpırdamıyor.

Yahudi asker, Filistinli bacımıza tecavüzünü sere serpe medyaya anlatırken,

Irak’ta Ebu Gruyep Hapishanesindeki Amerikan Conilerin rezaletleri tüyler

ürpertirken bu saydığım isimler mazlum ırkdaşlarının ve dindaşlarının yanında

yer alması gerekirken, koltuklarını kendilerine bahşeden batılı efendilerini

memnun etmek için seferberler. Biri sahte tabloya 450 milyon dolar, biri

silahları değil de karton üzerinde gösterilen silah resimlerini milyarlarca dolara

satın alıyor, diğeri de milyarlarca dolar vererek futbol kulübü satın almaya

çalışıyor. Ve yüzlerine “ Ben olmasam o koltuğunuzda bir hafta oturamazsınız”

aşağılaması karşısında ise sadece sırıtıyorlar. Suriye’de karda, kışta, aç, açıkta

kalan ırkdaşları, bombalar altında kalan yavrucuklar, iffeti kirletilen bacıların


göz yaşları, baba değil deden yadigari tapulu oturduğu evden ceketini dahi

almadan yaka paça atılan mazlumlar, bunların nasırlarmış vicdanlarını hiç

sızlatmıyor. O halde bunlar Kim?

1-Bunlar batının Siyonist okullarında okuyan beyni iğdiş edilmiş, mangutlaşmış

Yahudi’den daha Yahudi haline gelmiş Arap liderleri. Halkına karşı değil, batılı

Siyonistlere karşı sorumlu, Yahudi’den fazla Yahudileşmiş Yahudiler. Veyahutta;

2- Hayber artıkları. Bunlar peygamberimizin ırkdaşı olamazlar. “ Kenarı Dicle’de

bir kurt kapsa koyunu. Gelir Adli İlahi sorar Ömer’den onu” diyen, Hz. Ömer’in

hemşerisi olamazlar.

Medeni denen batıya gelince;

Yatırıldığı akıl hastanesinde ölü olduğuna inanan, bu nedenle de yemek

yemeyen ve hiçbir yaşamsal faaliyete katılmayan bir akıl hastası, tüm uzman

doktorlarca girişilen her çabaya ölü olmadığı konusunda bir türlü ikna

edilemez. Hastanın bu kararından vazgeçmeyeceğini anlayan ve tedavisini

üstlenen psikiyatristlerden biri, sonunda hastaya ölülerin vücudunun kanayıp

kanamıyacaağına dair bir soru yöneltir. Hasta: “ Tabii ki kanamaz. Çünkü

ölülerin tüm hayat fonksiyonları durmuştur.” der.

Bunun üzerine psikiyatrist küçük bir iğne alıp hastanın parmağına batırır. Bir

müddet şaşkınlıkla parmağına bakan ve kanadığını gören hastanın tepkisi

ilginçtir. “ Lanet olsun! Ölülerin de kanı, kanarmış.”

Fıkranın burasında sözü İbni Sina’ya bırakalım: “ Hiç kimse görmek istemeyen

biri kadar kör olamaz.” Cenab-ı Hak da : “ Küfür tek millettir” buyuruyor.

Dünyada olup biteni hep Haçlı gözlüğü ile görüyorlar. Bunlar, Gazze’ye

yağmur gibi bomba yağarken, mini minnaçık çocuklar enkaz altında ana

kucağında anasıyla beraber can verirken, elindeki taşla kendilerini müdafaa

etmeye çalışan Filistinli çocukları, kadınları ve Filistinlileri suçlu görerek devlet

binalarına astıkları bayraklarıyla Yahudi için ağıt tutmakta ve Yahudi’ye destek

vermektedirler. Tek millet olmanın yanında aynı zamanda tek gözlüler. Hepsi

de görmek istedikleri şeyleri görüyorlar. Görmek istemediklerine karşı kör

gözlüler.

Demek ki dünyada Yahudi ‘den fazla Yahudi var. Filistinli kardeşlerimiz de

sadece İsrail’deki 6 milyon Yahudi ile değil, başta Arap ülkelerinin liderleri


olmak üzere ellerindeki taşlarla tüm dünya ile savaşıyorlar. Rabbim nusretini

üzerlerinden eksik etmesin. Âmin… www.kadirkeskin.net

Bu yazı 109 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum