Hani bu ülkenin hastaneleri “şifa yuvasıydı”?
Hani beyaz önlük kutsaldı?
Hani küvezler, hayatın en masum nefeslerinin korunduğu camdan kalelerdi?
Hani her şey bebeklerin sağlığı içindi.?
Peki soruyorum: Kamooyuna yansıyan ve infial oluşturan KÜVEZDE 5 GÜNLÜK BEBEGİ DÖVME VİDEOSU DA ne şimdi.?
Kahramanmaraş’ta bir küvezin içinde yaşananlar asla basit bir “olay” değildir.
Bu aynı zamanda; çürümüş bir sağlık sisteminin de çıplak itirafıdır..
Düşünebiliyor musunuz, Henüz 5 günlük bir bebek…
Konuşamaz, kaçamaz, kendini savunamaz.
Sözde ÖZEL bir bölüm ve güya içinde güvende…
Işte o özel bölümün içinde bir vahşet yaşanıyor, bir sağlık skandalı oluyor.
Bir hemşire…
Ama şifa dağıtan değil, acı dağıtan bir el.
Mesleğinin özüne, insanlığa ve kendisine emanet edilen o masum bebeğe ihanet eden bir zihniyet…
Görüntülere yansıyan şiddet anları; vurmayı, çekmeyi, itip kakmayı ve bebeğin bacağının kırıldığını gösteriyor.
Kafasına defalarca vurulduğu iddiaları ise insanın kanını donduruyor.
Bebek bedensel ve zihinsel engelli kalıyor..
Ve insan sormadan edemiyor:
Bu yaşananların, çocuğun ilerleyen yıllardaki sağlık sorunlarıyla ve OTİZMLİ oluşu ile hiçbir ilgisi yok mu gerçekten?
Bu soruya kim, nasıl ve ne zaman cevap verecek?
Şimdi duralım.
Bir nefes alalım.
Ve soralım:
Hani her şey insan sağlığı içindi?
Hani hasta memnuniyeti esastı?
Hani sağlıkta çağ atlamıştık?
BU SİSTEM NEYİ KORUYOR?
Bu ülkede aileler, “Hijyen” denilerek, çeşitli bahanelerle kapıların dışında bekletiliyor.
Ama içeride ne oluyor, neler dönüyor kimse bilmiyor.!
Bilmesin diye de özellikle uğraşılıyor..
Soruyorum:
NEDEN.?
Aileyi küvezden uzak tutan bu sistem, aslında kimi koruyor?
Şeffaflığı GÜYA “mahremiyet” diye perdeleyenler, neyi gizliyor?
Aile açısından Kamera yok, izleme yok, denetim yok..
Bu rahatlık nereden geliyor?
HEP AYNI MASAL: “MÜNFERİT VAKA”
Her skandaldan sonra genelde aynı cümle ve tepkiler: “Münferit bir olay.”
Gerçekten mi?
O zaman soruyorum:
Yenidoğan çeteleri de mi münferitti.?
“Bebek çok yaşıyor”, “fişini çek”, “SGK’dan para alalım” diyen zihniyet de mi münferitti?
Bebekleri günlük FATURA-GELİR kalemi gibi gören anlayış da mı tesadüf.?
Yoksa bir çoğu aynı çarkın dişlisi mi?
Maalesef bir çok yerde olduğu gibi burada dahi LİYAKAT GİTTİ, VİCDAN DA GİTTİ, dolayısı ile o masumlar ve aileleri bitti.
Bu sistemde artık şu soruyu sormadan edemiyoruz:
Bu insanları-hemşireleri kim seçti?
Hangi psikolojik testten geçtiler?
Hangi denetimi gördüler?
Hangi amirin-yetkilinin göz yummasıyla bu noktaya geldiler?
Liyakat bittiğinde sadece kalite düşmez.
İnsanlık da düşer..
Ve biz bugün bir bebeğin kırılan bacağıyla, sağlığının ve geleceğinin karartılmasıyla bunun bedelini ödüyoruz.
3 YIL SESSİZLİK, 3 YIL KARANLIK
Bu vahşet 2021’de yaşanıyor. Ama aile gerçeği 3 yıl sonra, bir e-Devlet bildirimiyle öğreniyor.
Soruyorum:
Bu olay neden gizlendi?
Kim sustu?
Kim susturdu?
Hastane yönetimi kimi korudu?
Eğer bu dosya kapanmasaydı, eğer video ortaya çıkmasaydı,
bugün kaç bebeğin daha canı yanacaktı?
Aileye en son teslim edilen bebek "bedensel ve zihinsel engelli doğdu" diye teslim ediliyor.. İddialar bu yönde. İyi ama bu ne kadar doğru.?
Yoksa olay ailenin hiç haberi bile olmadan örtbas edilmeye mi çalışıldı.?
ADALET BU KADAR MI UCUZ?
Deniz Esin bebek…
Ömür boyu engelli kalıyor.
Bedensel ve Zihinsel engelli..
Peki karşılığında ne var?
Komik cezalar,
İndirimler,
belki de eskiden olduğu gibi “İyi hal” masalları kabilinden şeyler.
O masum, savunmasız bebeğe işkence eden hemşire 3 yıl ile yargılanıyormuş.!
Bu nasıl olur.?
Bir masum bebeğin hayatını ve sağlığınü çalmak, geleceğini karartmak, iddialar o ki; onu bedensel ve zihinsel engelli bırakmak ve onun anne-babanı perişan etmek sadece 3 yıl mı.?
Bunların BEDELİ bu kadar ucuz mu.?
Bu ülkede ADALET acaba bu kadar ucuz mu.?
Cezalar ile CAYDIRICILIK mı hedefleniyor yoksa mevcut durum böyle zihniyetleri TEŞVİK mi ediyor.?
Yapılanlar, yapanların yanüna kâr mı kalacak?
Allah aşkına velev ki 3 yıl ceza almış olsa bile ne kadar içeridd yatacak.?
Böylesine AĞIR ve tarifsiz bir tahribatın karşılığı nasıl 3 ile yargılanmak olabilir.?
Allah aşkına soruyorum:
Bir bebeğin çalınan geleceği bu kadar mı ucuz?
BU BİR ŞİFA SİSTEMİ DEĞİL, KIYIM DÜZENİ Mİ?
Artık açık konuşalım.
☆Bebekleri koruyamayan,
aileleri dışlayan,
☆denetimi sıfırlayan,
☆parayı önceleyen bir yapı…
Bu, SAĞLIKLI bir sağlık sistemi değildir.
Bu, kontrolsüz bir endüstridir.!
Ve en ağır bedeli, en masumlar ödemektedir.!
Bu asla olamaz ve kabul edilemez..
Bu zihniyet ve düzen değişmek zorundadır..
OLAYIN MERKEZİNDE YİNE TOPUK KANI ALINMASI VAR.!
Bakın şu işe ki; Bu skandal'ın ve feci olayın yaşanmasın merkezinde yine masum bir bebekten TOPUK KANI ALMA SEVDASI VAR.!
Hemşire bebeğin topuğundan kan almaya çalışıyor ama alanıyor.. Bebek zaten zayıf.. Çocukta o işlem esnada ağlamaya başlıyor.. Ve tam 14 dakika boyunca küçücük, tabiri caizse bir lokma bebek HEMŞİRE ŞİDDETİNE MARUZ KALIYOR.!
Kritik Sorulardan Biride Şu;
Eğer sistemin, şu ZAN ile, VARSAYIM ile Topuk Kanı Alma Sevdası olmasaydı acaba bu bebek bu şiddeti yaşayacak ve bu hale gelecek miydi.?
SON SÖZ
☆Küvezler mutlaka şeffaf olmalı..
☆Kameralar 24 saat açık olmalı ve kesintisiz izlenebilmeli..
☆Aileler dışarıda değil, sürecin içinde olmalı.!
Çünkü masum bir bebeğin kırılan bacağı, sadece onun değil, bu toplumun ds bir onurudur.!
Ve şunu unutmayın ki:
Bir bebek ağladığında sadece arş titremez…
Vicdanı olan herkesin yüreği titrer.
Peki siz…
O yüreğe hâlâ sahip misiniz?
Eğer öyleyse tepki verin ve bu dehşetli olayı gündem edin.. Edin ki başka vakalar yaşanmasın.. Tedbir alınsın ve bu sakat düzen değişsin..
Önemli Not; “Bu yazı, mesleğini onuruyla yapan sağlık çalışanlarını değil;
denetimsizliği ve çürümüş yapıyı hedef almaktadır.”
Selam, Dua ve Hürmet ile..
Yorumlar
Kalan Karakter: