Epstein belgeleri sadece bir fuhuş-pedofili ağının dökümleri değildir. İnsanlığın haysiyetine, çocukların masumiyetine ve devletlerin egemenliğine çekilmiş bir şantaj hançeridir.!
İnsanlık bu rezaleti asla kaldıramaz ve Bu korkunç barbarlara nasıl tahammül edemez.
Karşımızdaki tablo, sadece 21. yüzyılın sapkınlığı değil, binlerce yıllık bir yamyamlık geleneğininde modern teknolojiyle güncellenmiş halidir..
Andrenochrome ayinlerinden, çocuk kanı içen sözde elitlere, çocukları parçalayıp yiyen "türlerden", devlet mührünü, imaj ve itibarını sübyanların kanıyla ve utancıyla kirleten liderlere kadar her şey önümüzde..
Pedofili sapıklığını "yönetim prangası" olarak kabullenip bu sapık hastalık uğruna ruhunu belki küresel çetelere satan bu liderler, artık yönettikleri halkların değil o karanlık kasetlerin birer kölesidir ve onlara aittir!
Ama burada asıl sorulması gereken soru ise şudur: Bu pislik neden şimdi, hem de milyonlarca sayfa halinde ortalığa saçıldı?
Cevap, Gazze’nin dar sokaklarında, Hamas’ın o sarsılmaz direnişinde gizlidir.!
Peki nasıl?
Analiz edelim; İsrail ve onun istihbarat kolu Mossad, Epstein adasını yıllarca dünya liderlerini parmağında oynatmak için bir "şantaj laboratuvarı" olarak kullandı. Kimin kasedi varsa, İsrail’in kapısında kul-köle oldu.
Ancak evdeki hesap Gazze’ye uymadı..
İsrail, Hamas’ın o destansı direnişi karşısında askeri ve siyasi olarak çöktü. Ne Amerika’dan beklediği o sınırsız "imha desteğini" tam alabiliyor, ne de Trump gibi kibirli ama çok güçlü bir karaktere tam söz geçirip istediği koruma kalkanını bulabiliyor.
Köşeye sıkışan ve "Vadedilmiş Topraklar" hayali çökmek üzere olan İsrail, elindeki en büyük kozlardan birini kullanmaya karar verdi ve bombayı patlattı.. Ortaya zahiren bir nükleer bomba atmadı ama ortaya saçılan bu tarifsiz ve emsalsiz pislikler dünyada bir nükleer bomba etkisi yaptı.!
Şantaj arşivini deşifre etmekle İsrail dünyaya şunu demiş oldu: "Eğer Hamas’ı yok etmem için bana tam destek vermezseniz, hepinizi yakarım. Hepinizin o iğrenç görüntülerini, çocuk odalarındaki vahşetlerinizi piyasaya sürerim.!"
Şu an tanık olduğumuz bu bilgi sağanağı, bir şeffaflık çabası değil bence bir hayatta kalma çığlığıdır. İsrail, kendi suç ortağı olan Batılı liderleri "ya beni kurtarırsınız ya da sizinle beraber cehenneme inerim" diyerek tehdit ediyor.
İşte tam bu noktada, tüm insanlığın Hamas’a kesinlikle bir teşekkür borcu vardır.. Eğer o şanlı direniş olmasaydı, eğer İsrail Gazze’de bataklığa saplanmasaydı bu dosyalar daha on yıllarca o karanlık kasalarda saklanacak, dünya çocukları o "şantaj baronlarının" sofralarında kurban edilmeye devam edecekti.
Hamas’a "tecavüzcü" iftirası atanlar, bakın şu işe ki Epstein’ın listesinde baş köşede çıktı!
Müslümanlara "pedofili" diye saldıranlar, 4-5 yaşındaki çocukların kanından gençlik iksiri üreten caniler çıktı!
Bize medeniyet dersi vermeye kalkan Avrupa ve Amerika ne hazin ki yamyamların ve çocuk tacirlerinin yönetim merkezi haline gelmiş gözükmektedir..
Bu kendi vicdan sahibi halklarının bile asla kabullenemeyeceği bir şeydir.
Artık elbette ne peygamber gelecek, ne yeni bir kitap inecek.
Ama bakın şu işe ki: Mazlumun Âhı ve Gazze’nin kanı bu sahte tanrıların krallığını yıkıyor.! Bu gerçekten inanılmaz..
Epstein dosyaları bir son değil, büyük hesaplaşmanın başlangıcıdır.
Dünyayı bu pislikten temizleyecek olan şey ise ne uluslararası hukuktur ne de sahte barış elçileridir..
Dünyayı zahiren yani sebepler dairesinde kurtaracak olan şey: Bu şantaj imparatorluğunun dişlilerini bozan o "Üstün ve Şanlı Gazze Direnişi ve İnsanlığın Vicdanı, yani Hala İnsan Fıtratında Kalabilmiş Olanların Feryadı, Tepkileri ve Çabalarıdır.!"
Şimdi asıl büyük yüzleşme sırası bizdedir..
Zira bu küresel ifrazatın Türkiye ayağı, o "hatırlı" müşteriler ve bu kirli ağın yerli uzantıları tek tek ve derhal dökülmelidir.!
Özellikle İncirlik Üssü'nün, bu karanlık trafiğin neresinde olduğu, bu "dokunulmaz" koridorların çocuk ticareti için bir transit merkezine dönüşüp dönüşmediği en yüksek sesle sorgulanmalıdır.
Geçmişte Turhan Çömez gibi isimlerin cesaretle parmak bastığı, deprem sonrası kaybolan çocuklarımızla ilgili o yakıcı iddialar bugün Epstein dosyalarının ışığında yeniden ve daha derinlemesine incelenmek zorundadır.
Burada kaçınılmaz bir soru da mevcut siyasi iradenin önünde durmaktadır ve o soru şudur: Yıllardır vatan evlatlarının güvenliği için yapılan tüm uyarılara, yükselen tüm feryatlara rağmen AK Parti iktidarı neden bu meselenin üzerine tam bir kararlılıkla gitmedi? Bu sessizliğin sebebi bir ihmal mi, yoksa küresel şantaj mekanizmasının Türkiye’ye uzanan o görünmez prangaları mıydı?
Devletin bekası, ancak bu karanlık dehlizlerin tamamen aydınlatılmasıyla mümkündür.
Unutulmasın ki; ADALET, birilerinin siyasi imajından daha kutsaldır.!
Bu bir iç siyaset meselesi değil, doğrudan bir "Milli Güvenlik" ve "İnsanlık Haysiyeti" davasıdır!
Yine hiç Unutulmasın ki: Bir tek masum çocuğun hakkı ve hukuku Arş-ı Âlâ'yı titretir.. O titreyiş başladığında ise ne şantaj kasetleri ne de o sahte krallıklar yerinde durabilir!
Daha önceki bir yazımds da dediğim gibi:
"Evet, Epstein, sadece bir sapık değildi. O, bazı küresel seçkinlerin şantaj ve kontrol ağıydı.
Ve artık Dünyamızın; iradesini bu şebekelere kaptırmış sapıklar tarafından, muhakemesini yitirmiş bunaklar ve vicdanını hırsına, makamına, rahatına satmış zalimler tarafından yönetilmesi kabul edilemez.!
Karşımızdaki tablo nettir: Altına belkide bez bağlayan bir avuç sapkın moruk, ölümsüzlük hırsları ya da çeşitli tutku ve fantezileri için 8 milyar insanın hayatına bela olabiliyorlar.!"
Ses verin, bu mesajı yayın, gündem edin.. Tarafınızı belli edelim.. Çünkü bir zulmü DUYURMAK yasa GÜNDEM etmek 0dahi Hakk'ka hizmet etmektir..
Selam, Dua ve Direniş İle..
Yorumlar
Kalan Karakter: